Mustafa Kemal Paşa, söylemlerinde daima Turancılığa karşı olduğunu dile getirmiştir. 1 Aralık 1921’de TBMM’de yaptığı konuşmasında; büyük hayaller peşinde koşan ve yapılamayacak şeyleri yapılacak gibi gösteren sahtekârlardan olunmadığını, Panislamizm ve Panturanizm ülkülerinin savunulmadığını söylemiştir. Ziya Gökalp, Nihal Atsız veya niceleri Turancılık fikrini açık açık dile getirirken, bir Türkçü olan Mustafa Kemal Paşa bunu neden dile getirmemiş, dile getirmediği gibi neden Turancılığın bir hayal olduğunu söylemiştir? Bunun cevabı gayet açıktır. Mustafa Kemal Paşa bir ulus devlet kurmak için mücadele eden, bu ulus devleti kurduktan sonra da bir ulus devletin gerekliliklerini yerine getirerek temellerini sağlamlaştırmaya çalışan, 1911’deki Trablusgarp Savaşı’ndan 1922’deki Mudanya Mütarekesi’ne kadar kesintisiz bir şekilde 11 yıl savaşmış ve bitap düşmüş bir milleti kalkındırmayı hedefleyen ve bu kalkınmanın gerçekleşebilmesi için sulhun tesisini şart kabul eden bir devlet başkanıdır.
İster Panislamizm olsun ister Pantürkizm, önünde “pan-“ ön eki olan her ülkü bir birliği ön görmektedir. Bu sebeple ulusal ülküsü “birlik kurmak” olan devletlerin, çevrelerindeki komşu devletler başta olmak üzere birçok devleti tedirgin edeceği aşikârdır. Türkçülüğün hedefi olan Turancılık da bu minvalde bir ülküdür, Türk birliğini amaçlayan bu ülkünün, diğer devletler arasında en çok Rusya’yı rahatsız edeceği çünkü hakimiyetleri altında Türklerin birçok kolunun bulunduğu gerçeği Mustafa Kemal Paşa tarafından anlaşılmıştır. Mustafa Kemal Paşa, yüzyıllardır devam eden Türk-Rus savaşlarında Türklerin uğradığı zararları görmüş, Turancılık fikriyle Rusları tedirgin etmenin manası olmayacağını düşünmüştür. Zira Ruslar, Millî Mücadele boyunca Türkiye’ye maddî destek sağlamış,