5/10
·282 syf.··
Beğendi
·
2026 43. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 20:50
Gece Yarısı Kütüphanesi'ni büyük beklentilerle okudum. Popülerliği ve aldığı övgüler ilgimi çekmişti ancak kitap bende beklediğim etkiyi bırakmadı. İlginç bir fikir üzerine kurulmuş olsa da anlatım zaman zaman roman olmaktan çıkıp kişisel gelişim metnine dönüşüyor. Karakterlerin derinliği sınırlı, duygusal dönüşümler ise bana yeterince inandırıcı gelmedi. Sayfaları çevirdim ama hikâyenin içine tam olarak giremedim. Okuduktan sonra aklımda kalan şey edebî bir tat değil, verilmek istenen mesaj oldu. Bu yüzden benim için hayal kırıklığı yaratan bir okuma deneyimiydi.
Edebiyat
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,3bin okunma
Puan vermedi·88 syf.··
2026 60. kitabı
Kitap zaten minicik; seksen sayfalık bir novella. Bu yüzden oturdum ve neredeyse bir solukta okudum. Kısa olmasının da etkisiyle sayfalar hızla aktı. Bärlach ilginç bir karakterdi. Alıştığımız dedektiflerden oldukça farklı. Yaşlı, hasta, bazen bildiklerini paylaşmıyor, bazen de soruşturmayı öyle tuhaf yönlendiriyor ki neyin peşinde olduğunu anlamakta zorlanıyorsunuz. Hatta bir ara "Yoksa suçlu Bärlach mı?" diye düşündüğümü bile itiraf edeyim. Romanın en sevdiğim yanı da buydu aslında. Katilin kim olduğundan çok, Bärlach'ın nasıl bir oyun kurduğunu merak ettim. Aksiyonun ya da büyük sürprizlerin peşindeyseniz beklentinizi tam karşılamayabilir. Ama karakter odaklı, psikolojik yönü güçlü ve biraz da düşündüren polisiyeleri seviyorsanız bence şans verilebilir. Hem kahvenize de güzel bir eşlikçi olur.
Yargıç ve CelladıFriedrich Dürrenmatt · Yapı Kredi Yayınları · 2026308 okunma
Reklam
Puan vermedi·416 syf.··
2026 14. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 18:29
Kitabı başından sonuna, trafikte seyir hâlindeki bir arabaya benzettim: dur-kalk, dur-kalk… Çoğu bölümü sıkıcı ve gereksizdi; bunu söylemek bana göre en makul değerlendirme olur. Kısa bölümleri ise can alıcı derecede heyecan vericiydi. İşin ilginç tarafı, Fransız edebiyatında intiharlar nedense hep tren raylarında gerçekleşiyor. İnsan biraz daha vizyon, biraz daha yaratıcılık bekliyor. :) Kitap, kurgusu gereği iki konu etrafında dönüyor: kadın cinayeti ve ihanet. Bunun üzerine bir de felsefi bir akımın güzellemesi yapılmış ve bu düşünce okuyucuya aktarılmaya çalışılmış gibi hissettirdi. Günümüzde yazılmış olsaydı, herhâlde tecavüzcülerin, sapıkların ve sadist ruhlu insanların feyz alacağı bir kitap olurdu. İnsan, sevdiğinden emin olmak için sevdiği insanı öldürmek ister mi? Bir insanın, sevdiği kişiyi öldürme düşüncesi karşısında ağzı sulanır mı?
Hayvanlaşan İnsanEmile Zola · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20253,970 okunma
Güvenlik Vaadiyle Kabul Edilen Bir Hapishanenin Anatomisi
Puan vermedi·384 syf.·
2026 11. kitabı
Bazı kitaplar vardır; onları okurken hikâyeyi takip edersiniz. Bazı kitaplar vardır; sizi karakterlerin peşinden sürükler. Margaret Atwood'un Damızlık Kızın Öyküsü ise başka bir şey yapıyor. Hikâyesini anlatırken, okurun eline bir tuğla veriyor ve soruyor: Bir toplum kendi hapishanesini nasıl inşa eder? Bu sorunun cevabını yalnızca Damızlık Kızlar'da ararsak kitabı eksik okumuş oluruz. Çünkü Gilead yalnızca kadınların değil, herkesin rolüne hapsedildiği bir dünya. Teyzeler var. Sistemin gardiyanları. Kadınları denetleyen, eğiten, itaati erdeme dönüştüren kadınlar. Kitabın en rahatsız edici taraflarından biri de burada başlıyor. Baskının yalnızca erkekler tarafından uygulanmadığını görüyoruz. Tarih boyunca birçok baskıcı düzen, kendisini mağdur ettiği insanların bir kısmı tarafından korunmuştur. Atwood bunu çok iyi biliyor. Marthalar var. Görünmez emekçiler. Devrimlerin, rejimlerin ve ideolojilerin en çok unuttuğu insanlar. Hayatta kalmaya çalışanlar. Komutanlar var. Gücün sahipleri. Ama gerçekten özgürler mi? Komutan ile Fredinki'nin gizli buluşmalarında dikkatimi çeken şey buydu. Güçlü görünen adamın yalnızlığı. Scrabble oynama isteği. Sohbet etme arzusu. Bir insan tarafından görülme ihtiyacı. Gilead kadınların özgürlüğünü çalmış olabilir ama erkeklerin de insan ilişkilerini mekanikleştirmiştir. Sonunda herkes bir rol kazanmıştır; fakat kimse tam anlamıyla insan olarak kalamamıştır. Serena Joy var. Bir zamanlar savunduğu fikirlerin altında ezilen bir kadın. Tarihin en ironik karakterlerinden biri gibi. Nick var. Belirsizlik. Umut. Kaçış. Belki de yalnızca bir yanılsama. Moira var. Fredinki'nin zihninde hiç sönmeyen ihtimal. Direnişin sembolü. Ve Fredinki... Ne kahraman. Ne devrimci. Ne de kurtarıcı. Sadece hayatta kalmaya çalışan bir insan. Belki de bu yüzden bu kadar
Duygu ve Düşünce
Damızlık Kızın ÖyküsüMargaret Atwood · Doğan Kitap · 201914,7bin okunma
Puan vermedi·468 syf.··
2026 28. kitabı
Yazarın çok sevilen karakteri Charlie Parker ve arkadaşları ile tanıştım. Doğaüstü detaylar da taşıyan polisiye bir serinin 21. kitabı Karanlığın Fısıltıları. Bağımsız da okunabildiği için kaçıncı kitap olduğu benim için çok önemli değil. Aslında tam aksine karakterler açısından bu kitabı okumak ayrıca keyifli. Çünkü artık Charlie ve birlikte çalıştığı insanlar arasında oturmuş bir dinamik var. Diyaloglar çok keyifli. Birbirini uzun süredir tanıyan insanların arasında olacak ince mizah içeren atışmalar var, bu da konunun hüzünlü ve gergin yanını dengeliyor. Kitabın ilk yarısında elimden bırakamadan merakla okudum. İki yaşındaki oğlunu öldürmekle suçlanan bir anne var. Üstelik suçlayan kişi de eşi, yani çocuğun babası. Colleen'in avukatı ve dedektif Parker onun suçsuzluğunu ispat etmek için uğraşacaklar. Ayrıca kanlı bir battaniye bulunsa da henüz çocuğa ne olduğu bilinmiyor. İkinci yarıda kurgu biraz dağınık ilerliyor. Bunun sebebi biraz da serinin önceki kitaplarındaki olayların devam etmesi diyebiliriz. Konuyla çok ilgili olmayan bir şekilde karakterler arası hesaplaşmalar söz konusu. Bunlar biraz okurun ilgisini dağıtıyor açıkçası. Ama bir yandan kurguya sonradan giren Sabine karakteri ve onunla ilgili daha önce yaşanmış iki olayı da merakla okudum. Yazarın başka bir kitabı çıkarsa hiç tereddüt etmeden okurum. Çünkü ufak tefek aksaklıklara rağmen Charlie ve ekibi çok keyifli buldum. Dolu dolu kurguları seviyorsanız, doğaüstü detaylar da polisiye kurgularda size ilginç geliyorsa tavsiye ederim.
Karanlığın FısıltılarıJohn Connolly · The Kitap · 202690 okunma
Kabuğun Altında Kalanlar
9/10
·141 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
Rüveyda Şener'in ikinci kitabı Kabuğun altındaki. Edebiyat dünyasında Dilsizler Bandosu eseriyle ismini duyuran yazar, yeni kitabını bu güçlü kökler üzerinde büyütüyor. İnsanların da ağaçlar gibi tutunacak bir vatan aradığı, gövdesine kazınan isimlerle yaralandığı, her sonbahar kaybedip her bahar yeniden doğduğu gerçeğini Kabuğun Altındaki 16 güçlü öyküyle dillendiriyor. Zahmetsizce oluşturulduğunu düşündüren sağlam kurgular, bir yerlerden aşina olduğumuz karakterlerin inandırıcılığını artırıyor. Eseri okurken Türkçenin parıltısıyla gözlerimiz kamaşıyor. Usta bir şoför gibi kullandığı kelimeler hikayeye istikâmet kazandırıyor. Dileriz bu velud kalem uzun yıllar yazmaya devam eder. Kabuğun Altındaki her yara ölümcül olmayabilir, yaşamak için sadece fedakarlık yapmak gerek diyerek,16 öyküyü içine alan Kabuğun Altındaki kitabının ilk öyküsü olan Bir Adım Öne'ye geçiyoruz. "Soluk soluğa uyandığı nice uykunun celladı, rahat bir vicdanınsa yargıcı olmuştu." Gaflet anları, insanın boynuna yağlı bir urgan gibi geçer ve unutmaya çalıştığı her an, her köşebaşında insanı yakalar. Öyküde de yer tutucu gencin aklında sadece baklava desenli atkıyla yer tutan bir ölü vardır. Bir gün çıkıp gelir ve katiline hesap sorar. Yazarın paylaştığı epigraftaki gibi zaman ölüleri gömer ve ansızın önünüze atacağı anahtarı kendinde saklar. Kumda Aslan Pençeleri; grafoloji denilen el yazısı üzerinden kişilikleri okuma ilmine yönelik, şizofreni özelliği gösteren bir ruhun hezeyanlarını ele alıyor. Yazarın psikolojik danışman olması karakterin paranoid hayallerinin anlatımını güçlü kılarken çağımız insanına da ayna tutuyor. Diploma, kurs, eğitim, kamp, etkinlik peşinde koşan buna rağmen arzu ettiği yaşama kavuşamayan modern insan çıkmazlarına... Üstelik belgeler çoğalsa da elalemin ilk basamağı
Edebiyat
Kabuğun AltındakiRüveyda Şener · Şule Yayınları · 20259 okunma
Reklam
Reklam