Belki aşk değil ama ilişki çoğu zaman sınıfsaldır. Her engeli aşan, bir anda duvarları yıkan aşk, sürekli bir ilişkiye, düzenli bir beraberliğe dönüşünce bütün kültürel duvarlar, bir zamanlar göze görünmeyen sınırlar olanca katılığıyla ortaya çıkıverir
Aşıkken kalbiyle görür kadınlar. Tutku dindikten, aşk şarabı kana kana içildikten sonra sıra kendini güvence altına almaya gelir. İşte o zaman kadınların zekâları adeta zalimleşir, acımasız olurlar.
Ah bu kadınlar ahhh... Ne çok seviyoruz sevilmeyi, özel olmayı, sevildiğimizi hep hissetmeyi. Bu durum fizik kanunları kadar net ve kesin bir durum ve dünya durdukça biz kadınlar isteklerimizden, bu tutkularımızdan hiç vazgeçmeyecegiz.