İppolit ..
“Kolomb Amerika’yı keşfettiği anda değil, onu keşfederken mutluydu.” … “Önemli olan yaşamdır, yalnızca yaşam… onun keşif süreci, sürekli ve bitmek tükenmek bilmeden yaşamı keşfetme çabası, yoksa keşfetmiş olmak değil…” … “ Bir insanın kafasında doğan dahice veya yeni her düşüncede, hatta ciddi her düşüncede, onu anlatmak için ciltlerce kitap yazsa, otuz beş yıl sözlü olarak anlatmaya çalışsa yine de kafasından bir türlü dışarı çıkmayan, ömür boyu içinde kalacak, başkalarına anlatamayacağı bir şeyler her zaman vardır. Böylece belki de en önemli düşüncelerini, düşüncelerinin o bölümlerini hiç kimseye tam olarak anlatamadan ölür.”
Sayfa 500·Kitabı okuyor
İppolit Kirilloviç konuşmasına sinirli bir ürperti içinde, alnıyla şakaklarından ter boşanarak, nöbet geçirir gibi bir halde başladı. Bunları sonradan kendisi söylüyordu. Bu konuşmayı tam bir chef d'oeuvre,⁴² hayatının chef d'oeuvre'ü, kuğunun son şarkısı sayıyordu. Gerçekten, dokuz ay sonra veremden giden İppolit Kirilloviç ölümünü önceden kestirebilseydi, son şarkısını söyleyen kuğuyla yaptığı benzetmede ne kadar haklı olduğunu anlardı. Konuşmasına bütün kalbini, olanca zekâsını döktü. Medeni duygulara ve "belalı" konulara da kişiliğine göre yabancı olmadığını göstermişti fukara... Konuşması bütün gücünü içten oluşundan alıyordu. İppolit Kirilloviç sanığın suçluluğuna yürekten inanmıştı. Görevi gereği değil, işlenen suç için "öç alma" isteğiyle, "topluluğu korumak" amacıyla suçlamıştı onu. Hatta İppolit Kirilloviç'e düşmanca duygular besleyen bayanlar çevresinde bile konuşmasının uyandırdığı olağanüstü etki inkâr edilemedi. Okumaya çatallı, zaman zaman kopuveren bir sesle başladı, ama az sonra sesi kuvvetlendi, bütün salonu doldurdu. Bitirdiği zaman neredeyse bayılacak haldeydi. — Sayın jüri üyeleri, diye başladı Savcı. Rusya çapında ilgi uyandıran bu davanın bu kadar üstünde durulacak, dehşete düşülecek nesi vardı, düşünmek gerekir; özellikle, böyle olaylara artık iyice alışmış olan bizim toplumumuz için! Esasen işin en korkunç tarafı bu derece meşum olayların bile bizim için dehşetini kaybetmiş olması. Falanca filancanın işlediği suçun değil, fakat bütün bunları kanıksamış olmamızın korkusunu duymak zorundayız. Böyle davranışlara, hiç de parlak olmayan bir yarına götüren bugünün bu çeşit olaylarına karşı kayıtsızlığımızın, onları hafiften almamızın sebeplerini nerede aramalı? Sinizmimizde mi, henüz pek genç toplumumuzda mı? Temellerine kadar sarsılmış ahlâk
Sayfa 923·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Müteveffa İppolit İppolitıç dürüst bir aptaldı; bütün ahbapları ve öğrencileri onun kim olduğunu ve ondan ne beklenebileceğini bilirdi; Nikitin ise, tıpkı Çek gibi, aptallığını gizleme becerisine sahipti ve kendisinde, çok şükür, bir sorun yokmuş gibi yaparak ustalıkla kandırabiliyordu herkesi. Bu yeni düşünceler Nikitin'i korkutuyor, onları reddediyor, aptalca olduklarını söylüyor ve her şeyin asabiyetten ileri geldiğine, kendinin de kendi haline güleceğine inanıyordu...
"Sayın jüri üyeleri, tabiata karşı işlenen bir suçun öcü insan adaletinden daha zorlu oluyor." Savcı İppolit Kirilloviç
Prens Ippolit, "La femme est la compagne de l'homme, "49 49 Kadın erkeğin yoldaşıdır.
Sayfa 241 - Savaş ve Barış 1·Kitabı okudu
Dünyayı Güzellik Kurtaracak
cehennemin öteki dünyada değil, burada yanı başımızda olduğuna inanan İppolit, insan olmanın tanım itibarıyla acı çekmek anlamına geldiğini ve bunun ötesinde pek de bir şey beklemememiz gerektiğini söyler bize. O zaman, "dünyayı güzellik kurtaracak" ifadesi sadece bir safsata mıdır? Kulağa hoş geliyor, diye söylenmiş bir şey midir?
Sayfa 297·Kitabı okudu