Bu dünyada sevmem gereken kişi benim. Parıldayan ben, benim değerli ruhum... Sonunda farkına vardım, bu yüzden kendimi seviyorum. Mükemmel olmasam da, yine de oldukça güzelim. Sevmem gereken kişi benim.
"Bu saatler sadece benim eğlencem. Bunlar, her insanın göğsünde taşıdığı şeyin basit birer taklidi yalnızca. Zira, nasıl gözleriniz görmeye, kulaklarınız duymaya yarıyorsa, insanın yüreği de zamanı algılamaya yarar. Kör bir insan için gökkuşağının renkleri, sağır bir insan için kuş sesleri nasıl boşunaysa, bütün bir yürekle algılanmayan zaman da öyle boşa gider, kaybolur. Ama ne yazık ki, düzgün çarpmasını bildiği halde kör ve sağır olan nice yürekler vardır." "Ya kalbim bir gün artık çarpmazsa?" diye sordu Momo. "O vakit, senin için zaman da biter, çocuğum" diye karşılık verdi Hora Usta. "Bunu şöyle de söyleyebiliriz: Zaman içinde günler, geceler, aylar ve yıllarca geriye doğru giden aslında sen kendinsin. Bir gün çıkıp geldiğin o sihirli kapıya doğru yaşamın boyunca geri gidiyorsun, sonunda yine oradan çıkıp gideceksin." "Ya öbür tarafta ne var?" "İşte orada, bazen taa içinde duyduğunu söylediğin müziği bulacaksın. Ama, artık sen de o müziğin içindeki bir ses olacaksın." Momo'yu süzdü ve "Fakat sen bunları daha anlayamazsın, değil mi?" diye sordu. "Yoo" dedi Momo. "Sanırım anlıyorum." Hiçbir Zaman Sokağı’nda nasıl her şeyin geri doğru hareket ettiğini hatırladı ve sordu: "Sen ölüm müsün?" Hora Usta gülümsedi ve karşılık vermeden önce bir an düşündü. "İnsanlar ölümün ne olduğunu bilselerdi ondan hiç korkmazlardı. Korkmayınca da, kimse onların yaşam zamanını çalamazdı" dedi.