"في القلب نارٌ وحسرات، لا يُطفئها إلا الرِّضا بأمره، ونهيه، وقضائه، ومعانقة الصبر على ذلك، إلى وقت لقائه جل جلاله."
“Kalpte bir ateş ve bir keder vardır ki, o ateş ve kederi O’na -azze ve celle- kavuşana dek, emir buyurduğu yahut men ettiği şeyde kaderine râzı olmak ve bunun için sabra sarılmaktan başkası söndürmez.”
Laikler 'isteyen başını örtsün, isteyen açık saçık giyinsin ve kimse kimseye karışmasın' diyorlarsa bunu anlayabilirim. Fakat bir İslamcı böyle söylerse, ya dini bilmiyor ya takiyye yapıyor demektir.
Kalabalığı sevmek, kalabalıkta erimek değil çocuğum, kalabalığı
aydınlatmak. Işık olmak için yanmak lâzım. Yıldızlaşmak kolay değil.
Brahman olarak doğanların paryalığa hakkı yok.
“Heyecanlarımı hep gelecekteki günler için saklamıştım; babam öldüğü zaman yeteri kadar üzülmemiştim, mezarın başında küçük ayrıntılara takılmıştım. Bir ağacı, kuşu filan seyrederken değil, düşünürken sevmiştim.”