Bizi kıskanıyorlar, deniyordu çarșıda, pazarda ve evlerde, aynı sözler radyolarda, televizyonlarda yankılanıyor, gazetelere de yansıyordu, bizim vatanımızda ölünmemesini kıskanıyorlar, bu yüzden kendileri de ölmemek için topraklarımızı işgal ve ilhak etmek istiyorlar.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Doğa tarihi açısından asıl evrensel ve "normal" olan şey yumurta bırakmaktır. Yumurtayı bedenin içinde tutmak, orada çatlamasına izin vermek ve rahim duvarına yabancı bir organizmayı bağlamak biyolojik olarak tam bir deliliktir; çünkü fetüs içeride anneye her türlü ciddi hasarı verebilecek istilacı bir parazit gibi hareket eder. Hamilelik, kutsal ve soft bir pembe masal değil; bir organizmanın diğerinin dokularını işgal ettiği, kanını emdiği ham, karanlık ve biyomekanik bir et fabrikası operasyonudur.
Gerçek teröristler dünyanın öbür ucundan gelip Afganistan'ı işgal edenler miydi; yoksa ülkelerini işgal edenlere karşı evlerini, topraklarını korumaya çalışanlar mı? Gerçek teröristler insansız savaş araçlarıyla çoluk çocuk demeden insanları katledenler miydi; yoksa ellerindeki kıt imkânlarla canlarını korumaya çalışanlar mı?
Dünya öyle bir hale gelmişti ki ne yazık ki terör listelerini bile artık dünyanın en azılı teröristleri hazırlıyordu.
Öyle duyumlar vardır ki aslında birer uykudurlar; bir sis tabakası gibi aklımızı tamamen işgal eder, düşünmemize de, hareket etmemize de engel olur, varlığımızı açıkça sürdürmemize izin vermezler. Gece uyumamışız gibi, düşten kalma bir şeyler içimizde yaşamayı sürdürür ve gündüz güneşinin verdiği bir uyuşukluk, duyuların durgun düzeyini ısıtır.
İsrail Devletinin kurulmasının hemen ardından, 48 Arap-Israil Savaşı parlak verdi. Bu süreçte yüzlerce Filistinli katledildi. Yüz binlerce Filistinli yurtlarından sürüldü. İsrail'in, 1948 de Filistin topraklarını işgal etmesi sürecinde yurtlarını terk etmek zorunda kalan Filistinliler için o günün anlamı "Nakba", Türkçe karşılığı ile Büyük Felakettir: Her yıl 15 Mayıs tarihinde Nakba gününde yaşadıklarını tüm dünyaya haykırıyorlar.
Nakba anmalarında sembol hâline gelen en önemli objelerden
biri, ayrılmak zorunda kaldıkları evlerinin anahtarları... Bir gün o anahtarlarla evlerinin kapılarını açacaklarına inanıyorlar. Anahtarlar artık sadece ellerinde değil, çizdikleri pankartlarda, yaptıkları anıtlarda... Çünkü bu anahtarlar tüm Filistinliler için geri dönüşün umudunu taşıyor.