çok sevişmekten başım dönüyor
Ay ışığı değil o
Ayın ayva tüyleri kasıklarında
Nabzını titreyen gözlerinden ölçüyorum,
Gergedanlar ardı ardına sıçrarken göğsünde çoluk çocuk
Yağışlı bir hava kaplıyor tenini her sabah
Dadaistleri lirik, anarşistleri müptezel yapan emel
Benden sonra tufan diyen Nuh'sun dalıp gittiğin gövdede
Nasıl da oynaşıyor su, aktığı nehir havzasında
Akarken dönüp dönüp bakıyor gerisine tek damla kalmasın arkada
Biz de böyleyiz, içilirken bir türlü yere düşmeyen sigaranın külü gibi
Kimse silkmiyor, kimse önemsemiyor nerede nereye düştü yıldırım
Uzun uzun karşılıklı ulunmuş gecelerin imbiğinden geçip de süzüldük
Devrim biraz bekleyebilir artık, önce uluorta sevişmek mühim
Güzel sevişenler has devrimler yapar - belki,
Böyle şeylere inandığımız için seviyoruz yeryüzünü ve uzattığı dallarıyla daima kapımızı çalan iyi ağaç
Sıcak pike sıyrılmış, açık köprülere benziyor bacakların yatakta
Yastığa gömülmüş yüzün, saçlarından başka parola yok
Telefondaki ses: 'Son cephe de kaybedildi siz âşıkken' diyor sitemkar
Kesin infaz edecekler bizi, hak ettik şüphesiz bu kaçışı
Bu, Kim Ki Duk filmlerinde enkaz kaldıran şair görmek adeta
Fırlatma koltuğuyla uçaktan ayrılan birinin ağzına dolan gökyüzü bu
Ama o kadar çok ki dudakların
Olur a, bir gülüşün bizi saklar, temize çıkartır bir diğeri
Kim bilir, unutuluruz, unuturlar da insan kime, neye arkadaştı