Çok güzeldi
10/10
··
Beğendi
Selam kitap dostlarımm Bugün sizlere duygu dolu, samimi ve sıcacık bir kitapla geldim. Demli Keder, kimi zaman şiirlerin dizelerinde, kimi zaman kısa hikâyelerde, kimi zaman da duygu dolu mektupların satır aralarında karşımıza çıkan bir iç yolculuk. Bu kitapta kendinizden mutlaka bir parça buluyorsunuz. Bazen özlemin içinde, bazen yalnızlığın kıyısında, bazen de hayatın telaşı arasında kaybolmuş duygularınızda... Yazar; farkındalık, kabulleniş, sevgi, mutluluk, sadakat, yalnızlık ve insan ilişkileri üzerine içtenlikle kaleme aldığı yazılarla okuru kendi dünyasına davet ediyor. Günümüzün bitmek bilmeyen koşuşturmacasında durup nefes almayı, kendimizi dinlemeyi ve hayatın küçük güzelliklerini fark etmeyi hatırlatıyor. Kitabın en sevdiğim yanlarından biri, sohbet eder gibi ilerleyen anlatımı oldu. Sanki yazar karşınıza geçmiş, bir fincan çay eşliğinde içini döküyor ve siz de onun en yakın sırdaşı oluyorsunuz. Özellikle günlük yaşamın içinde fark etmeden kaybettiğimiz sakinliğimizi, sürekli bir yerlere yetişmeye çalışırken unuttuğumuz dinlenme ihtiyacımızı anlatan bölümler oldukça etkileyiciydi. Kitap; kısa yazılarla başlayıp şiirlerle devam ediyor, ardından duygu yüklü mektuplarla son buluyor. Şiirlerde ise aşk, özlem, bağlılık, umut, yalnızlık ve içsel sorgulamalar ön plana çıkıyor. Sevilen bir insana duyulan derin sevgi, geçmişte kalmış aşklar ve insanı hayata bağlayan küçük umutlar satırlara yansıyor. Yazarın dili oldukça sade ve akıcı. Bazı sayfalarda yer alan görseller de kitaba ayrı bir güzellik katmış. Yarım kalmış cümleler, söylenemeyen duygular ve sessizliklerin arasına gizlenmiş hisler, kitabın ruhunu oluşturan en önemli unsurlardan biri. İçten, samimi ve duygulara dokunan kitapları seviyorsanız, Demli Keder'e mutlaka bir şans vermenizi öneririm.
Demli KederBeyhan Keskin · MKB Halk Kütüphanesi Yayınevi · 20260 okunma
10/10
·102 syf.··
Beğendi
·
2026 55. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 12:51
Aldous Huxley'nin "Edebiyat ve Bilim" adlı eseri, modern dünyanın iki büyük düşünce alanı olan bilim ile edebiyat arasındaki ilişkiyi sorgulayan, kültür, insanlık ve uygarlık üzerine derin tartışmalar içeren bir deneme kitabıdır. İki disiplin arasındaki ilişkiyi incelerken, aynı zamanda modern insanın akıl ile ruh arasında sıkışmış varoluşunun da sorgulamasını yapıyor. Huxley, bilimin insan yaşamını kolaylaştıran ve ufkunu genişleten gücünü teslim ederken, edebiyatın insanı insan yapan duygusal, ahlaki ve estetik derinliği koruduğunu hatırlatıyor. Teknolojik ilerlemenin baş döndürücü hızına karşı kültürel ve manevi değerlerin nasıl savrulabileceğini tartışırken, insanlığın yalnızca bilgiyle değil, anlam arayışıyla da var olduğu vurgulanıyor. Huxley'nin yaklaşımı ne bilimi yüceltmek ne de edebiyatı üstün görmek üzerine; bu iki alanın birbirini tamamlayan ve insan uygarlığını birlikte şekillendiren unsurlar olduğunu savunuyor. Bilimsel gelişmelerin insan psikolojisi, toplumsal yapı ve kültürel üretim üzerindeki etkileri incelenirken, modern çağın bireyi giderek mekanikleşen bir dünyanın içinde kendi özünü korumaya davet ediyor. Huxley'nin berrak dili, entelektüel birikimi ve eleştirel bakışı sayesinde kitap, bilim ve sanat ilişkisine dair bir inceleme olmaktan çıkarak, insanlığın geleceğine dair felsefi bir düşünce metnine dönüşüyor. Huxley, ilerlemenin yalnızca teknolojik gelişmeyle ölçülemeyeceğini, insan ruhunun da aynı ölçüde gelişmesi gerektiğini hatırlatarak, bugün hâlâ güncelliğini koruyan önemli bir uyarıda bulunuyor.
1000Kitap
Edebiyat ve BilimAldous Huxley · Epos Yayınları · 201644 okunma
Reklam
Puan vermedi·368 syf.··
2026 29. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 10:56
Bu kitabı gerçekten çok beğendim ilk başta sürükleyici bir bilim kurgu hikayesi okuyacağımı düşünüyordum ama kitap aslında insanın hayatı seçimleri ve sahip oldukları üzerine çok daha derin şeyler anlatıyor. Özellikle günlük hayatta acaba farklı bir karar verseydim hayatım nasıl olurdu diye düşündüğümüz konuyu çok güzel anlatmış. Bize sahip olduğumuz hayatın ve sevdiklerimizin değerini hatırlatıyor. Ayrıca bunu akıcı ve heyecanlı bir hikayeyle anlatıyor. Kitabın sonuna gelindikçe insan hem meraklanıyor hem de kendi hayatını sorgulamaya başlıyor. Kitap bitince ise akılda kalan en önemli düşünce mükemmel bir hayat diye bir şeyin olmadığı bazen elimizde olan şeylerin değerini ancak kaybetme ihtimali ortaya çıkınca anlayabildiğimiz oluyor.
Hayata Dair
Karanlık MaddeBlake Crouch · Doğan Kitap · 2018423 okunma
Cesur Yeni Dünya
6/10
·272 syf.··
2026 20. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 23:50
Merhaba arkadaşlar bugün sizlere bilim kurgu klasiklerinden biriyle geldim. Yeni girdiğim güzel bir grupla bu kitabı okuyup bitirdik ve değerlendirmesini yapacağız. Açıkçası kitabı hiç sevemedim bana hiç hitap etmedi. Abartılmış bir klasik olarak görüyorum, tabii bu kendi fikrim. Severek okuyanlara saygım sonsuz ama bana göre değildi hiç. Gelin kitaptan bahsedelim hemen biraz. Kitap, insanların laboratuvarlarda üretildiği, çocukluktan itibaren şartlandırıldığı ve "mutluluk" adına özgürlüklerinden vazgeçtiği bir geleceği anlatır. Teknolojinin ve bilimin aşırı ilerlediği; ancak aile, bireysellik ve duyguların tamamen yok edildiği, "cemaat, özdeşlik ve istikrar" üzerine kurulu bir geleceği anlatan dünyaca ünlü bir distopya eseridir. Romanda anlatılan Londra’da insanlar geleneksel yollarla doğmaz, kuluçka merkezlerinde tüplerde üretilir ve genetik olarak sınıflara (Alfa, Beta, Gama vb.) ayrılır. Bireyler uykudayken dinletilen ses kayıtlarıyla (hipnopedya) eğitilir ve sorgulamadan sadece tüketen, haz odaklı bireyler haline getirilir. Doğal üreme ve annelik-babalık gibi kavramlar yasak ve "pornografik" bulunur. Acı ve mutsuzluk "soma" adı verilen yan etkisi olmayan uyuşturucularla bastırılır. Sistem bu şekilde kusursuz işlerken, modern dünyanın kurallarına uymayan iki karakterin ortaya çıkmasıyla düzen sarsılır. Sistemin dışında, geleneksel bir yaşam süren bir bölgede (Vahşi Rezerv John) annesiyle birlikte büyüyen John, medeni dünyaya getirilir. Shakespeare okuyarak büyüyen John, medeniyetin sözde "mutlu" ama ruhsuz insanlarına karşı çıkar; aşk, acı çekme ve özgür irade gibi kavramları savunarak sistemin yöneticileriyle felsefi bir çatışmaya girer. Roman, toplumsal istikrar uğruna insanlıktan çıkmanın ve bireyin sistem tarafından nasıl yok edilebileceğinin en çarpıcı
Bilim-Kurgu
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173,2bin okunma
Bu hâlim Sana malûm..
7/10
·120 syf.··
2026 62. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 16:09
Ayşe Şasa'nın Şebek Romanı'nı okumadan önce hayatı hakkında birkaç yazı okumuştum. Bu yüzden kitaba başlarken ister istemez yazarı da düşünerek okudum. Ayşe Şasa'nın çocukluğu beni en çok etkileyen noktalardan biri oldu. Varlıklı bir ailede büyümesine rağmen anne ve babasından uzak kalmış. Çocukluğunu daha çok mürebbiyelerin gözetiminde geçirmiş. Maddi imkânların her zaman mutluluk getirmediğini gösteren bir hayat hikâyesi var. İlerleyen yıllarda yaşadığı ruhsal sıkıntılar ve ardından tasavvufa yönelmesi de eserlerine farklı bir derinlik kazandırmış. Şebek Romanı 2075 yılında geçen bir bilimkurgu romanı. Hikâye, artık eski kimliğini kaybetmiş ve XB21 adını almış bir şehirde geçiyor. Teknolojinin son derece geliştiği bu dünyada insanlar dışarıdan bakıldığında ilerlemiş görünse de iç dünyalarında büyük bir boşluk taşıyorlar. Kitap bu yönüyle klasik bilimkurgulardan ayrılıyor. Çünkü bilimkurgu eserlerinde genellikle teknolojik ilerleme olumlu bir gelişme olarak sunulurken Ayşe Şasa bunun tam tersini yapıyor. Bu nedenle eser aynı zamanda bir bilimkurgu parodisi olarak değerlendiriliyor. Geleceğin dünyasını anlatırken aslında günümüz insanını ve modern hayatı sorguluyor. Hikâyenin en dikkat çekici taraflarından biri bilimkurgu ile tasavvufu bir araya getirmesi. Türk edebiyatında buna çok sık rastlanmıyor. Distopik bir gelecek kurgusunun içinde insanın hakikat arayışı, maneviyat ve özüne dönüş gibi temalar yer alıyor. Kitaptaki XB21 toplumu bana köklerinden kopmuş modern insanı çağrıştırdı. Her şeyin hesaplanabildiği ve kontrol altında tutulabildiği bir düzen kurulmuş ama insanların ruh dünyası ihmal edilmiş. Kitabın adındaki şebek motifi de bu noktada anlam kazanıyor. Şebek sözcüğü bende taklit eden ve özünden uzaklaşan insan fikrini uyandırdı. Sanki yazar, kendi
Edebiyat
Şebek RomanıAyşe Şasa · Ketebe Yayınları · 2023332 okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2026 4. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 13:19
Mehmet Rauf’un Eylül adlı eserini okuduktan sonra, Türk edebiyatında neden bu kadar önemli bir yere sahip olduğunu daha iyi anladım. Roman, ilk bakışta sade bir olay örgüsüne sahip gibi görünse de aslında insanların duygularını, düşüncelerini ve iç dünyalarını oldukça derin bir şekilde ele alıyor. Bu yönüyle okurken sadece olayları takip etmiyor, aynı zamanda karakterlerin hissettiklerini anlamaya ve onların yaşadığı duygusal süreçleri hissetmeye çalışıyorsunuz. Kitapta en çok dikkatimi çeken unsur, karakterlerin psikolojik yönlerinin ayrıntılı olarak işlenmesiydi. Yazar, karakterlerin yaşadıkları olaylardan çok bu olayların onların üzerinde bıraktığı etkileri anlatmaya önem vermiş. Bu nedenle eser, hareketli ve sürekli olayların yaşandığı bir roman olmaktan çok, duyguların ve düşüncelerin ön planda olduğu bir eser olarak karşımıza çıkıyor. Karakterlerin yaşadıkları ikilemler, iç çatışmalar ve duygusal değişimler oldukça gerçekçi bir şekilde aktarılmış. Bu durum, onları daha yakından tanımamı ve bazı noktalarda kendimi onların yerine koyabilmemi sağladı. Mehmet Rauf’un anlatım tarzını da başarılı buldum. Her ne kadar kullanılan dil günümüz Türkçesine göre biraz ağır olsa da yazarın kurduğu cümleler ve yaptığı tasvirler eserin etkileyiciliğini artırıyor. Özellikle mekân ve duygu betimlemeleri sayesinde kitabın atmosferini güçlü bir şekilde hissedebildim. Bazı bölümlerde olaylardan çok karakterlerin düşüncelerine yer verilmesi nedeniyle okuma temposu yavaşlasa da bu durum eserin vermek istediği duyguyu daha iyi anlamama yardımcı oldu. Romanı okurken insanların ilişkilerinde yaşadıkları duygusal karmaşıklıkların aslında zaman geçse de çok fazla değişmediğini düşündüm. Eserde ele alınan sevgi, özlem, mutluluk, hayal kırıklığı ve kararsızlık gibi duygular günümüzde de
İnceleme
EylülMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202150bin okunma
Reklam
Reklam