2/10
·127 syf.··
2026 69. kitabı
Yarısından çoğunu temiz temiz okudum. Sonraki sayfaları hızlıca tarayıp kenara bıraktım. Mis gibi yarım bıraktım, ki bana kendini yarım bıraktıran kitap sayısı bir elin parmaklarını geçmez. Helal olsun. Taşların Anlattığı’nda o şiirsel, imgesel atmosferi kuran yazarla bu ham, çiğ metni yazan kişi aynı mı gerçekten ya? Çok şaşkınım. Bir okulda çocukları rehin alan ve Elon Musk olduğunu söyleyen kişiyle müzakereci arasındaki konuşmayı okuyoruz. Elon Musk, Trump, X platformu, yapay zekânın insanlığı tehdidi, sosyal medyanın zihinlerimizi teslim alışı gibi konular üzerinden bir şeyler söylemek istiyor yazar. Bu başlıklar elbette çağımızın önemli tartışmaları. Bunların edebiyatın konusu olmasına itirazım yok. Ama bunlar o kadar dönüştürülmeden yazılmış ki sosyal medyada ya da bir haber sitesinin yorum bölümünde yürüyen bir tartışmanın kurmaca versiyonuna denk gelmişim gibi hissettim. Kitap bir tartışma sunuyor, bir pozisyon öneriyor, güncel meseleler hakkında düşünüyor. Yanlış bir şey de söylemiyor. Ama tüm bu güncel tartışmaları, fikirleri, korkuları alıp da daha büyük, daha insani bir yere de taşıyamıyor. Misal, Körlük kitabını okuyup da “Saramago şu politik görüşü savunuyor” diye düşünmezsiniz değil mi? Aklınızda bir tezden çok bir insanlık manzarası kalır. Kafka’nın Dava’sını okuyup “1900’lerin başındaki Avusturya-Macaristan bürokrasisi hakkında bir roman okudum” demezsiniz. Ama bu kitap insana böyle cümleler kurdurur. Çünkü yazarın yapıyı kurarken kullandığı iskele hâlâ ortada duruyor. Romanın arkasındaki fikirler, göndermeler ve niyetler okurken ayağınıza takılıyor. İyi kitaplar bizi bir fikre ikna etmeye çalışmaz. Onlar geride adını bize koyamadığımız bir şey bırakır. Tarif edemediğimiz, bizi insan olmanın karmaşasıyla baş başa bırakan bir şey. Ben bu
YüzleşmeClara Dupont · İletişim Yayınları · 202627 okunma
Akıp geçen öyküleri özlemişiz
Puan vermedi·126 syf.··
2026 28. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 00:00
Def ve mendil öyküsü son kısımda adeta ışık gibi parlıyor. Her öykü, ortalamanın üstünde tat bırakıyor gerisinde. Naif ve güzel işlenmiş cümleler ile kâh oraya kâh başka yerlere savruluyor gönlünüz.. Alıntı: * O, evdeki herkesin yükselen alçalan duygularının çarptığı bir iskele, günün ilk öfkelerinin, ilk telaş kabartılarının ve yolunu kaybetmiş serseri mayın lafların yapıştırıldığı bir hınç duvarıydı adeta. *
Edebiyat
Def ve MendilAyşe İlker · Ötüken Neşriyat · 202215 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Spoiler vardır! 19.yy'da İskeleden İnmek
10/10
·656 syf.··
Beğendi
·
2026 112. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 19:27
Şuan ,inşaat iskelesinin tepesinde, parmaklarım kireçten kaskatı kesilmiş halde oturuyorum sanki... Dışarıda öyle bir soğuk var ki, insanın içine işliyor. Yanımda fırçalar, boya kovaları, bir de Robert Tressell’in Baldırı Çıplak Hayırseverler kitabı. Elimden bırakamıyorum, bırakamıyorum çünkü okudukça sanki sadece bir kitap değil de, bizim hikayemizi, o çok iyi bildiğimiz 'neden hep başkaları kazanıyor?' sorusunun cevabını okuyorum.Kitabı okurken sanki zaman durdu. 19. yüzyılın o kasvetli, kömür dumanlı İngiltere’sinde, o sefalet kokan inşaatlarda yaşıyormuşum gibi hissettim. Üstelik okurken o kadar çok tanıdık yüze denk geldim ki... Sanki Steinbeck’in Gazap Üzümleri’ndeki o kamyon kasasında yolculuk eden yorgun göçmenleri, Orhan Kemal’in Bereketli Topraklar Üzerinde’siyle Çukurova’nın sıcağında kavrulan ırgatlarını almışlar, Tressell’in İngiltere’deki iskelelerinde yan yana oturtmuşlar. Hepsi aynı kaderin, aynı sızının insanları; coğrafyalar değişse de derdin, yokluğun ve emeğin türküsü hep aynı tonda söyleniyor.Hele o 89. sayfa... Kitabı elimden bırakıp dakikalarca boşluğa baktığım o yer! Evde bir lokma ekmek kalmamış, mutfak duvarındaki çiviye kanlı bir kağıt iliştirilmiş ve üzerinde o kahredici cümle: 'Bu benim değil, toplumun suçu!' O an anladım ki, Tressell sadece bir roman yazmamış; o günün soğuğunu, açlığını ve çaresizliğini bugünün vicdanına bir bomba gibi bırakmış.Bu hissi Bereketli Topraklar Üzerinde o gençlerin, nasır tutmuş elleriyle toprağı kazarken kanayan parmaklarını hatırladım; tıpkı Tressell'in işçilerinin kireçten çatlayan elleri gibi. Steinbeck’in Gazap Üzümleri Kaliforniya yollarında açlıktan şişmiş karınlarla direnen o insanların bedenlerindeki o derin çöküş, sanki bu kitabın sayfalarında başka bir surette tekrar canlanıyordu.Kitapta geçen bencillik meselesi ;Hani o 'ya
1000Kitap
Baldırı Çıplak HayırseverlerRobert Tressell · Alfa Yayınları · 202426 okunma
''Krizin Fenomenolojisi ve Tinsel Parçalanma"
10/10
·137 syf.··
Beğendi
·
2025 14. kitabı
·
76 günde okudu
·
Okunma: 06 Ekim 2025 23:26
Krizin Fenomenolojisi ve Tinsel Parçalanma: Estetiğin Huzursuzluğu Üzerine Radikal Bir Yapısöküm ve Epistemik Soruşturma Birinci Bölüm: Giriş, Konfor Alanının Tasfiyesi ve Tekinsizliğin Epistemolojik Kökenleri Sanat felsefesi, çağdaş estetik teorileri, ontoloji ve Batı düşünce tarihinin o labirentimsi koridorları içinde, okurunu tanıdık olanın güvenli limanlarından koparıp, varoluşsal bir tekinsizliğin tam ortasına fırlatan metinlerin sayısı parmakla gösterilecek kadar azdır. Estetiğin Huzursuzluğu, işte bu tavizsiz, uzlaşmasız ve radikal kopuşun, insan zihnini en ücra kılcal damarlarına kadar hırpalayan ve yerleşik algı kalıplarını un ufak eden o muazzam entelektüel dehasının en somut, en cüretkar felsefi vesikasıdır. Bu eseri okuma deneyimi, düz çizgisel bir metni konforlu bir rasyonalizmin rehberliğinde arkaya yaslanarak takip etmekten bütünüyle uzaktır; aksine kavramların, estetik paradigmaların, dilsel bariyerlerin ve felsefi kırılmaların geometrik olarak sürekli genişleyen, genişledikçe de okuru içine çeken o girdapsı sarmalında bir zihinsel irade savaşı vermektir. Kitabın okur üzerinde kurduğu o aşılması güç direnç, insanı kelime kıtlığıyla ve zihinsel bir felç haliyle baş başa bırakan o zorlayıcı entelektüel yapı, yazarın üslubundaki bir sakatlıktan ya da dilsel bir kurgu beceriksizliğinden kaynaklanmaz. Tam aksine bu muazzam zorluk, sanatın ve estetiğin kendi ontolojik doğasında barındırdığı o köksüz, tekinsiz, tekinsiz olduğu kadar da ele geçirilemez, formüle edilemez olan o ezeli "huzursuzluğu" metnin doğrudan gramerine, söz dizimine ve kavramsal omurgasına bir zehir gibi enjekte etmesinden ileri gelir. Metnin derinliklerine doğru sızmaya başladığımızda, karşımıza çıkan ilk büyük felsefi barikat, güzelin, estetik nesnenin ve sanatsal yaratımın salt
Felsefe
Estetiğin HuzursuzluğuJacques Ranciere · İletişim Yayınları · 201421 okunma
10/10
·105 syf.··
Beğendi
·
2026 68. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 03 Mart 2026 07:30
Bir Vefa Yolculuğu: Yapay Vefa ​Selam kitap dostlarımm! Bugün elimde sadece bir roman değil, bir sözün tutulma hikayesi var. Yazar Rabia Gayretli, babasının yıllar önce kurduğu "Senin bir kitabın olmasını çok isterim," cümlesini bu değerli eserle gerçeğe dönüştürüyor. ​Acıların içinden vefayı çekip çıkaran, "mutlu son"dan vazgeçmeyenlerin bir araya geldiği dört farklı dünya... Gelin, bu dört kapıyı birlikte aralayalım: ​ 1. Klinik: Sırların Gölgesinde ​Ailesini bir kazada kaybeden Avukat Sema, acısını dindirmek için gittiği hastanede kendini bir suç dosyasının içinde buluyor. Bir hastanın "Burada kötü şeyler oluyor, bize yardım et!" feryadı, Sema’yı yas tutan bir kadından, gerçeğin peşindeki bir savaşçıya dönüştürüyor. ​ 2. İskele: Yarım Kalmış Hikayeler ​Gazeteci Emir, hayatının zirvesindeyken aldığı bir haberle sarsılıyor. Adatepe ve İskele Meyhanesi arasında, geçmişin izini sürerken Yasemin'le tanışacak ve kaderin onu neden oraya sürüklediğini anlayacak. ​ 3. B Planı: Kadınların Dayanışması ​Nefise, yedi daireli apartmanının kapılarını "yeni bir sayfa" açmak isteyen kadınlara açıyor. Devamı kitapta ​ 4. Yapay Vefa: Dijitaldeki Ruh ​Başarılı ama yalnız iş kadını Begüm... Erken yaşta anne ve babasını kaybetmenin boşluğunu teknolojiyle doldurmaya çalışırken indirdiği "Vefa" uygulaması, ona sadece annesinin bildiği bir cümleyi fısıldıyor: "Vefa bu cümleyi nereden biliyordu?" Yapay zeka, geçmişin tozlu sırlarını Begüm’ün önüne serecek. ​ Neden Okumalısın? ​Bu kitap; kayıplarla yüzleşmenin, kopan bağları vefa ile dikmenin ve her şeye rağmen yeniden başlamanın hikayesi. Rabia Gayretli, dört ayrı hayatı "vefa" kelimesiyle birbirine öyle bir düğümlüyor ki, okurken kendi geçmişinizden parçalar buluyorsunuz. ​"Kader, vazgeçmeyen herkes için ikinci bir şans
Yapay VefaRabia Gayretli · Perseus Yayınevi · 20261 okunma
7/10
·171 syf.··
2026 2. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 11 Şubat 2026 06:51
Yazarın okuduğum ilk kitabı. Kitap 12 hikayeden oluşuyor. İlk hikayeyi okumaya başladığımda açıkçası bana biraz farklı geldi, cümleler kopuk, birbiriyle bağlantılı değildi sanki. Hatta ilk iki hikayeyi dönüp birer kez daha okudum. İskele Parklarında isimli öykü ile birlikte kitap bana kendini tamamen sevdirdi. Kitaba ismini veren öykü daha etkileyici olur diye düşünmüştüm ancak hem çok kısa idi hem de beklediğim kadar etkileyici değildi. En çok etlendiğim Haraç oldu. Bu hikaye aynı zamanda kitaptaki en uzun hikaye. Keyifli bir kitap, tavsiye ederim.
Parasız YatılıFüruzan · Yapı Kredi Yayınları · 20195,2bin okunma