Ne fark eder ? Hiç ! Danslar değişir . Kıyafetler , içkiler değişir . Ama bir şey kalır geriye : sabah olunca kalkılıp gidilecek işler , okullar ….
Sayfa 137·Kitabı okudu
Belki burada düşüncelerinden kurtulabilirdi. İki içkiyi birbirine karıştırıp başına dikti. İçkiler onun sorunlarına ve acılarına aktılar. İçtikçe içiyor, sanki Wanda'yı, Willi Maack'ı, işlerini, tasarılarını, profesörlüğünü, işkencelerini, ıstıraplarını inançlarını, ümitlerini, yaşlı anasını, kısacası kafasını dolduran her şeyi içkilerle boğmak istiyordu.
Sayfa 170
Edebiyat
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Yakama hiçbir zaman çiçek takmadım. Ama Çiçek Pasajı'nın bizleri takındığı yeni koparılmış çiçekler gibiydik. Bin dokuz yüz altmışlardaydık. Sanki karaciğer sözcüğü sözlüklerde yoktu. İçkiler dostça sokulurdu bize. Panayot'un zehir gibi şarapları bile. Her şey şiirdi, her şey dizeydi, her şey olgunlaşmamış, adını bulamamış şiirimsilikti. Şiir kavgaları bile doyumsuzdu. Herkes biraz olsun gecikirdi. Evine, sevgilisine, yalnızlığına..
Şarap
Saat on ikiden sonra, Bütün içkiler, Şaraptır.
Sayfa 336·Kitabı okudu
Yaşanmaya çalışılan aşklar, kendini sevişmenin ihtirasına terk etmek için duyulan arzular, çıkılan yolculuklar, binlerce yıldır yazılan sayfalar dolusu yazılar, güneşle sararmış meyvelerden yapılmış içkiler, bunların hepsi, o karanlığın aşağılayıcı fısıltılarını duymamak için..
Günümüzde de pek bir şey değişmemiş...
İngilizlere has her şey moda oldu. Ancak küçük çocuklar ve olgunlaşmamış erkeklerde görüldüğü üzere yetişkinleri taklit etme arzuları onların eksiklikleri, hatta kötü alışkanlıklarıyla başlarlar. Sigara, ağır içkiler, yüksek sesle konuşmak ve saldırganlık gibi. Gelişmemiş, kültürel ve zihinsel olarak olgunlaşmamış halklar da hep böyledir. Onlar da İngilizlerin dış görünüşünü, genellikle komik ve hatta hastalıklı taraflarını alırlar. Onların kötü taraflarının kötü kopyaları gibidirler.
Sayfa 32 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu