Selam kitap dostlarımm
Bugün sizlere duygu dolu, samimi ve sıcacık bir kitapla geldim. Demli Keder, kimi zaman şiirlerin dizelerinde, kimi zaman kısa hikâyelerde, kimi zaman da duygu dolu mektupların satır aralarında karşımıza çıkan bir iç yolculuk.
Bu kitapta kendinizden mutlaka bir parça buluyorsunuz.
Bazen özlemin içinde, bazen yalnızlığın kıyısında, bazen de hayatın telaşı arasında kaybolmuş duygularınızda...
Yazar; farkındalık, kabulleniş, sevgi, mutluluk, sadakat, yalnızlık ve insan ilişkileri üzerine içtenlikle kaleme aldığı yazılarla okuru kendi dünyasına davet ediyor.
Günümüzün bitmek bilmeyen koşuşturmacasında durup nefes almayı, kendimizi dinlemeyi ve hayatın küçük güzelliklerini fark etmeyi hatırlatıyor.
Kitabın en sevdiğim yanlarından biri, sohbet eder gibi ilerleyen anlatımı oldu.
Sanki yazar karşınıza geçmiş, bir fincan çay eşliğinde içini döküyor ve siz de onun en yakın sırdaşı oluyorsunuz.
Özellikle günlük yaşamın içinde fark etmeden kaybettiğimiz sakinliğimizi, sürekli bir yerlere yetişmeye çalışırken unuttuğumuz dinlenme ihtiyacımızı anlatan bölümler oldukça etkileyiciydi.
Kitap; kısa yazılarla başlayıp şiirlerle devam ediyor, ardından duygu yüklü mektuplarla son buluyor.
Şiirlerde ise aşk, özlem, bağlılık, umut, yalnızlık ve içsel sorgulamalar ön plana çıkıyor.
Sevilen bir insana duyulan derin sevgi, geçmişte kalmış aşklar ve insanı hayata bağlayan küçük umutlar satırlara yansıyor.
Yazarın dili oldukça sade ve akıcı. Bazı sayfalarda yer alan görseller de kitaba ayrı bir güzellik katmış.
Yarım kalmış cümleler, söylenemeyen duygular ve sessizliklerin arasına gizlenmiş hisler, kitabın ruhunu oluşturan en önemli unsurlardan biri.
İçten, samimi ve duygulara dokunan kitapları seviyorsanız, Demli Keder'e mutlaka bir şans vermenizi öneririm.