Biz Tanrı dağlarında doğduk. Onlar Pripet bataklıklarından fırladılar. Biz insanlığın tarihine ve fikir dünyasına Aristo’dan sonra ‘ikinci öğretmen ‘ kabul edilen Farabi’yi verdik. Onlar ancak Korkunç İvanları,Deli Petroları yetiştirdiler.
Sayfa 64·Kitabı okudu
Dünyaya ikinci olarak gelen çocuğun tavrı, yoksul sınıfların duyduğu haset duygusuna benzetilebilir.
Sayfa 135·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
İstekleriniz, bölüşmekle azalan şeylere bağlandığı için, yürekleriniz haset duygularıyla kabarıyor.
Sayfa 106
Evet, onlar da insandır! Pavlenkolar, İvanlar, Kostyükler, Vasil Dimitroviçler, Stepanlar... Tanrım! Onlar da insan! Acı onlara! Kendileri gibi başkalarının da insan olduklarına inandır onları!
1000k
Evet, onlar da insandır! Pavlenkolar, İvanlar, Kostyükler, Vasil Dimitroviçler, Stepanlar, belki bunu gülünç görecekler; ama nasıl görürlerse görsünler, ben eserimi tekrar sakin bir dua ile bitirmek istiyorum. Romanımı kapatırken: "Tanrım!" diyorum. "Onlar da insan! Acı onlara! Kendileri gibi, başkalarının da insan olduklarına inandır onları!" Ötekiler, o hayvan gibi sürülüp götürülenler... Onlar da insandı!
Sayfa 494·Kitabı okudu
Düşmanlarını özellikle Çeçenler olarak tarif eden General Tor­nau, fevkalade net konuşuyor. Ruslar "O" diye bahsettikleri -Ruslar ve onlara casusluk ve kılavuzluk yapan hain aşiret men­supları, Şamil'in adını kullanmak yerine Tanrı' dan bahsedermiş­çesine bu zamiri kullanırdı- Şamil'i Tatar sanmaları gibi Kafkas aşiretlerini, karmaşık soyları ve farklılıklarına rağmen genel ola­rak "Tatarlar" diye tanırdı. Napolyon'un "Hangi Rus'u kazısan altından Tatar çıkar" sözü hatırlatıldığında Ruslar çok kızmıştı. Tatarlarla hiç alakaları yoktu. Avrupa'nın geriye kalanının gö­zünde Asyalılara benziyor olabilirlerdi ancak onlar çok net bir fark olduğunu düşünüyorlardı. Güzelliğin standardını olsa olsa Ruslar belirleyebilirdi. Kuzeyin sarışın, geniş yüzlü ve kurşuni gözlü güzelliği . . . Çekik gözlü, yabancı görünümlü her şey aşağı­lanırdı. "Tatarların izini silmek, Afrikalıların izini silmek kadar zor. O uzun gözleri, geniş burnu, sağlıksız ve sarılıklı teni sakla­mak mümkün değil" diye yazıyordu beyaz ve pembe teni, klasik yüz hatlarıyla ahkam kesen Batılı bir seyyah. Tatarlara gelince, ortaçağ Rus efsaneleri ve skazkaları (masal) saf İvanlar tarafından yenilen Tatar devlerle doludur. Hasımlarının "Tatar kokusu" karşısında kahraman Uya Mourametz'in dahi başı dönmüştü. Ancak burada farklı kokulara verilen milli ya da şahsi tepkileri göz önünde bulundurabiliriz. Farklı ten renkleri, tahammül edilemez görülür ya da en azından çok belirgin ol­dukları düşünülür. Bir Rus olan Tolstoy, Kafkasyalı savaşçıların kendilerine has, kayış gibi kekre kokusundan bahsediyor ancak Müslüman Müritler de domuz yiyen Hristiyanların kokusundan tiksiniyordu. 1846 Rusyası'na Dair İfşaat adlı eserin anonim İn­giliz yazarı, Rusların kendilerine has bir kokusu olduğunu söylü­yor: "Bu tuhaf, yağlı ve