Kötülük nedir? Birçok kez gördüğün şeydir. Şunu aklından çıkarma: Olup biten her şey, birçok kez gördüğün bir şeydir. Nereye baksan hep aynı şeyleri göreceksin; antik tarih, daha sonraki çağların tarihi, yakın zamanın tarihi onlarla doludur; şimdi de kentlerimizi, evlerimizi onlar dolduruyor. Yeni olan hiçbir şey yok: Her şey kendini yineliyor ve hemen geçip gidiyor.
Benim açımdan Abidin Dino'nun arkadaş olarak en değerli yanı yaşamı güzelleştirmesi, zenginleştirmesiydi. Ne yazık ki, çoğumuza hiç nasip olmayan bir yetenektir bu. Ne yapıp yapıp, en güzel şeyleri bile sıradan bulmanın, hattâ çirkinleştirmenin bir yolunu buluruz çoğumuz. Abidin ise bir yaşam ustasıydı. Bir kır gazinosunda yenilen kötü bir omletle söğüş domates, içilen ılık bira, onun bu yeteneği sayesinde görkemli bir şölene dönüşürdü. Öyle şeyler görür, öyle şeyler söylerdi ki, Karaköy'den Kadıköy'e vapurla bir geçiş, Pasifik Okyanusu'nun adaları arasında bir yolculuk kadar olağanüstü bir hal alırdı.
Okumuyorsak, hayatımızda kitabın iki cümlelik yeri olmamışsa, bir anlamı da olmaz, bir eksikliği de. Büyük çoğunluk nasıl yaşıyorsa öyle yaşar gideriz dünyadan: kendimize tapınarak, yaptığımıza hayran, hayatımızı biricik sanarak...