Alıntı ve İncelemelerim
İlhan Berk & Köroğlu Alıntılar: #134337467 Diyanet Dergisi - Sayı 367 (Temmuz 2021) İnceleme: #134369453 Alıntılar: #134342184 Harun Tınas & Sessiz Çığlığım İmceleme: #134389929 Alıntılar: #134389632 İlhan Berk & Galile Denizi İlhan Berk & Çivi Yazısı İlhan Berk & Otağ İlhan Berk & Mısırkalyoniğne İlhan Berk & Aşıkane Alıntılar: #134934547
Alıntı
Li wan cihê bersiv tunebûn ez dibûm pirs. Bêdengiyeke bêqisur bû şeqameke bihêwirze. Û feqîrî diherikî perên bajêr ligel sêvên rizî. Berê wan li çiyê bû qehweyên feqîr. Selîm Temo
Kurdî
Reklam
Divan Edebiyatı
" O gül endâm bir al şâle bürünsün yürüsün ucu gönlüm gibi ardınca sürünsün yürüsün alıp âgûşa bu çağında miyân-ı nâzın saran ol serv-kaddi vâsıf öğünsün yürüsün." |Enderunlu Vasıf
Edebiyat
Eski Ramazanlarda Ramazan Hazirlıklari Refik Halit Karay Benim çocukluğumun Ramazanları karakışa rastlamıştı. Onun içindir ki, kulağımda kalan ilk davul sesi oldukça kof ve hayli neşesizdir. Zira deri, rutubetten porsumuş bulunurdu; ayrıca kapalı camlar ve kafesler ardından ses, içeriye boğuklaşarak girerdi. Fakat annemin kış Ramazanını yazınkilere tercih ettiğini iyice hatırlıyorum. Kışın günler kısadır; insan, bir de bakar, top vakti yaklaşıvermiş. Halbuki yazın, hararetten bunalmanızı, dudaklarınızın susuzluktan böcek kabuğu gibi kaskatı kesilmesini bir tarafa bırakınız, bir türlü akşam olmak bilmez ki… Allah iş, güç sahibi olanların yardımcısı olsun! Yaz Ramazanını sevenler de şöyle derlerdi: Gündüzün zahmet çekilir amma kırda, bahçelerde kurulan sofralarda oruç açmak pek hoştur. İftar masası da çeşit çeşit salatalarla, cacık ve domatesle, şeftaliler, karpuzlar, kavunlarla daha renkli, daha iştah çekici ve keyifli olur! Kısmetimde iki mevsim Ramazanı da görmek varmış; hatta, işte tekrar kışınkine de giriyorum. Lakin ikimiz de -Ramazan ve ben- ne kadar değiştik… O Ramazanlar beni tanıyamazlar; kendileri ise benden daha tanınmaz halde! Berat kandili geçince evde Ramazan hazırlığına başlanırdı; iki hafta süren bu hazırlık esnasında evler, baştan başa yıkanır, günlerce tahta gıcırtıları, İstanbul şehrine, sokaklarından kağnılar geçen bir Anadolu kasabası ahengi verirdi. Asıl ehemmiyet verilen yer, mutfak ve kilerdi. “On iki ayın sultanı” unvanıyla anılan Ramazan, her şeyden evvel, boğaz ve mide ile alakadardı; bu ayda, israf denilebilecek bir bolluk hüküm sürer, İstanbul, en nefis yemeklerin her “merhaba” diyene sunulduğu muazzam bir imarethaneye dönerdi. Büyük konakların iftar sofrasında yer almak için tanıdık olmaya lüzum yoktu ki… Gözüne kestirdiğine
1000Kitap
youtu.be/idMIEUFP3Ys Yıl 2006 yaş 19 dört yıllık kaçamak aşktan sonra, arkamdan atlı kovalıyor sanarak sözlenmişim. Allahım ağzım kulaklarımda, bir havalardayım hiç sormayın, küçük dağları ben yarattım edasıyla yürüyorum yolda. Öyle ya artık sözlüyüm, büyüdüm, bi halt oldum 😂 6 ay sürdü peri masalı 🙈 O büyük büyük hayaller, hiç bitmeyecek dediğim aşk pufffffff tek kalemde sildim attım. Yok aldatılmadım Allah var çok da efendiydi şahıs ama ilişki eskimişti, sıradanlaşmıştı, heyecan ölmemişti, heyecanı öldürmüştü şahıs. Neden mi? Çünkü artık sözlüsüydüm. Yani dalda ki kuş değil, eldeki kuştum artık. Koşup yakalamaya gerek yoktu, nasıl olsa artık kafesteydim.Ama atladığı bir nokta vardı ben aşk insanıydım 😉 İşte bu ilişkinin bitişi bugün ki beni oluşturdu. Orda karar verdim, az sevginin bana yetmediğine, sıradanlaşan hiçbir şeye tahammülümün olmadığına, emek harcanmayan yerde barınamayacağıma, özel hissettirmeyen biriyle yol almayacağıma ve yaşıtlarımın aksine aşk acısı denen o illeti bu şarkı ile atlattım 🙈 Hiç dönüp geriye bakmadım, ailem benden çok üzüldü, ağladı yine de kimseye eyvallah etmedim. Ben orda verdiğim kararın ekmeğini şimdi yiyorum. Eğer o zaman aşığım deyip, önem verdiğim kadar önemsenmeyeceğim, verdiğimin değerin karşılığını almadığım ilişkinin içinde kalsaydım bugün bu kadar güçlü olmazdım. Sevginin kıymetini şu an idrak ettiğim gibi idrak edemezdim. Emek vermenin bir ilişki için en önemli olgu olduğunu deneyimleyemezdim. Verdiğim değerin karşılığımı alamadığımda arkamı dönüp gidecek gücü bulamazdım. Azla yetinip, aman herkes aynı demek zorunda kalacaktım. Bunları niye yazdın kısmına gelirsek; geçmişe baktığınızda sakın, ay ne aptalmışım demeyin, aşk acısı diye büyüttüğümüz, dünya yıkıldı atlında kaldım dediğiniz her bitiş, arkasından göz yaşı
1000Kitap
Reklam
Reklam