İbrahim Sami TEKIN

İbrahim Sami TEKIN
@ibrahimsami
Dünya, 15 Aralık
261 okur puanı
Eylül 2018 tarihinde katıldı
Aralık Ayı Öykü Etkinliği
1000Kitap
öğle arasında siteye öylesine bir göz gezdirirken denk geldim hikayenize. Başladığım gibi de kelimeler, cümleler derken sonunda buldum kendimi. Elinize sağlık. Kısa fakat oldukça etkileyici bir hikaye olmuş okurken keyif aldım. Sonunda aklımda kalan soru da: "yüklerimiz mi bizi bir yaratığa çeviriyor, yoksa gölgemize yabancılaşmak mı?" oldu....
Çok teşekkür ederim. Böyle etki edip, beğenilmesine çok sevindim. Aslında biraz daha farklı söylediğiniz iki şeyden de. Yürüdüğü yolu hayat, yola çıkma sebebini hatırlayamayıșını yaşamı seçemeyișimizdeki çaresizliğimiz, attığı her adımı hayatta geçirilen birer zaman dilimi, taşlar yaşadığımız, öğrendiğimiz iyisiyle kötüsüyle birer tecrübe, gölge de bizim kendimize olan saygı ve sevgimiz ile hayata karşı verdiğimiz tepki sonrası dünyanın, yaşamın üzerinde bıraktığımız etki, o korkutma ya da kendinden, yaşadıklarından verilen şeye göre bıraktığımız iz yaptığımız seçim. Yani ahlak kavramı biraz da kendimize olan saygımıza, davranışımızın dönüp dolaşıp bizi bir şekilde etkileyișine vurgu yapmak istedim. Yani yaratıkta, melekte içimizde bir yerde mevcut, biz hangisini istersek onu çıkarıyoruz ortaya. O da bir şekilde dönüp dolaşıp bizi etkiliyor fazlasıyla. Hangisi çıkarmamız gerekiyor peki, hangisi doğru? Asıl meselede bu ya...
Reklam
Herkesi Felsefeye Saygı İçin Bir Dakikalık Düşünme Duruşuna Davet Ediyorum..
Farkında değiliz ama felsefeyle yaşıyoruz, onu aşağılarken ya da överken bile onun sistemlerini kullanıyoruz. :) Yaşamda başarılı olmak için silahları ondan almamız enteresan değil mi? Tüm
Felsefe
O yamalı kadın bugün düşünceler içinde boğuşurken, süzüp anca bu kadarını çıkarabildiğim ufak bir karalamamı anımsattı bana. Meğerse felsefenin kendisini bulmuşum o parçalarda... :) Teşekkürler Dess... "Ne garip... Ne garip, insanın kendi kendini duyamaması, anlayamaması, kafasının içindeki o derin, uçsuz bucaksız, koca boşluğun içindeki milyonlarca yıldızcasına o düşünce parçalarının arasında bir başına kalmış, kayıp benliği ile baş başa kalması. Sessizliğin kulağı yırtan o garip tınısı, çığlığı,... Sonsuz düşünceler içinde sıkışıp kalmış, etrafa, çevresine "alın beni bu cehennemden, dayanamıyorum!" diye haykıran, yalvaran gözlerle gülümsemeye devam eden o kayıp kişilik, masum çocuk. Sen değil misin bu milyonları oluşturan, sen değil misin birer yapboz parçası gibi düşünceleri etrafa saçan, zaten parçalı olan yapboz parçalarını yeniden milyonlarca parçaya bölen? Sen değil misin tüm bu karmaşanın sebebi? Yapboz parçaları bir araya gelince bir bütün olur, bilmez misin? Neden birleştirmek varken, parçalar, işini zorlaştırırsın? Ortaya çıkacak olan o teklikten, bütünden, özden mi korkarsın? "
Önceki 1 yanıtı göster
Neyi bulduğumu da senin yazın ile anladım. Asıl senin yüreğine, kalemine sağlık... :) Yapboz parçalarını korkusuzca bir araya getirip, özü bulmak dileğiyle. 🌼
1 yanıtı göster
Herkesi Felsefeye Saygı İçin Bir Dakikalık Düşünme Duruşuna Davet Ediyorum..
Farkında değiliz ama felsefeyle yaşıyoruz, onu aşağılarken ya da överken bile onun sistemlerini kullanıyoruz. :) Yaşamda başarılı olmak için silahları ondan almamız enteresan değil mi? Tüm
Felsefe
O yamalı kadın bugün düşünceler içinde boğuşurken, süzüp anca bu kadarını çıkarabildiğim ufak bir karalamamı anımsattı bana. Meğerse felsefenin kendisini bulmuşum o parçalarda... :) Teşekkürler Dess... "Ne garip... Ne garip, insanın kendi kendini duyamaması, anlayamaması, kafasının içindeki o derin, uçsuz bucaksız, koca boşluğun içindeki milyonlarca yıldızcasına o düşünce parçalarının arasında bir başına kalmış, kayıp benliği ile baş başa kalması. Sessizliğin kulağı yırtan o garip tınısı, çığlığı,... Sonsuz düşünceler içinde sıkışıp kalmış, etrafa, çevresine "alın beni bu cehennemden, dayanamıyorum!" diye haykıran, yalvaran gözlerle gülümsemeye devam eden o kayıp kişilik, masum çocuk. Sen değil misin bu milyonları oluşturan, sen değil misin birer yapboz parçası gibi düşünceleri etrafa saçan, zaten parçalı olan yapboz parçalarını yeniden milyonlarca parçaya bölen? Sen değil misin tüm bu karmaşanın sebebi? Yapboz parçaları bir araya gelince bir bütün olur, bilmez misin? Neden birleştirmek varken, parçalar, işini zorlaştırırsın? Ortaya çıkacak olan o teklikten, bütünden, özden mi korkarsın? "
Önceki 2 yanıtı göster
Teşekkür ederim 🧸 Umarım 🌸🙏🏻
Ahh şu meraklı koyunlar :)
Çobanlar genellikle sürüden uzaklaşan meraklı koyunları sevmezler.
1000Kitap
Eğer ki meraklıysanız, düşünüyor ve sorguluyorsanız ( ki özgürlüğün en büyük adımıdır) ve eleştiriyorsanız her zaman başınızdaki çobanlar (toplumların sözde yönetici ve idarecileri) tarafından hiçbir zaman sevilmeyecek ve her zaman ilk başta gözden çıkarılacak olanlar olacaksınız, olacağız. Çünkü hiçbir lider sürüyü dağıtacak ve karıştıracak bir isyancıyı sevmez. Bu şartlarda bunlara karşı bilinçli olmak en güzeli sanırım.
Reklam