Philipp Mainländer
Bu talepten adiller ve adaletsizler, merhametliler ve katı yürekliler, kahramanlar ve suçlular ürküp geri çekilir; İsa'nın da dediği gibi, ana rahminden hadım olarak doğmuş olan o birkaç kişi müstesna, hiçbir insan istencinde tam bir dönüşüm deneyimlemeden bu talebi seve seve yerine getiremez. Şimdiye kadar ele aldığımız tüm dönüşümler, istencin tüm tutuşmaları, yaşamı istemeye devam eden bir istencin modifikasyonlarıydı; kahraman da, Hristiyan azizi gibi, yaşamını sadece feda etti—yani ölümü hor gördü—çünkü karşılığında daha iyi bir yaşam elde etti. Şimdi ise istencin ölümü sadece hor görmesi değil, onu sevmesi bekleniyor; çünkü iffet (bekarlık), ölümün sevilmesidir. Haddini aşan bir talep! Yaşama istenci yaşamak ve var olmak, var olmak ve yaşamak ister. Sonsuza dek yaşamak ister ve varlıkta ancak üreme vasıtasıyla kalabildiği için, temel arzusunu (isteme eylemini), yaşama istencinin en eksiksiz onaylanması olan ve yoğunluk ile güç bakımından diğer tüm güdüleri ve arzuları fersah fersah geride bırakan cinsel güdüde yoğunlaştırır. Şimdi, doğanın her dürüst gözlemcisine düpedüz yenilmez görünen bu cinsel güdüyü insanın nasıl alt etmesi, bu talebi nasıl yerine getirmesi bekleniyor? Sadece büyük bir ceza korkusu ile tüm avantajlardan daha ağır basan bir kazancın birleşimi, insana onu alt edecek gücü verebilir; yani istenç, net ve tamamen kesin bir kavrayışla tutuşturulmalıdır. Bu, yukarıda zaten zikredilmiş olan, var olmamanın var olmaktan daha iyi olduğu kavrayışı ya da yaşamın cehennem, mutlak ölümün o tatlı ve durgun gecesinin ise cehennemin yok edilişi olduğu kavrayışıdır. Ve tüm yaşamın acı olduğunu; hangi formda ortaya çıkarsa çıksın, özü gereği mutsuz ve ıstıraplı olduğunu (ideal Devlette bile) net ve şüpheye yer bırakmayacak şekilde kavramış olan; bu yüzden
Felsefe
Yardım isteme, kimseye muhtaç olma çünkü gerektiğinde yanında olmayacaklar.
Hayata Dair
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Tiksinti nedir bilmez onlar, bizim duygularimiza sahip degiller.”
Kişinin yaşamı tıpkı bir sarkaç gibi ızdırap ve can sıkıntısı arasında gider gelir. “Bütün acı ve azaplar cehenneme yerleştirildikten sonra cennet için geriye sadece can sıkıntısı kaldı.”
Sayfa 454·Kitabı okudu
Alıntı
kendi doğasına karşı güçlükle elde ettiği şeyse ona zevk vermeyecektir; bu şekilde kazandığı edinim ölü kalacak, hatta etik bakımdan saf, dolaysız bir güdüden değil bir kavramdan, dogmadan kaynaklanan, kendi karakterine göre fazla asil kaçan eylem, peşi sıra bencilce bir pişmanlıkla onun gözünde bile bütün değerini yitirecektir "velle non discutur." *isteme, öğretilmez.
Sayfa 15 - can yayınları
Alıntı
Düştüğü ıssız ve vahşi ormandan kurtulup da doğru yola çıkması imkânsız görünüyordu; çevresindeki ve gönlündeki orman gittikçe sıklaşıyor, karanlıklaşıyor; dar geçitler kapandıkça kapanıyordu; zekâsındaki uyanıklık gittikçe azalıyor ve artık içindeki sönmüş güçleri bir an için uyandıramıyordu. Düşünme ve isteme gücü çoktan ve belki de umutsuz olarak felce uğramıştı.
Sayfa 115·Kitabı okuyor
Alıntı