kazanılmış bir savaşın itibarına sahip ilk cumhurbaşkanının da çankaya'ya halkın inisiyatifiyle gelmediği vurgulanmalıdır. mustafa kemal, meseleyi mecliste, hatta yakın çevresinde bile doğru dürüst tartışmadan, ittihatçı-kemalist geleneğe özgü bir oldubittiyle halledivermiştir.
Birleşik bir parti olarak olarak Mustafa Suphi liderliğinde kurulan TKF’nin Bolşeviklerin de desteğiyle Milli Mücadele döneminde oldukça önemli bir siyasal aktör haline gelmesinin azımsanamayacak bir olasılık olduğu ortada. İştirakiyun Teşkilatları Kongresi’ne katılan çevreler temel alınırsa TKF’nın Trabzon ve Erzurum gibi önemli Anadolu şehirlerinde yerel şubeleri olan geniş bir örgütlenme ağı oluşturacağı öngörülebilir. TKF’nin İstanbul’da İştirakiyun Teşkilatları Kongresi’nde temsil bulan, başta İKG ve TKBG gibi grupları bir araya getirebildiği ölçüde geniş bir örgütlenme potansiyeline sahip olduğu da açık. Mütareke döneminin başlarından itibaren İttihatçı, sosyalist ve komünist kesimler arasında gelişen işbirliği süreçleri ve birlikte çalışma pratikleri ekseninde düşünülecek olursa TKF’nin tüm bu ilişkiler ağını kontrol eden sosyalist eğilimlerin yanı sıra anti-emperyalist ve sol görüşlere sempati besleyen radikal İttihatçı unsurlar nezdinde de bir çekim merkezi haline gelebileceği anlaşılıyor, ki TKF’nin kuruluşunu izleyen birkaç ay içinde Millî Mücadele içinde yer alan sol eğilimliler kademeli olarak tasfiye edilmiş, 28-29 Ocak 1921’de Mustafa Suphi ve yoldaşları katledilmiştir.
Sayfa 8 - 8 ve 9. sayfalar·Kitabı okuyor
Alıntı
İttihatçı’ların Milli Mücadele’ye etkisi
Mücadele hareketi, sanılanın aksine tüm yurtta çoşkuyla karşılanmamıştır. Gerek Balkan ve Cihan harplerinim yarattığı yorgunluk, gerekse ittihatçı kadrolara karşı duyulan öfke, halkın bir kesiminde bu maceraperest girişime karşı bir şüphe uyanmasına yol açmıştır.
Sayfa 139·Kitabı okuyor
Tarih
Ateşten Gömlek
Kurtuluş Savaşı boyunca karşımıza çıkacak bir örüntüye dikkat çekmek isteriz. Müttefikleri Mustafa Kemal’in liderliğini ve vizyonunu kabul etmekte, ancak kendisinin yetkiyle donatılmasından rahatsızlık duymaktadır. Alternatif bir hareketin liderliğini yapmaya, zor zamanlarda ateşten gömleği giymeye kimse niyetli değildir. Yurtdışındaki Enver Paşa gibi eski ittihatçı liderleri saymazsak, Mustafa Kemal’e rakip bir lider çıkmamaktadır. Fakat gene de defaatle, bizzat en yakınları Paşa’nın siyasi bir görev almasından rahatsızlık duyduklarını belli etmekten geri durmamışlardır.
Sayfa 106·Kitabı okuyor
Tarih
Ama istediği gibi olmadı...
Enver Paşa ise Sovyet Rusya ile en yakın ilişkiler kurmuş olan İttihatçı şeftir. 1 Ocak 1920 tarihinde Cemal Paşa’ya gönderdiği mektupta şöyle yazmaktadır: ... Hedefim müştereken Avrupa’nın emperyalist kapitalizmi olduğuna göre, sosyalistlerle teşriki mesai. 2. Kurtarılan memleketler idare-i dâhiliyesinde esasat ve bünyeye tevafuk ettirmek şartile sosyalizm prensiplerini kabul (Tanin, 1944: Tefrika 3)
Sayfa 131·Kitabı okuyor
Tarih
Özal'ın tasviyesi
Ankara'daki güç dengesi değiştiğinde ve Turgut Özal iktidara geldiğinde Ankara, bu projeye karşı çıkmıştır. Güneydoğu'yu Batı ile bütünleştirecek, Türk-Kürt kavgasını bitirecek yeni
Sayfa 180 - Selman Kayabaşı·Kitabı okudu
Tarih