İnsan metruk bir geleceğe yakalanabilir, onun tarafından köşeye sıkıştırılabilir. Hafıza bir intikam makinasına dönüşebilir ve kişiyi hayatının geri kalanı boyunca sadece yaşanmış olanla değil, hiç yaşanmamış anılarla da durmadan avlayabilir. Istırapların en büyüğü bu olmalı. Asla bilemeyecek yaşantıları özlemek, geçmişin değil geleceğin nostaljisi.
Aşk tesadüfen ibaret değildir. pekala oradan başlayabilir ama bununla yetinmez; bu onu başlı başına bir şey yapmaya kafi gelmez. İnsan hep aynı hatayı yapar. Anlamadığı her şeye tesadüf der, bilincinde olmadığı şeyleri kader zanneder. Durmadan benzerini yaşadığı hikayeler, neden orada durduklarını idrak edemediği için tosladığı duvarlar, hep başa dönen yollar, kronik hastalıklar. Bunların toplamı kadar etmez, onlara müşrik bulunmadigi sürece maruz kalınacak yinelemeler demek daha isabetli olur.