Yakın bir zamanda gerek sosyal medyada gerekse birçok insan Kürdistan'ın kurulması adı altında özgürlük arayışı içerisine girmekle beraber birçok sorunla karşı karşıya kalınmıştır. Gerek hükümet gerekse milliyetçi gruplar arasında çıkan sorunlar küçük boyutlarda kalmıştır. Bu yazımda da Kürdistan kurulursa ne gibi sorunlar olacağını, 1918-1939 yılları arasındaki halef devletler ve iktisadi olarak yayılımcılıkla beraber radikalizmin körüklenmesi ile oluşacak düşünce deneyleri olacaktır.
Birden fazla milletin olduğu devletlerde her daim azınlıkların bağımsızlık arayışı tarihin her seyrinde karşımıza çıkmıştır. Akdeniz devrimleri, Güney Amerika devrimleri ve 1848 devrimleri buna örnek gösterilebilir. Bu devrimlerin oluşturacağı sorunları bitirmek için birçok devlet adamı 1815 Viyana Kongresi ile ortak hareket etmeye çalışmış ve kurulan imparatorluk ittifakları ile kontrol altına alınmıştır. Ama gerek mekik diplomasisi gerekse güçten düşen Avrupa ve Alman siyasetinin değişimi ile bu süreç bitmiş ve Birinci Dünya Savaşı'na girilmişti. 1918 yılında ise 4 imparatorluk yıkılmış ve yerine bölgesel veya milli devletler almıştı. Özellikle Avusturya ve Macaristan İmparatorluğu; Çekoslovakya, Yugoslavya, Avusturya ve Macaristan devletleri ortaya çıkmış, bununla beraber Polonya ve Romanya devletlerine de toprak kazandırmıştır. Savaş öncesi durumda imparatorluk üzerinde bağımsızlık veya özerklik isteyen Çek, Macar, Hırvat, Slovak, Ruten gibi azınlıklar isteğine ulaşmıştır, aynı Kürtlerin istediği gibi. Lakin özgürlüğü kazanmak kolay kısmıydı, asıl zor olan özgürlüğün korunmasının zorluğuydu. 1918-1936 yılları özgürlüklerinin en buhranlı yıllarını teşkil edecekti. İmparatorluklar sadece küresel güçler değil, aynı zamanda büyük iktisadi alanlarıdır. Örneğin Avusturya-Macaristan