Sana öyle bir saray yaptırmak isterim ki Bir eşi henüz daha yapılmamıştır belki. Henüz keşfedilmemiş, meçhul kalmış bir ada Gibi sahilden uzak, dalgalar arasında Bir saray, hem vücudun gibi beyaz mermerden; Sema, deniz ve güneş girer pencerelerden. Ve pencere camları gözlerinin renginde, Mis kokusu duyulur bu sarayın içinde. Bu sarayın içinde her şey güzel, temizdir, Çünkü her şey aksimiz veyahut gölgemizdir. Burda yalnız biz varız, ne inler ne de cinler, Yanan alınlarımız yalnız burda serinler. Cenneti bulmuş gibi bu sarayın içinde Ellerin saçlarımda ve başım dizlerinde, Her şeyden, her insandan, bütün dünyadan ırak, Tá içimizden gelen bir ahenge uyarak, Ve bu ahenkle sarhoş, ister misin sevgilim, Hiç sonu gelmeyecek bir ömür geçirelim?
Sayfa 63·Kitabı okuyor
Üzgün ve belki de pek çok yıkım yaşamış olan ya da zar zor kontrol ettikleri bir anksiyeteyle günlerini geçiren okurlarımıza şunu demek isterim: Umarım içinizdeki görmezden gelinen, farklı sese kulak verirsiniz. Çünkü insan yüreği, ölmek istediğinde bile, çoğu zaman, bir yandan tteokbokki de yemek ister.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Geçmişte her ne olmuşsa... artık unutuldu. Bunu bilmeni isterim.
Hayata Dair
Güneş ki doğuda ay ki gökyüzünde Bir işarettir bana Unutmamak için o ülkeyi Develer çölde neyse geceleri Ben de öyle saklarım anılarımda o ülkeyi Bir kere daha doğsam orda doğarım elbet Batsam orda batmak isterim Bir güneş gibi
Bilmenizi isterim ki, siz benim ruhumun son rüyasısınız.
Aşk isterim, aşk olsun isterim Yaşamının sonu, ölümün başlangıcı Kıyılarda yürürüm, sindiririm kıyıları
Sayfa 96·Kitabı okudu