Beni Tarihle Yargıla
— 1 — titrek bir mum alevinin havaya bıraktığı bulanık bir is ve yollara dökülen göz gözü görmez bir sis değildik biz bir genç kızın çeyizlik elişiydi ve gerdek gecesindeki bir gelin gibi dişiydi yalın yürek üzerinde koştuğumuz deniz. beni yaşamımla sorgula iki gözüm beni yüreğimle beni özümle. bilimle anla beni tarihle yargıla. — 2 — bir gece şafak sökmeden asılacağım: bal değildir ölüm bana idam gül değildir bana geceler çok karanlık gel düşümdeki sevgilim ayışığı yedir bana. duygu bana öykü bana yaşadığım her saniye
Sayfa 94 - belge yayınları·Kitabı okudu
Şiir
Bütün bu kalabalık gülecek, ellerini çırpacak, alkışlayacak ve infazı izlemek için neşeyle koşan, meydanı dolduran bu özgür ve henüz zindancılarla tanışmamış insanlardan bir çoğunun kafası er ya da geç benimki gibi kırmızı sepete düşecek. Bugün benim için gelenlerin birçoğu bir gün buraya kendisi için gelecek.
Sayfa 69
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Delirmenin insanı yaşattığı söylenir; en azından bilinç kaybolduğu için daha az acı çekilir; ölü gibi uyunur.
Sayfa 13·Kitabı okuyor
İnsanların hepsi belirsiz bir sürü için ertelenen ölüm cezasına mahkumdurlar.
Daha önce belirttiğimiz gibi, devrimci gençler zaten büyük ölçüde TİP’in denetiminden çıkmıştı. Fikir Kulüpleri Federasyonu 9-10 Ekim 1969’da yapılan kongresinde, adını Türkiye Devrimci Gençlik Federasyonu (Dev-Genç) olarak değiştirdi. MDD hareketinin lideri Mihri Belli’nin Dev-Genç üzerindeki etkisi tartışmasızdı. 15-16 Haziran 1970’te ise, MDD’nin tezlerini çürütebilecek kadar büyük bir işçi yürüyüşü (100.000’in üzerinde işçinin katıldığı) olmuştu ancak, parlamenter yollardan iktidara gelme fikri artık tartışmaların içinde bile yoktu. TİP’in sadece gençlik üzerinde değil, Türk solu üzerindeki etkisinin de çok zayıfladığı 1970-1971 yıllarında, Doğan Avcıoğlu’nun Devrim dergisi sol bir darbenin düşünsel temelini hazırlamaya çalışıyor, MDD hareketi bölünmesine rağmen çeşitli kollarıyla gençlik üzerindeki etkisini devam ettiriyordu. Bu arada bazı gençlik grupları, farklı anlayışlarla, şehir ve kır gerillacılığına soyundu. Bir yandan gençliğin silahlı mücadelesinden devrim, bir yandan da silahlı kuvvetlerin içinden sol bir darbe bekleniyordu. Şiddet eylemleri hızla artmıştı. Bütün bunlar bir askerî müdahalenin zeminini hazırlıyordu ve beklenen oldu, 12 Mart 1971 Muhtırası’yla bir ara döneme girildi. Türk solunda askerî müdahaleyi solcu zannedenler az değildi. 16 Mart 1971 tarihli Devrim’in manşeti şuydu: “Ordu, anti-kemalist gidişe ‘artık dur’ dedi.” Ordunun gerçekte dur dediği ise, farklı stratejilere sahip devrimci anlayışlardı. 12 Mart’la başlayan faşist baskıcı dönemde, devrimci gençlerin bazıları idam edildi, bazıları öldürüldü, binlercesi işkence gördü; sol darbenin teorisyenleri ise hapis yattılar, bazıları işkenceye uğradı. Türk solu için ilk defa büyük umutların yaşandığı bir dönem, büyük yenilgiler ve acılarla sona ermişti.
Alıntı
Hikmeti görmek için bakınca ölüm bile güzel.
وَ يُمٖيتُ[*] Yani, mevti veren odur. Yani, hayat vazifesinden terhis eder, fâni dünyadan yerini tebdil eder, külfet-i hizmetten âzad eder. Yani, hayat-ı fâniyeden, seni hayat-ı bâkiyeye alır. İşte şu kelime, şöylece fâni cin ve inse bağırır, der ki: Sizlere müjde! Mevt idam değil, hiçlik değil, fena değil, inkıraz değil, sönmek değil, firak-ı ebedî değil, adem değil, tesadüf değil, fâilsiz bir in'idam değil. Belki bir Fâil-i Hakîm-i Rahîm tarafından bir terhistir, bir tebdil-i mekândır. Saadet-i ebediye tarafına, vatan-ı aslîlerine bir sevkiyattır. Yüzde doksan dokuz ahbabın mecmaı olan âlem-i berzaha bir visal kapısıdır. [*]"Ölümü veren de Odur."
Sayfa 247 - Rnk Neşriyat, İstanbul - 2023
Din