Bir seher vaktinde gençlik çağımda Hayali kalbime geldi gizlendi Boynum iğri semeserhoş gezerken Aklımı başımdan aldı gizlendi Bu sevda başımdan ırılmaz dedi Aşkın deryaları durulmaz dedi Her güzele meyil verilmez dedi Bir baktı yüzüme güldü gizlendi Hayal mıdır rüya mıdır ben şaştım Çok aradım köşe köşe dolaştım Sevda derler bir sahilde ulaştım Aşkın deryasına daldı gizlendi Melek miydi huri miydi peri mi Bir güzele benziyordu durumu Dedi Veysel faşeyleme sırrımı Bilmem nere gitti noldu gizlendi Âşık Veysel 🙏 youtu.be/258gea3gd3Q
1000Kitap
kimseye güvenmeyin
Catherine Fisher Bir zamanlar gökyüzünde birbirlerini çok seven bir bulutla bir yıldız varmış.Bulut gökyüzünün en şeker,en pembe bulutu; yıldız ise en parlak,umudu en çok yansıtan yıldızıymış... Gökyüzündeki her varlık onların sevgisini kıskanırmış...Ama biri varmış ki;bulut ve yıldızın ayrılmalarını yürekten istiyormuş.Hem de yıldızın en yakın arkadaşı olmasına rağmen... Bulut biraz safmış,kimseyi kıramazmış.Yıldızsa bulut için elinden gelen her şeyi yapabilir,herkese meydan okuyabilirmiş.Zaten onun için bir bulut,bir de çok sevdiği dostu peri varmış.Bir derdi olduğunda gider,periye anlatırmış.Ama nereden bilebilirmiş ki perinin birgün bunların hepsini bulutla yıldızın ayrılmaları için koz olarak kullanacağını? Bir gün nazar değmiş bulutla yıldıza.Hiç yoktan bir sebepten tartışmışlar.Bulut çekip gitmiş hatalı olmasına rağmen.Yıldızsa ?nasılsa bulutum beni sever.Dönecektir!? diye düşünüp hiçbir şey yapmamış.?Döner geri!?diye düşünmüş... Fakat hiçbir şey beklendiği gibi gitmemiş.Bulut dönmemiş.Kim bilir,belki de cesaret edememiş dönmeye.?Her şeyin bitmesini göze alamam!?diye düşünmüş. Ancak ortada tek bir gerçek varmış ki,o da ikisinin de çok üzgün olduklarıymış.Gökyüzündeki melekler bile ağlamışlar onların durumlarına ama ne fayda? Ertesi gün yıldız,olanları en yakın dostu periye anlatmış.Periyse göstermelik bir hüzne bürünmüş.Çünkü eline büyük bir fırsat geçmiş.Artık hayatı boyunca kıskandığı kişiye karşı kozları varmış elinde.O kişi en yakın dostu yıldız olmasına rağmen kullanacakmış kozlarını.Hem de büyük bir zevkle... Bulutun yanına gitmiş ve yıldızın artık onu sevmediğini söylemiş.Bulutsa üzülmüş,boynunu bükmüş ama elinden hiçbir şey gelmeyeceğini düşünmüş.Çünkü yıldız inatçıymış.Bir kere olmaz dediyse bir daha ?Olur!?demezmiş.Peri de
Edebiyat
Reklam
Bir okur size bu notu hediye etti :
Sen sözlerimle çizdiğim resim Gidişlerinde öldüğüm zehir Gülüşlerimde saklı bir peri KRALİÇE Saniye Sözen
Pera'da Bir İnfilak (2020 Kasım Ayı Hikaye Etkinliği)
Yazıyoor yazıyor, Atamızın evine bomba atıldığını yazıyooor... Çınlıyordu gazete satan çocuk. Yeterince ciddi durması gerektiğini biliyordu. Hem gazeteyi satmak hem de haberin ciddiyetini bir palto gibi üzerine giyinmek zorundaydı. Zaten kendisine doğru gelenler de ciddiydiler. Yüzleri asıktı, yoğun bir Salı gününün akşamıydı. Milli babasına yapılan saldırıyı seslendirirken elinde bir bayrak gibi salladığı şey İstanbul Ekspres gazetesinin aynı gün yapılan ikinci baskısıydı. Ortalama tirajı yirmi bin kadarken, o gün iki yüz doksan bin basmıştı. Nedenini çocuk da bilmiyordu, sadece seslendirmekten sorumluydu. Denize doğru baktı. İskeleye yanaşmakta olan vapur tıklım tıkışık doluydu. Sanki bir kutlama vardı, her gün böyle olmazdı. Çocuk ticaret öğreniyordu, kutlamanın sebebini düşünmeyi bırakıp elindeki gazeteri düşürmeden iskeleye doğru koştu. Vapurdan inenler gazeteye bakmadılar. Yazılanları çoktan beridir biliyorlardı anlaşılan. Pek İstanbulluya da benzemiyorlardı, Beyoğlu’nun ne tarafta olduğunu kestirmeye çalışıyorlardı. Topluluk ilerledi. Peşlerinden giden yaşlıca adam en arkadan takip ediyordu. Üzerine dayanarak yürüdüğü bir bastonu vardı. Çocuk daha dikkatli baktığında bunun bir baston değil, ağzı yere doğru bakan bir kazma olduğunu gördü. Anlamsızdı, sahilde mezar olmazdı ki. Sonra durdu, ama Atatürk Yunanları denize gömmemiş miydi. Demek, bu yaşlıca amca da o günleri arıyordu. Çocuğa yaklaştı, eline bir gazete aldı. Baş sayfaya bakarken bir zafer gülümsemesi belirdi. Çok da güzel yazmışlar vallah, yazacak dediydiler de bu gadder olur, sen burda dolaşma get evine, dedi. Sivas’tan, Trabzon’dan, Kastamonu’dan, Erzincan’dan bu vapur ile gelmişti. Adımlarını hızlandırıp sürüyü takibe devam etti. Çocuk bir paralık gazeteyi yere doğru indirirken arkalarından baktı,
Kasım Ayı Hikaye Etkinliği (5-30 Kasım 2020)
ÖYKÜ(LER) : ------------- 1. Melike - Yan Etki - #91562997 2. inaktif - Pera'da Bir İnfilak - #91592101 3. İsimsiz - Duman Hanım - #91676861 4. Tayfun - Benim ümidimi benden alma Allah'ım - #91817547 5. Osman Y. - Başlamak, Duman , Bilinmezlik - #34397521 6. Sevda Çelik - Sevgi Dumanı - #92756961 7. Seçil Yardım Örengül - HİÇ GİDER MİYİM? - #93129580 Evet, DUMAN’lı bir kasım geçireceğimiz belli oldu. 5-30 Kasım tarihleri arasında DUMAN temasını kullanarak yazacağınız öyküleri bu iletinin altında paylaşarak etkinliğe katılabilirsiniz. Site kuralları dışında bir sınırımız yok. İsmini vermek istemeyen arkadaşların hikayelerini ben paylaşabilirim. Başka bir sorusu olan mesajlardan ulaşabilir. Herkese şimdiden kolay gelsin. -------- İyi pazarlar, mutlu kasımlar (mümkünse). Kasım ayı hikaye etkinliği 5-30 Kasım arasında bu ileti altında yapılacak. Etkinliğin konusunu aşağıdaki linkten oylayabilirsiniz. (Daha önce etkinliğe katılanların bildiği) Ayrıntıları tema belli olduktan sonra iletiye eklerim. İyi seçimler herkese.
Etkinlik
Reklam
Reklam