9/10
·135 syf.··
2026 23. kitabı
Sivas’ın Zara ilçesinde yaşayan ihtida eden Ermenilerin zorunlu göç yolculuğu canlı ve çarpıcı bir şekilde ele alınmıştır. Tehcirin inanılmaz zorlukları ve nimete kavuşulduğunda belki çoğu şeyin unutularak insanın sevince gark olması, insanın o kadar derdin içerisinde bir parça ekmekle mutlu olması akıcı bir şekilde anlatılmıştır. Kötülüğün katmerleştiği zamanlarda bile insanlığını unutmayan insanların varlığı, Anadolu insanının iyisiyle kötüsüyle ta kendisi ve ideolojik referanslardan ari bir şekilde tehcirin ne olduğu yaşanmış hayat öyküsü üzerinden işlenmiştir. Eserde okuyucu; onu, bunu, ötekini değil, insanı, yani kendini bulacaktır.
Kapıyı Kimler ÇalıyorKirkor Ceyhan · Belge Yayınları · 19999 okunma
9/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2026 28. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2026 19:55
O, İsmet Özel. Şair. 81 yaşında. Ve hâlen bir şeyler anlatıyor. Peki anlaşılıyor mu? Ya da şu şekilde soralım: Okumayan, dinlemeyenleri beri tarafa alalım da, okuyanlar gerçekten anlıyorlar mı? Bu da daha büyük bir soru olarak kalsın. O zaman benim cevaplayacağım son soru ile devam edeyim: Peki yıllardır anlattığı "Türklük" mefhumu anlaşılabildi mi? Tabii ki anlaşılmadı. Anlaşılmamakta insanlar ikiye ayrıldı gözlemlediğim kadarıyla. Birincisi okumaya, anlamaya tenezzül etmeyenler. İkincisi ise "ırkçı" diyerek mevzuyu kapatmaya çalışanlar. Aslında iki grubunda ortak noktası "anlamaya çalışmamaktı" zannımca. Yoksa, ben bir şeyler anladımsa pekala herkeste anlayabilirdi diye düşünüyorum. Peki nedir mevzu? Tarihte bilinir ki gavurun karşısına daima kuvvet olarak Türkler çıkmıştır. Selçuklu devletinden buraya bu da yaklaşık bin senelik hatırı sayılır bir zamandır. Gavur Müslüman olarak Türk'ü bulur ve bilir karşısında. Hatta az çok bu işlerle ilgisi olan kimseler bilir ki ihtida eden kimselere gavur "Türk oldu" demeye başlar. İşte bu kavramı alıyor Şair. Irktan öte Müslümandan kavi olarak niteliyor bu "Türk" kavramını. Haklı mıdır bu kavramı kullanmakta? Ben aciz kelimelerimle hak veriyorum kendisine. Burada bu kavrama "Ama ben de şu kavimdenim" deyip beri durmanın bir manası da olmadığını düşünüyorum. Üzerine bunun gereksiz bir kompleks olduğunu da bir kez daha düşünüyorum. Türk olmaktan başka da çıkarımızın olmayacağını şiddetle müşahede ediyorum dünyanın gidişine bakarak üstelik. Eğer ki Türk değilsek ise bu bir felakettir ki artık Türk'ün karşısına geçmişsiniz manasına gelir bu durum. Şair'e Allah sıhhat, afiyet ve selametler diliyorum. Mevlam razı olsun Kalın Türk'ten...
Deneme
Türk Olamadıysan Oldun Amerikalıİsmet Özel · Tiyo Yayınları · 2015122 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Hidayete erme öyküleri
10/10
·229 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
Kitabı beğendim güzel beklediğimden daha iyi bir lezzet verdi okurken. Kısaca şunu söylemek isterim bunun dışında kitaptan alıntı yapacağım içeriği az görmenizi isterim okuma merakınızı etkilemek için. Kitabı okurken şunu fark ettim din değiştirerek yeni Müslüman olanların ortak yönü insanın fıtrat üzere doğmasından dolayı ruhun ve kalbin doğru bir yol ile yaratıcıya yönelm ihtiyacının doğmasıdır. Ruh bu fıtri yönelimi batıl yollarla aradığından bunalıma , huzursuzluğa ve kötülüğe düşmektedir. İslâm dışında başka dinlere yönelerek içindeki iman boşluğunu gidermeye çalışsalar da o boşluk asla dolmuyor ve insan doğru yolu bulana kadar kendisini ya oyalar gerçeği bulana kadar ya da kandırır. Fıtratı bozulmamış sorgulama yetisi ile hareket eden her gayri müslim hidayete yönelmektedir. İman ettikten sonra o boşluk dolmuş ve huzura kavuşmuş oluyorlar. Önemli bir kaç hususa daha değinmek istiyorum. Anladım ki her müslüman dinini hakiki bir şekilde yaşamış olsa birçok gayri müslim mümin olacaktır. İman haikaktini arayanlar çevrelerinde ki müslümanların İslami yaşamadığıni söylemektedir ve yaşamış olsalar gayri müslimlerin hidayet arayışı daha kolay olacaktır. Birçok kişi müslümanların dinini gereği gibi yaşamadığı hâlde müslumanlarin bazı güzel davranışlarından özellikle Kur'an'ı Kerim mealinden etkilenerek iman ettikleri dikkatimi çekmiştir. Kitaptan bir kısım içerik Yusuf İslam dan .."Bir buçuk yıldan fazla bir süre durmadan Kur'an okudum. Bu süre içinde hiçbir Müslümanla karşılaşmadım. Kur'an'ın mesajı içinde kendimi yitirmiştim. İki tercih vardı önümde: Ya kendimi tümüyle teslim edecektim ya da kendi müzik yolumda yürüyüp gidecektim. Fâtiha sûresini okuduktan sonra, Kur'an'ın mesajının ev-rensel olduğunu anlamaya başladım. Şimdiye kadar gördüğüm kitapların hiçbirine
Felsefe
İhtida ÖyküleriAydoğan Arı · Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları · 2022381 okunma
8/10
·252 syf.··
2021 19. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2021 00:00
Taner Akçam’ın üzerinde çokça kafa yorup zaman ayırdığı ve benim de okurken bir o denli zaman ayırıp, üstüne düşündüğüm, çok uzun zamandır bitirmiş olmama karşın yorum yapmaktan çekindiğim Ermenilerin Zorla Müslümanlaştırılması çok çok vurucu, sinir bozucu ve tarihle yüzleştiren bir belgesel niteliğinde. Taner Akçam, kendisi de kitabı sürgün yıllarında yazmış (Almanya) ve dahası da geçirdiği zor süreçlere bir bir değiniyor. Bu zorlu süreçlerin aşamalarını okurken, gerçekten utanç verici, akılalmaz tablolarla karşılaştım. Okuyup anlamanız, görmeniz zannımca daha etkili olacaktır. “Esasında Akçam’ın bu son kitabı üç ayrı makaleden oluşmakta. Birinci makale: daha çok kendisinin Ermeni soykırımı ile neden ve nasıl haşır neşir olduğu üzerine odaklanan âdeta bir kişisel günce niteliğini taşıyor. İkinci makale: ise son dönemde ülkemizdeki önemli tarihçiler tarafından üzerinde uzun süre tartışılan Osmanlı ordusunda görevli, Ermeni yüzbaşı Sarkis Torosyan’ın anıları ile alakalı yapılan tartışmaları mercek altına alıyor. Bu makalenin bir meslek olarak tarihçiliğin nasıl icra edilmesi gerektiği üzerine önemli bakış açıları sunduğunu belirtmek gerek. Kitabın ana gövdesini ise Akçam’ın ayrıntılı bir şekilde ele aldığı ve Osmanlı arşiv belgeleri ile zenginleştirdiği Ermeni tehciri ve soykırımı sürecinde ihtida eden/ettirilen bilhassa Ermeni dul, yetim kız ve erkek çocukları üzerine yoğunlaştığı makale oluşturuyor. Esasında Ermenilerin Müslümanlaştırılması süreci Abdülhamit dönemine, 19. yüzyılın sonuna kadar götürülebilir. 1894-96 dönemindeki Ermeni katliamlarından hem önce hem de sonra bu süreç gerçekleşmiş olup, Kürtler ve Çerkesler tarafından da ayrı kötü muameleye tabii tutulduğunu söylemek gerek. 1915-18 döneminde ise tehcirin ölüm olduğunu gören Ermenilerin ihtida talepleri
Ermenilerin Zorla MüslümanlaştırılmasıTaner Akçam · İletişim Yayıncılık · 201416 okunma
Türkler Nasıl Müslüman Oldu?
Puan vermedi·221 syf.··
2026 8. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 10 Nisan 2026 15:16
Kitap, Danişmend’in meşhur İzahlı İslâm Tarihi Kronolojisi’ne bir “giriş” niteliğinde; Türk tarihinin en kritik sorusunu soruyor: Neden Türkler kılıç zoruyla değil, gönüllü ve kütleler hâlinde Müslüman oldular? Ve bu ihtida, Türk ırkını İslâm’ın 9 asır boyunca “bayraktarı” hâline nasıl getirdi? Kitap, 16 ana bölüm + Tavzih (Açıklama) + Bibliyografya’dan oluşuyor. Danişmend, Batılı müsteşrikleri, Arap ırkçılarını ve “Türkler zorla Müslüman oldu” diyen herkesi tarihî vesikalar, Kur’ân âyetleri, hadisler ve Emevî dönemi kronikleriyle tek tek yere seriyor. Üslubu akıcı, keskin, ve gururlu; her sayfada “Türk ırkının muhteşem istisnası” vurgusu var. Okurken sanki bir Türk milliyetçisiyle kahve içiyorsun: zaten Danişmend güçlü bir Türk milliyetçisi aynı zamanda. Hem tarih dersi, hem de “biz niye biziz” manifestosu. Ana Tez: Türkler “Mağlûbun Dini”ni Neden Kabul Etti? Danişmend kitabın hemen başında soruyu patlatıyor: “Emevîler devrinden Orta-Asya fütuhatında Müslüman-Arap ordularını birçok hezimetlere uğratan bu muzaffer ırk acabâ neden dolayı nihayet mağlûbun dinini kabul ederek kütleler hâlinde toptan ihtida etmiştir? Cevap: Zorla değil, tam uyum yüzünden. Diğer milletler kılıç altında Müslüman olurken, Türkler zaferden zaferle karşılaştı, ama İslâm’ı “kendi inançlarının tamamlanmış hâli” olarak gördü. Danişmend’e göre İslâm, ne “millî ve mahallî bir Arap dini”dir ne de Türkleri asimile etmiştir. Aksine, Türk’ü güçlendirmiş, kimliğini pekiştirmiştir. Danişmend’i okurken gurur ve öfke aynı anda doluyor insana. Gurur: Türkler İslâm’ı “mağlûp” olarak değil, “muzaffer” olarak kabul etti; 1058’den itibaren İslâm’ın kılıcı, bayrağı, koruyucusu oldular. Öfke: Emevî ırkçılığına, “Türkler zorla Müslüman oldu” yalanına, Batılı oryantalistlerin küçümseyişine. Kitap bittiğinde şunu
Türkler ve Müslümanlıkİsmâil Hâmî Dânişmend · Ötüken Neşriyat · 201988 okunma
Puan vermedi·308 syf.·
2026 229. kitabı
İslâm dininden çıkma olaylarına karşı Osmanlı devlet yönetiminin gösterdiği resmî tavrı ve bunun zaman içinde kâh sertleşip kâh yumuşayarak uygulanmasını ele alıyor. Kitabimiz, 15. yüzyıldan imparatorluğun sonuna kadar süren uzun bir zaman diliminde, dönemin din adamlarının görüş ve fetvalarıyla birlikte, mürtedlere karşı alınan kararların değişimini örnek vakalar ışığında incelerken, 19. yüzyıldan itibaren mürtedlerin ölüm cezası ile cezalandırılmalarına fiilen son verildiğini ama imparatorluğun sonuna kadar onlara karşı farklı cezai yaptırımların uygulanmaya devam ettiğini gösteriyor. Bu bakımdan, literatürde önemli bir boşluğu dolduruyor. “Başka bir inanç veya dinden İslâm’a dönmeyi temsil eden ihtida ve ihtida olayları önemsenirken, İslâm’ı terk ederek başka bir dine girme anlamına gelen irtidad olayları, muhtemelen örnek olup yaygınlaşma tehlikesine binaen göz ardı edilir ve böylece toplumsal fayda gözetilmiş olur. Bu yaklaşım çerçevesinde yerli literatürde göz ardı edilen konulardan biri de bu kitabın konusunu oluşturan Osmanlı dönemi irtidad olayları (dır). Tarih severler buyurun efendim Osmanlı'da Dinden Çıkma
Araştırma-İnceleme Tarih
Osmanlı'da Dinden ÇıkmaYalçın Çakmak · İletişim Yayınları · 20251 okunma