İbrahim Halil Gülben

İbrahim Halil Gülben
@ibrhalgul
Benim tüm çabam kimseye muhtaç olmadan yaşamaktır. İnsanlar hiç bir şeyimi almazlarsa bana çok şey vermiş olurlar ,hiçbir kötülük etmezlerse ,yeterince iyilik yapmış sayılırlar...
Sosyolog
Sosyoloji-Fırat Üniversitesi
134 okur puanı
Ağustos 2017 tarihinde katıldı
7/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2019 10. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2019 00:56
Bu inceleme kitaba dair önyargılarınızın oluşmasına sebep olabilir. İncelemeden çok eleştiri oldu gibi ama en çok alıntılamayıda bu kitaptan yapmam ve kitabı 3-4 saat içinde bitirmiş olmamda çelişkili tabi :) Kitabın 1. kitap diye adlandırılan kısmını bitirdikten sonra bu kısmı şöyle yırtıp atmak istedim birden. Yani anlam veremediğim şeyler yazmıştı yazar ve bu büyük ihtimalle kendine dönük şeyleri anlattığı kısımdı bilmiyorum ya da ben anlamadım. Özlemle ilgili olan kısma geçtiğimde öncelikle hiç bu kadar özlem kelimesini bir kitapta okumadım. Sadece özlem kelimesi olsa sayfalarda kitabın 3 te 1'i dolar heralde. Ve yazarın bu duygunun felsefik tarafına gereğinden fazla yönelmesi canımı sıktı. Ara ara yazdığı satırların altına kaynakça gösterip dizelerini pekiştirmeye çalışması heralde meslek alışkanlığı olsa diye düşündüm. Oysa bu bir his pekişmesi gerekmiyor sende nasıl durduğunu yazarsın oraya ve geçersin. Bu duyguyu başlıktaki gibi bir kılavuz olarak işlemesi Özlem kelimesine yapılacak bir şey değil. Yani kanıtlanması gereken bir şey değil. Ve dizelerini okurken her bitirişinde sözcüklerle oyun oynaması yerlerini değiştirip yeniden yazması sinirlendirdi beni neden böyle bir şey yaptın ki şimdi dedim. Yani böyle güzel şeyler yazdıktan sonra şu altta yaptığında neydi dedim. Özlem duygusunun bütün girdisini çıktısını işlemiş ve anlatmış yazar anlatması zor bir duyguyu yeterince başarılı bir şekilde dökmüş sayfalara. Alıntıladığım bir çok yerde kafama çok yattı kitap. Bitirdikten sonra keşke bir tezin kanıtlanması gibi değilde bir duygunun yaşanması gibi aktarsaydı bu duyguyu okuyucuya... Benim açımdan daha etkileyici olurdu. Kitap... İyi okumalar...
Edebiyat
UzakOruç Aruoba · Metis Yayıncılık · 20203,925 okunma
Reklam
9/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2019 9. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 23 Nisan 2019 17:55
Kitabın klasiklerin arasında olmasını sağlayan kriterleri söylersek eğer bir inceleme için yeterli olur diye düşünüyorum. İçerisinde aşkın getirdiği bütün duyguları daha adlandırılmamış duyguları bile işlemiş yazar ve bu kitabı değerli kılan taraf. Ve kitabın en beklenmedik tarafı da klasik arasında olan bir kitaba göre gayet akıcı ve gerisi merak edilecek şekilde kurgulanmış. Kitabı okurken ortalara doğru aslında kitabı bırakmayı düşündüm. Bunu belki sizde okuduğunuzda hissedeceksiniz. Fakat bırakmayın yazar düşündüğünüz gibi devam etmiyor kitaba ve hikayenin hüznünü bu histen çok uzak olmayan sayfalarda veriyor ve siz onu satır aralarında yakalıyorsunuz ve içiniz rahatlayarak devam ediyorsunuz okumanıza... Romanın sonunda içiniz pek rahat bitmiş olmayacak tabi... İyi okumalar...
Edebiyat
Kamelyalı KadınAlexandre Dumas (fils) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201924,2bin okunma
10/10
·531 syf.··
Beğendi
·
2019 3. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 16 Mart 2019 00:29
Kitabı aslında üniversitedeyken kitaplarla çok haşır neşir olduğumu gören ev arkadaşım önermişti. Fakat oda okumamıştı. Bana sadece kitabın bir bölümünün seslendirilmiş bir kısmını dinletti. O şeyi dinlediğim zaman istemsizce korktum. Bu kitabın sadece ufak bir bölümünün beni bu şekilde korkutmuş olması o kitabı okumakta beni ürkütmüştü açıkçası. Kitabı bu durum olduktan 2.5- 3 sene sonra okumak istedim. Okumayı düşündüğüm dönemde tekrar açıp dinlemiştim o kısmını ve bu sefer beni korkutmaktan çok içine çekmişti. Heralde şöyle düşündüm. Şu an içinde bulunduğum durumdan daha fazla etkileyemez. O yüzden şu an okumanın tam zamanı... Kitabı okurken tam da kitabın havasındaydım hayata dair bakışımın tamamen kitabın tarzında olduğunu okurken daha net anladım. Bu yüzden kitap beni daha fazla ilgilendirdi. Okuduğum bir çok satırda gözlerimi satırlardan çekip önüme bomboş çok baktım. Kitap okuyanların çoğu bilir ki bir okur bir kitabı okurken bu tarz şeyler yapıyorsa o kitap okumak için doğru bir kitaptır. Kitabı bitirdikten sonra yazarı araştırdım. Kitap yazarın ilk kitabı. Kitabı gibi bakışları ve görünüşü de ürkütücü olan Hakan Günday'ın bu kitabı hiçte korkutucu olmayan bir yaşta 23 yaşında bir üniversiteyi bitirmeye çalışırken, sanatsal bir kaygıyla değilde tamamen sıkıştığı bir anda yazmaya başladığını öğrendiğimde bir kez daha şaşırdım. Ne yani bu tokat gibi dizeler 23 yaşında bir üniversite öğrencisinden mi çıktı. Dedim. Daha fazla araştırdım yani bu adam ne yaşamış ta bunları 23 yaşında yazabilmiş diye çok röportaj dinledim , okudum. Ama beni tam anlamıyla tatmin etmedi hiç biri. Büyük ihtimalle bu kısım aslında hiç bir şeyi söylemekten korkmayan bir tavırda olduğunu anladığım Hakan Günday'ın yumuşak karnı ve bunu belki de en yakınları dahi bilmiyor. Kitap bir baş
1000Kitap
Kinyas ve KayraHakan Günday · Doğan Kitap · 202535,4bin okunma
8/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2019 1. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 12 Şubat 2019 17:40
Ali Lidar'ı tanımak çok yanlış bir zamana belki de çok doğru bir zamana denk geldi bilemiyorum. Onu bir gece arkadaşımın okuduğu bir uzun yazısıyla tanıdım. 'Sahi Mutsuz muydun?' Oturmuşuz bir bekar evinde öylece hadi içelim denilmiş ve çoktan her şey hazırlanmış kendimizi birden elimizde şişeler ve telefondan yarışarak açtığımız müziklerle bir karede bulmuşuz. Yetmemiş söylemişiz beraber şarkıları oda yetmemiş şiir okuyası tutmuş bir arkadaşımızın @husnusayinn okumuş ta ard arda derin anlamlar içeren şiirlerine öncelik vererek sonra dedim ki hüsnücüm çok ağır bunlar anlamıyoruz senin kadar şiir düşkünü değiliz sonuçta bize daha anlayabileceğimiz bir şeyler oku sonra dedi ki tamam çok sevmem ama bir yazısı var onu seversin sen okuyayım Ali Lidar'ı , diyalogların böyle geçmiş olduğu tabi ki yalan,bu dilin giydirilmiş haliyle olan şekli :) Sonra okudu öylece boşluğa baktım. Dedim ki bunu keşke ben yazsaydım. Çok samimi geldi dili anlattıkları , hissettiklerini öyle güzel yazmış ki çok açık ve anlaşılır bir çok kişide karşılık bulacak şekilde yazmış, öyle dönmemiş, kıvırmamış ama araya da güzel süslemeler atmayı da ihmal etmemiş , ilk duyduktan sonra yazıyı buldum. Telefonuma kaydettim ve daha sakin bir ortamda daha sakin bir kafayla tekrar okudum. İlk okunduğunda anlamadığım yerlerin olduğunu gördüm. Bu beni onun yaşanmışlığına götürdü. O zamanki ruhsal durumumu da hesaba katarsak sonraki gün gidip Ali Lidar'ın bu kitabını aldım ve okumaya başladım. Pişman da olmadım. Adam samimi yazmış ve samimiyet az bulunur bir şeydir. Bir kitaptan samimiyet duygusunu tadabiliyorsam o kitap iyidir. O yazar iyidir. Okuyun sizi üzer biraz belki yazdıkları ama iyidir okuyun...
1000Kitap
Tesirsiz ParçalarAli Lidar · Ithaki Yayınları · 20165,6bin okunma
"Ne kadar az bilirsen o kadar iyi uyursun" der Gorki: izahını Sartre yapar: "Uyursan gece biter, uyuyamazsan sen. " Son noktayı Freud koyar: "Çok uyumak kaçmaktır, uyumamaksa yakalanmak."
Felsefe
Reklam