Zamanların en iyisiydi, zamanların en kötüsüydü, hem akıl çağıydı, hem de aptallık, hem inanç devriydi, hem de kuşku, aydınlık mevsimiydi, karanlık mevsimiydi, hem umut baharı, hem de umutsuzluk kışıydı, hem her şeyimiz vardı, hem de hiçbir şeyimiz yoktu, hepimiz ya doğruca cennete gidecektik ya da tam öteki yana...
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Yıllarca siyasi sürgün hayatı yaşamış biri olarak söylüyorum. Dinle beni: Hayat ilkeler için değil mutlu olmak için yaşanır."
"Ama ilkesiz ve inançsız da kimse mutlu olamaz.' Dedi kadife.
"Doğru. Ama bizimki gibi insana değer verilmeyen zalim bir ülkede inançları için kendini mahvetmek akılsızlıktır. Büyük ilkeler, inançlar, onlar zengin ülkelerin insanları için."
"Tam tersi. Fakir bir ülkede insanın inançlarından başka sarılacak hiçbir şeyi olmuyor.*
Aklıma geldiği gibi Ka "ama inandıkları şeyler doğru değil!"demedi.
Sessizlik yorgunluktur, yorgunluk değilse kederdir, keder değilse hasrettir, Hasret değilse sızıdır, sızı değilse derin bir düşünce, bir anıdır, veya bütün bunlardır. Veya bunlardan bazılarıdır, şimdi olduğu gibi, şimdi yaptığım gibi, bir sigara içme bahanesiyle duruyor ve sessizliğin dalgaları arasına dalıyorum. Hayır sessizliğin dalgaları arasına gömülmüyorum. Yitik zamanların, unutulmuş zamanların sessiz dalgaları üstüme geliyor.
Burada Ali Safa var da gittikleri yerde Ali Safa Yok mu? Her taşın altında bir Ali Safa var, Osman Ağa. Köylü bu Ali safalara ya direnir, ya da kul olur gider. Allah kulu kul yaratmış, Kulu kimseye kul yaratmamış."