"(...)Eğer şeytanla savaşırsan, şeytan olup çıkarsın."
"Belki de şeytanla kapışmak için şeytan olmak gerekiyordur," dedim. "Ama bu savaşın sonunda," dedi, "geriye kalan şey sadece şeytan olmaz mı Bathsheba?"
Fakat halâ tam anlamıyla ona ait olmadığımı, bu adamın kendiyle mücadele ettiğini, diğer insanlar gibi olmasını engelleyen içsel bir direnci, kibir, korku, kırgınlık ve güvensizlikten oluşan tuhaf bir karışımı aşmaya çalıştığını seziyordum.
Hareket, içsel bir halin, bir kuvvetin kendinden çıkıp dışa yayılması halinde doğar. Kendinden çıkabilmek için, önceden kazandığı bütün eğilimlerle, bütün uzvî alışkanlıklarla bu içsel çabanın mücadele etmesi gerekir.
“İnsanları ayırt eden aramaktır. İçsel yabancılık tarafından belirlenmiş bir kendilik, kendi içinde reddetme zorunluluğu hissettiği şeyi, kendi dışında bir yere yerleştirmek ve dolayısıyla mücadele etmek için sadece dış düşmanlar arar. İçsel kimlik referanslarına dayanan bir kendilik ise, ayakta durabilmek için düşman imgelerine ihtiyaç duymaz.”