Anne sevgisinden yoksun büyüyen çocuklar, kendilerini sevmek, diğerlerinin onları seveceğine inanmak veya başkalarını sevmek için gerekli olan temel güven duygusunu geliştiremezler. Yetişkin hayatlarında yabancılaşırlar, içlerine kapanırlar ve başkalarıyla genellikle düşmanca ilişkiler kurarlar.
Burada anlatacaklarım tüm sertliği ve çıplaklığıyla gerçektir. Bizimki gibi özgür ilişkiler için asla geçerli olmayan erdemi çiğneme kaygısı duymadan tüm içtenliğimle, yaşadıklarımı gizlemeden, gerçekte başıma nasıl geldiyse ve nasıl yaşadıysam sizinle de o şekilde paylaşacağım. Sizin de bu özgürlüğü ahlaksızca bulup burun kıvırmayacağınızı umuyorum.
çiçekler neden afrika yaşamında bu kadar küçük bir yer işgal ederken, asya ve avrupa'da bu kadar büyük bir rol oynadı? bu soru, afrika ve avrasya'nın belli başlı uygarlıklarının yemek ve mutfak kültürleri arasındaki, aslında daha geniş bir özellikler bütünündeki farklılıklara yönelik daha önceki bir ilgiyle benzer köklere sahipti. afrika yemek kültürü sınırlı bir farklılaşma ve gerçekten de kısıtlı bir incelik ortaya seriyordu; yüksek mutfak kültürüne dair çok az şey içeriyordu. bu açıdan bakıldığında afrika'daki farklı mutfak kültürleri büyük oranda türdeşti; hatta farklı toplumsal tabakaların oluşturduğu devletlerde bile. bu durum avrupa ve asya'da kesinlikle geçerli değildir; bu coğrafyalarda toplumsal tabakaların mutfakları, tıpkı evlilikleri gibi "grup içi"ydi; her bir tabakanın kendi yemek tarifleri, yemek malzemeleri, pişirme usulleri, sofra adabı ve sosyal ritüelleri vardı; her birinin, üretimde olduğu gibi tüketim sisteminde de, toplumda olduğu gibi kültürde de (eğer bu kifayetsiz karşılığı kullanabilirsek) kendine ait yeri vardı. kıtalar arasındaki bu genel farklılıkların, toplumsal sistemlerin doğasıyla ve daha özelde de "sınıflar" arası ilişkilerle bağlantılı olduğunu görmüştüm. afrika'nın büyük bir kısmında, farklı toplumsal grupların üyeleri arasında evlilikler sıkça yapılmaktaydı; dolayısıyla bu gruplar kendilerine ait bir alt-kültür oluşturmadıkları gibi yemek pişirme sanatı üzerinde de fazla durmamışlardır. çapa tarımına dayanan ve bronz çağının başlıca icatlarına sahip olmayan toplumlarda, bireyler ve gruplar arasındaki farklılıkların ne üretim araçlarına sahip olmayla ne bu sürece katılanlar arasındaki ilişkilerle belirlendiğini ileri sürmüştüm. aynı şekilde, yazının olmaması da. müslüman bölgeler haricinde, iletişim biçiminin de fazla bir
Kaliteli ilişkiler, ancak incinmişlikleri ile yüzleşip birbirlerini affetmiş bireyler arasında gelişir... İncinmeleri ile yüzleşmemiş ve birbirine affedememiş bireylerin arasındaki ilişkiler güvenli değildir.