İshak Üzgün

İshak Üzgün

, bir kitap okudu
6/10
·278 syf.·
4 günde okudu
·
2020 26. kitabı
Jane Caplan
7.6/10 · 67 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Evet,Robot Amca." Konuşan robot buna cevap olarak deli gibi guruldadı,anlamsız sesler çıkardı.Kendisini belli bir obje olarak değil de,bir grubun elemanı olarak tanıtan bu radikal genellemeyi kaldıramamıştı.Görevini yerine getirip böylesi bir kavramı hazmetmeye çalıştı,yarım düzine bobini yandı [syf.31] .... "Güneş sisteminin diline güşeceğiz,Greg." [syf.40] .... "Evet,sahip." ... Dünya'da robotlar yasaklanmak üzere olduğu dönemlerde piyasadaki konuşan ilk robptlar böyleydi.Üreticiler insanların güvenini kazanmak için makinelere kölelik kompleksi yüklediler. [syf.42] .... "Deh" dedi Donovan,ardından topuklarıyla robotunu mahmuzladı. [syf.47] .... Cutie: "Bence bunun daha mantıklı bir açıklaması olmalı.Sizin gibilerin beni yaratmış olabileceğine pek inanmıyorum." Dünyalı'yı birden gülme tuttu."Dünya aşkına,nedenmiş o?" "İçgüdü diyelim..." ... "Son iki gün boyunca iyice düşünüp taşındım,ve çok ilginç sonuçlara ulaştım.Öncelikle sakıncasız bulduğum tek varsayımdan yola çıktım.Ben şahsen varım,çünkü düşünüyorum." ... "Kendinize bir bakın," dedi sonunda."Küçümsemek istemiyorum ama lütfen gidin bir bakım kendinize!Yumuşak ve gevşek bir maddeden üretilmişsiniz,güçsüz ve dayanıksızsınız,ihitiyavınız olan enerjiyi,organik maddeleri verimsiz yöntemlerle okside ederek kazanıyorsunuz.Meseka şöyle..."Kınayan bir tavırla Donovan'ın sandviçinden geriye kalanları gösterdi."Düzenli aralıklarla komaya giriyorsunuz ve sıcaklık,hava basıncı,nem ya da radyasyon yoğunluğundaki en ufak bir değişim,etkinliğinize darbe vuruyor.Derme çatma varlıkarsınız." ... "Sizi seviyorum.Düşük kalite yaratıklarsınız,mantık beceriniz zayıf ama size kanım ısındı.Efendimiz'in isteklerini yerine getirdiniz,bunun için ödüllendirileceksiniz.Artık görevinizi tamamladığınıza göre muhtemelen çok
Gerçek şu kş karaklı bir ifadenin karşısında ancak devamlı bir güç durabilir.Tutkularımız ise doğası gereği geçicidir;ne kadar şiddetli olursa bir o kadar kısa sürer. [syf.13] .... Jourdan'in söylediği gibi kitaptan örnekler almak,kendini inceleyip kişisel örnekler bulmaktan daha kolaydır.Malesef araştırmak yerine ezberlemeye yönelirler. [syf.17] .... Bir dâhinin kafasındaki fikir genellikle bir gençlik hayalinde ya da yaşanmışlıkta gizlidir.Bir yerlerde okunmuş birkaç satır,hayata dair bir anı,bir yerlerden kalan mutluluk ifadesi,irticalen söylenen bir söz bereketi anlaşılmayan bir fikre kaynak oluverir.Fikir o güne kadar ulaşan her şeyden beslenir.Seyahat,muhabbet,iki satır yazı,ona yoğuracağı ve kendine mal edeceği aynı zamanda güçleneceği kaynağı sağlar.İşte tam da bu şekilde Goethe,Faust eserini oluşturmak için tam otuz yıl boyunca yanında dolaştırı.Bu süre boyunca tohum toprak altında olgunlaşmakta,büyümekte,gitgide derine inip kök salmakta,diplerde ihtiyacı olan şaheseri oluşturan can suyunu arayıp bulmaktadır. [syf.25] .... İrademiz müdahale etmediği müddetçe hayatımızı dürtülerimiz şekillendirir.Tıpkı Dünya'nın Güneş etrafında dolanırken izlediği yörüngeyi sorgulamadığı gibi modayı,fikirleri sorgulamadan takip ederiz. [syf.29] .... Dünya üzerinde tüm değerler gibi ahlâki özgürlük de siyasi özgürlük de uğraş vermeyi ve savunmayı gerektirir.Yoğun uğraşların,sebatın ve de becerilerin meyvesi okacaktır.Özgürlüğü hak etmeyen hiç kimse özgür olamaz.Özgürlük ne bir hak ne de bir olgudur,o bir ödüldür.Mutluluk için en elzem en büyük ödüldür.Bir manzara için güneş ışığı neyse hayatın tüm olaylarında da ögürlük öyledir.Ayrıca ona ulaşamayan,hayatın tüm güzelliklerinden mahrum kalır. [syf.30] .... Hayvanlarla aynı olan anlık bir spazm,nasıl olur da doğa,sanat,anne
Soluk ve ilgisiz ışığını rasgele her tarafa dağıtan ve yeryüzünün en korkunç hadiseleri karşısında bile alaycı sakinliğini muhafa eden bu parlak cisim,biraz evvel denizde Ömer'le beraber seyrettikleri ve insanı kendinden geçecek kadar sarhoş eden o güzel ve manalı ay mıydı? .... "Bana istenecek bir şey söyle ,uğruna can verilecek bir şey söyle,hemen dört elle sarılayım..." "Hayatta hiçbir şey,uğrunda ölmek için istenmez.Her şey yaşamamız için olmalıdır.Hatta biraz ileri gideyim,kendi yaşamımız için...Sen kafanın içindeki yokluğa o kadar saplanmışsın ki,derhal uğrunda can feda edecek bir şey arayarak ikinci bir yokluğa düşmek istiyorsun!Yaşamak,herkesten daha iyi,herkesten daha üstün yaşamak,insanlara hakim olarak,kuvvetli,belki de biraz zalim olarak yaşamak...Dünyada bundan başka istenecek ne vardır?Hayatını bu gayeye vakfet,görürsün,nasıl birdenbire canlamacaksın!" .... "...Bazen çocuklara kitap parası kalmaz...En büyüğü dayatıyor,ona vermeye mecbur oluyorum,fakat ötekilerin dördü de kız,onların elinden ağlamaktan başka bir şey gelmiyor.Ben onları karşıma oturtur,kitap dedikleri şeyin lüzumsuzluğu üzerine vaaz ederim.Dersleri zihninize kaydedin,derim,sonra benim bile ciddi kastetmediğim bu laflara onların nasıl inanarak kulak verdiklerini gördükçe hem gülesim hem ağlayasım geliyor.Bu dairede de böyle: Birkaç kurnaz ve işbilirin yanında bir sürü de koyunlar var...Yaşamak ve yeryüzünde üç adımlık bir yer işgal etmekle mühim bir iş yaptıklarını zannederler.Kimisi gençliğine mağrurdur; kimisi ihtiyarlığına ve tecrübesizliğine dayanıp böbürlenir; kimisi eskiden neydim diye övünür;kimisi ilerde neler olacağını sedirerek itibar kazanmak ister.Hepsi birden içyüzünü asla anlamadıkları bu değirmenin içinde yuvarlanıp giderler." .... "Fakat nasıl inanmalı?..Kendine