7/10
·180 syf.··
2026 16. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 29 Ocak 2026 14:28
#reklam mı olur bunu ben bilemem ancak Piri uygulamasını aktif kullanan bu çevre ve çehreleri Saffet Emre Tonguç anlatımını dinleyerek gezmiş biri olarak kitap beni çok da tatmin edemedi. Bilgi ya da aşinalık orantılı puanlar yükselip alçalabilir bu tarz kitaplar için bana göre. Ben bazı yerlerde ama Saffet Emre Tonguç burayı da bu şekilde böyle anlatıyordu derken, sesini kulaklarımda duyarken buldum kendimi :))
Pera PalasKemal Öztürk · İBB Kültür Yayınları · 201038 okunma
9/10
·440 syf.·
2025 282. kitabı
Anadolu Şifacılığı Ramazan Tolga Yolyapan En başta şunu söylemek gerekir ki kitabın kapak tasarımı, hem estetik hem de içerikle uyum açısından son derece başarılı. Anadolu motifleriyle bezeli, anlam yüklü bu tasarım, kitabın adını dahi okumadan içeriğe dair güçlü bir ipucu veriyor. Yazar Ramazan Tolga Yolyapan’ı, YouTube yayınlarından ve katıldığı programlardan ismen tanıyordum. Bu nedenle kitabını merak ederek okumaya başladım. Değerlendirmeye geçmeden önce önemli bir hususu belirtmek gerekir. Halk Bilimi okumuş, “Halk Tıbbı” ve “Geleneksel Tıp” dersleri görmüş, bu alanda çalışmalar ve ödevler yapmış biri olarak bu kitap benim için yalnızca popüler bir okuma değil aynı zamanda mesleki ve entelektüel açıdan da anlamlı bir metin oldu. Halk tıbbı adı ister geleneksel tıp, ister halk hekimliği olsun insanlık tarihi kadar eskidir. Çin’de akupunktur ve yin–yang anlayışı, Hindistan’da ayurvedik tıp, Antik Mısır’da belgelenmiş tıp metinleri bunun açık göstergesidir. Antik Mısır tıbbı, MÖ dördüncü binyıldan Pers istilasına kadar büyük ölçüde değişmeden devam etmiş, cerrahi, diş hekimliği ve geniş bir farmakoloji bilgisiyle sonraki medeniyetleri, özellikle de Yunanları etkilemiştir. Bu tarihsel arka plan, halk tıbbının “sonradan uydurulmuş” bir alan değil, insanlığın müşterek tecrübesi olduğunu göstermektedir. İslamiyet öncesi Türklerde ise otacılar, kamlar ve şamanlar aracılığıyla şekillenen bir tıp anlayışı mevcuttur. Türklerin İslamiyet’i kabul etmesiyle birlikte bu kadim birikim, İslami unsurlarla (ayetler, sureler, dualar, Esmaü’l Hüsna) harmanlanmış, hacamat gibi nebevî tıp uygulamalarıyla birleşerek asırlar boyunca Anadolu’da yaşamaya devam etmiştir. Günümüzde dahi Anadolu’nun birçok yerinde “ocak”
Halk Tıbbı
Anadolu ŞifacılığıRamazan Tolga Yolyapan · Destek Yayınları · 202526 okunma
Reklam
Mit, Bellek ve İnsanlığın Hikayesi
9/10
·832 syf.··
2022 6. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 21 Mart 2022 00:30
Herodotos’un Tarih'i, Batı tarih yazıcılığının başlangıcı olarak kabul edilir. Ama aynı zamanda, bugünün akademik standartlarıyla ölçtüğümüzde bir tarih kitabından çok daha fazlasıdır. Mit ile gerçek, söylence ile belge, ahlak dersi ile gözlem arasındaki bir geçiş eseridir. Yani bir “tarih felsefesi” denemesidir. Herodotos’un amacı sadece olayları kaydetmek değildir. Onun metni yalnızca savaşları ve kralları değil; halkların yaşam biçimlerini, inançlarını, efsanelerini ve karşılaşmalarını da kayda geçirir. Çünkü Herodotos, insanoğlunun güç, ihtiras ve kader karşısındaki durumunu anlamaya çalışır. savaşlar yalnızca toprak kavgası değil; Tanrıların iradesi, insanın kibri ve yükseliş–çöküş döngüsünün bir parçasıdır. İmparatorlukların yükselip çökmesi, bugünün tarih felsefesindeki “tarihsel determinizm” ya da “süreklilik–kırılma” tartışmalarının erken bir örneği gibidir. Bu anlamda "Tarih", hem bir tarih kitabı hem de bir antropoloji, hatta bir erken sosyoloji metni gibidir. Herodotos’un metninde doğrudan “Türkler” geçmez; zira bu kavram o çağda yoktur. Ama Türklerin atalarıyla bağlantılı kavimler, yani İskitler, Sakalar ve Massagetler önemli bir yer tutar. Özellikle İskitler’in göçebe savaşçı topluluklar olarak tasviri, at kültü ve okçuluk geleneği, Türk kültür tarihine uzanan çizgiyi işaret eder. Massagetler için anlattığı hikâyeler, özellikle Tomyris’in Pers Kralı Kyros’a karşı kazandığı zafer, hem tarihsel hem mitolojik bir direniş sembolüdür. Bu anlatılar, Türklerin öncülü sayılabilecek bozkır halklarının medeniyet dışı barbar değil, kendi düzeni, inancı ve cesaretiyle var olan aktörler olduğunu gösterir. Herodotos, zamanının çocuğudur. Doğuyu, “öteki”ni anlatırken sıklıkla abartılı ve egzotik betimlemelere kayar. İskitler’i kan içen, garip gören yönleri de vardır.
Tarih
TarihHerodotos · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20191,210 okunma
Berserk : Kara Kılıç Ustası'nın Efsanesi
10/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2024 178. kitabı
Son zamanlarda paylaştığım Guts ve Griffith çizimlerinin de etkisiyle, gece yarısının karanlığında bu satırları yazmaya oturdum. Çünkü Berserk - Cilt 1 gibi karanlığın doruklarında gezinen bir serinin incelemesi, en çok gecenin sessizliğine yakışır. Kentaro Miura ’nun yarattığı bu evren yalnızca bir manga değil; insan ruhunun en derin yaralarına inen, iradeyi ve umudu sınayan bir destandır. (* Kardeşimin Guts çizimi → #281163508 * Benim Griffith çizimim → #281058774 ) Şimdi her şeyden önce bir uyarıda bulunmak zorundayım: Bu manga kesinlikle ağır bir içeriğe sahip. Berserk - Cilt 1 okuyabilmeniz için yalnızca reşit olmak bile yeterli değil. Vahşet, ölüm, cinsellik, travma, ruhsal çöküş ve sayısız tetikleyici unsur… Ana karakterin hayatı paramparça edilirken biz de satırlardan onunla birlikte o acıya tanıklık ediyoruz. Hatta çoğu zaman insanlardan çok canavarların bile sapıklıkta sınır tanımadığını görmek ürkütücü oluyor. (Goblin Slayer, Vol. 1 animesinde yaşadığım psikolojik çöküş, Berserk karşısında çocuk oyuncağı kaldı desem abartmış olmam.) Bu mangayı okuduğumda yanılmıyorsam 21 ya da 22 yaşındaydım fakat ona rağmen bitirmekte çok zorlandım. (Yani güncele kadar gelebildim diyelim, çünkü malum, mangakası artık hayatta değil ve başka insanlar tarafından devam ettirilmeye çalışılıyor.) O sebeple de küçük yaştaki okuyuculara kesinlikle önermiyorum. Neyse, uyarımı yapıp üzerime düşen sorumluluğu yerine getirdiğime göre konumuza geri dönelim. Gerçi ondan önce buradan merhum Kentaro Miura ’ya rahmet diliyorum. Farklı inançlarımız olsa dahi umarım her neye inanıyorsa vefatının ardından huzura kavuşmuştur. Ve bizlere de Berserk - Cilt 1 ’in tamamlanmış halini görmek nasip olur inşallah. Hikâyeyi anlatmaya Guts’tan başlamak gerek sanırsam. “Guts” ne demek
1000Kitap
Berserk - Cilt 1Kentaro Miura · Gerekli Şeyler Yayıncılık · 20121,009 okunma
10/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2025 13. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2025 16:23
Balindeyên dilhênik vê carê lap şerîdine, bune qêrîn ketine gewriya şevê :Bi rêwiyê şoreşker, bi tramvayê takekesî, malbatî û civakî,şerê hebûnê, xîzanî, bêzarî, tunebûn û wunda bûn. Her çîrokek portreya hêleke civakî û rewşa welêt e. Dibe ji ber wê ye berhem serdanpê tijî tirs û xof û bêzariye. Nepenî an jî eşkere, di pişt perdê de babeta sereke şerê, Îran û Îraqê û ê Kendavê ye. Alîkî va,bandora wan şerê giran a li ser Kurdan: Tekoşerê Kurd ê ku hatine desteserkirin ê ku hatine windakirin.Alîkî din va hevokên xwe wek tevneke tingûz, arxaîn arxaîn lê kirî,xwêner wetrê hevokekî jê derxe nexş û nemûşê tevnê têk here. Xwêner bi şayesandin remze û metaforên ( #274081375)cihêreng wusa kaşî nava atmosfera çîrokan dibe. Destê xwêner dinya derve diqete. Çawa ku Kurdistana me azade, tu dert û kûlên me'y netewî tunene. Em jî wek hemî xelkê dinyayê ketine derd û keserê takekesî. Bawerim cara yekemin e ez wek xwêner ketime nav van xem û xeyalan. Hesteke pir xweş û balkêşe. Bi min axiriya van herdu hêmanan xwe gihande"Berxwedan jiyane " yê. Nehayî wek her car çîrokên xwe bi hêmanên çandî ( "Porê xwe yê spî bi diyarî dihûnim. Bi kes û kar û xelkê nîşan didim ku bêbavtiya wan tê dernakeve, bê Fetah nînin.")xemilandiye. Bi karanîna ziman dîsa hêmaneke din a balkêşe (#274007080) Di çîroknûsiya Eta Nehayî de yek ji a herî berbiçav û kêfa min jî pir jê tê nediyariya dem,cîh û rewşê ye. Yekî zêdetir vêbêjer heye rêbaza dahatu(lashforward)û a rabirdu(flashback) dem û dewran dikevine rêzikeke xweser û rastiya efsûnire çav diqirpîne. Heta vê carê karakter bi miriyan re jî xeberdide(Nekromansi) Di nava van hêmanan de Çîrokbêj ev çîrokbêj be,çawa û çima divê filankesê got nizam bêvankesê got.Ev jî pir
Edebîyata Kurdî
Qêrînek Di Gewriya Şevê DeEta Nehayi · Avesta Yayınları · 202410 okunma
Kim Demiş Hırsızdan Korsan Olmaz Diye
10/10
·696 syf.··
Beğendi
·
2025 60. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2025 23:01
Evettt, Centilmen Piç serisinin ikinci kitabını da sonunda bitirdim... Locke Lamora'nın Yalanları efsaneydi zaten ve aksini iddia eden olsa bile görüşlerine saygı duyarım; fakat ansızın gece yatak odalarına girerek gırtlaklarını bir kulaktan diğerine boydan boya kesme ihtimalim de her zaman mevcudiyetini koruyor. Çoğu zaman, bu bir film de olabilir buradaki gibi bir kitapta, yapılan ilk mükemmel işin ardından bir hayal kırıklığı gelir. Bana kalırsa Centilmen Piç serisi bu hataya düşmedi; ikinci kitabı da ilki kadar çok olmasa dahi fazlasıyla sevdim ve başarılı buldum. Yani Locke zaten başlı başına mükemmel bir karakter ve Kızıl Gökler Altında Kızıl Denizler kitabında da düzenbazlıklarına tam gaz devam etti. Ortağı Jean ise en az onun kadar harikaydı; o olmasa ne yapardık acaba? İşte Camorr’dan zor bela canlı çıkmayı başaran ikilimiz kapağı Vel Virazzo’ya atıyor ki orası da anlaşılmaz mekanik mucizelerin şehri olan Tal Verrar’ın g*t deliği vazifesi görür; ki bunu ben değil karakterlerimiz söylüyor. Locke per perişan, hem fiziken hem de ruhen; Jean ise arkadaşını toparlamaya uğraşıyor, işte ne yapsın. Çünkü Locke, yaşanan kayıpların kendisinin suçu olduğuna inandığı için tamamen hayattan kopmuş durumda; günlerini içerek ve kendine acıyarak geçiriyor. Jean bir süre onu kendi hâline bırakıyor ve Locke’un kendi kendine toparlanmasını bekliyor; o sırada da bölgedeki çok da başarılı olmayan Dürüst Vatandaşlar’ın liderliğine soyunuyor. Aslında başta amacı para kazanmaktı ama buna zamanla kafa dağıtma ihtiyacı da eklenince sonuç bu oluyor işte. Aradan zaman geçmesine rağmen Jean baktı ki Locke onun getirdiği parayla ucuz içkiler alıp kafayı bulmaya devam ediyor; hiçbir ilerleme yok, ne yaralı vücudunu toparlamaya çalışıyor ne de incinen duygularını bir hâle yola yatırıyor. “İş başa düştü,” diyerek Locke’u eski hâline
1000Kitap
Kızıl Gökler Altında Kızıl DenizlerScott Lynch · İthaki Yayınları · 2015686 okunma
Reklam
Reklam