• Ölüm; genç-yaşlı, güzel-çirkin, iyi-kötü tanımıyor. Cinsiyeti yoktur ölümün hatta cinsi de. Doğmak kadar gerçektir ölüm. Hatta susamak, acıkmak, uyumak kadar gerçek...

    Sadece kimse ölümü kendine yakıştıramaz, kimse sıranın bir gün kendine de geleceğini kabul etmek istemez. Ama ölüm gerçektir ve kimseyi es geçmez!

    Nur Seferova
  • “O halde, işlediği kötü, çirkin fiillerin cazibesine kapılıp [sonunda] onları güzel gören biri [Şeytan'ın adamlarından başkası] olur mu? Kuşkusuz Allah, [doğru yoldan sapmak] isteyenin sapmasına izin verir, [aydınlığa ulaşmak] isteyeni de aydınlığa ulaştırır. O halde [ey müminler,] onlara üzülerek kendinizi perişan etmeyin: Allah, onların yaptıklarını çok iyi bilir!

    VE [hatırlayın:] bulutları yükseltmek için rüzgarları gönderen Allah'tır; sonra Biz onları çorak beldelere sürükler ve cansız toprağa hayat veririz: yeniden dirilme de işte böyle olacaktır.”


    Is he, the evil of whose deeds is made fair seeming unto him so that he deemeth it good, (other than Satan's dupe)? Allah verily sendeth whom He will astray, and guideth whom He will, so let not thy soul expire in sighings for them. Lo! Allah is Aware of what they do!
    And Allah it is who sendeth the winds and they raise a cloud; then We lead it unto a dead land and revive therewith the earth after its death. Such is the Resurrection. (M.Pickthall)


    (Fatır, 8-9)
    Kur'an Mesajı
  • Şafakla birlikte, kendine şunları söyle: İşgüzar, nankör, küstah, hilekar, haset, geçimsiz kişilerle karşılaşacağım. Bu kötü özelliklerin hepsi iyi ve kötü bilgisizliğinden bu kişilerin başına geldi. Fakat ben, iyinin doğasının güzel, kötünün doğasının çirkin olduğunu gördüm.
  • 272 syf.
    ·Beğendi·9/10
    Merhaba dostlarım. Uzun, yorucu ve yollarda geçen bir gün olunca bugün haliyle kitap okumak için gene hafta sonunu bekleyemediğim bir vakit geçirdim. 3 4 saatim yollarda, 1 2 saatim de beklemekle geçince bu fikrimin çok isabetli olduğunu anladım ve değerli bir dostumun tavsiyesiyle okuduğum bu PSİKOLOJİ kitabında gerçekten de Kendimi Buldum! diyebilirim artık. Gerçekten EĞİTİM çok önemli bir basamak ve bu basamaklar çıktıkça azalmıyor. Sürekli genişliyor bir evren misali. Gelin hep beraber o basamağın ilk adımıyla başlayalım:

    Yirminci Yüzyılın belki de en iyi ve okullarda da okutulan psikoloğu Rollo May gerçekten çok iyi bir tercihti. Bugün gördüğüm kitabı kitap olduğu için mi okursunuz yoksa yazarı için mi okursunuz tarzında bir paylaşım görmüştüm. Ben bu iki seçeneğe de kısmen katılan birisi olarak çok etkilendiğimi sanırım defalarca belirteceğim. Sanırım içeriğini açıklamakla devam edeceğim.
    https://eksiup.com/p/7f1350385vy7

    Kitap genel anlamda nelere değiniyor diyeceksiniz. Kadın ve Erkeğin -CİNSİYET AYIRMADAN- günlük hayatta yaşadığı ve toplumun NORMAL dediği bakış açısını nasıl değerlendiği ve genelde yaşadığı HAKLI uyumsuzluk. Mesela buna kendimden örnek verecektim ki mevzu uzamasın diye vazgeçtim direkt. Bir yerde de sinirim bozuluyor tabi.

    Misal çok güzel bir noktaya değiniyor yazar gene. Öğrencilerin Öğretmenlere Bir Şey Öğrettiği Yer Neresidir? Sizlere bu soruyu sorsam ne cevap verirsiniz? Bugün denedim ama tatmin edici bir cevap alamadım. Geneli HAYAT oldu. Bu da olabilir ama tek başına anlamsız. Tabii ki kitabın da konusunu oluşturan Psikoterapi. Sonuçta bir insanın en yakınına bile anlatamadığı sırlara sahip 2 kurum var. Psikolog ve Rahipler. Her iki gruba da bu konuda bol şans.

    Bir diğer değinmemiz gereken nokta da 20 yaşını aştıktan sonra Askere gidip gelmiş ya da okulunu bitirmiş Erkek ve Kadın arkadaşlarımızın GÜNCEL AİLE SORUNU diyebileceğimiz muhabbet. Hemen anladığınızı tahmin ediyorum ama gene de belirteyim: Evlilik. Günümüzde hep görüyoruz bu sıkıntıları. Aşk ilişkilerinde bozulma, evlilik iptali, nişan atma gibi tatsız konular. Aslında nedeni çok basit ve yazarımız da bunu çok güzel özetliyor. İnsanlar EŞ dediklerinin kendilerindeki eksikleri giderme, boşluklarını doldurma gibi yanlış yerleri tamamlamalarını bekliyorlar. Eşiniz sizi anlayan, zor zamanlarınızda sizi yalnız bırakmayan, sıkıntınızda size omuz olan biri olduktan sonra hep bir farklı beklentiler içerisine girmek bana yanlış geliyor. Sonuçta bir evlilik terapisti falan değilim, kendi düşüncem bu yönde. Belki de ben yanlış düşünüyorumdur.

    Bazı insanların son dönemde büründüğü tabiri caizse VURDUMDUYMAZ tavırlara karşı serzenişler yükseliyor. Bununla ilgimi dikkatimi çeken bir hadise de sayfa 64’te gözüme çarpınca da notumu aldım. Bazı kelimeler vardır hayatımızda. Aşk, Sevgi gibi ve bunun dışında da Doğruluk, Bütünlük, Cesaret, Özgürlük, Benlik gibi. Herkesin kafasında bu tanım farklıdır. Kafalar karışmasın diye düşünecek olursak mesela birisi giyinmeyi Özgürlük olarak nitelerken diğeri bunu Cesaret olarak da niteleyebilir. Karşı taraftaki kişinin bunu ve anlamını anlayamayacağından açıklamak bile istemezler bazen ve birbirini anlamayan insanlar en yakınlar bile olsalar birbirinden uzaklaşabilirler. Bu dürtülerde birbirimize yardımcı olabilirsek bütün dünyayı kesinlikle düzelmek imkansız ancak kendi dünyamızı çok güzel bir şekle sokabiliriz. Bize de bu yeter. Bizi tüm dünya değil sadece kendimiz ilgilendiririz ne de olsa değil mi? Yanımızdakiler bize yeter, yetmeli.

    Bu konuya devam edersem bunu çok garip bir örnekle açıklamak istiyorum. Çoğunuz dikkat etmiş bir o kadarınız da umursamamıştır. Bakalım mı? Minik, şeker bir çocuğu karşınıza alın. Çocuk değil konuşmak; sadece anne, baba, dayı gibi basit kelimelerle beraber adını söyleyebiliyor olsun. Bu çocuğun ismi de Ali olsun. Siz bu çocuğa Ahmet dediğinizde istediğiniz kadar şebeklik yapın, istediğiniz kadar gülerek söyleyin, çocuğun bir surat yaptığını göreceksiniz. Hatta beklemediğiniz derecede kızabileceğini de göz önüne alın ve kolay kolay denemeyin bile şuan. İsmini doğru söylemeyerek ondan bir nevi kimliği -belki de sahip olduğu tek şeyi- çalmış olacaksınız. Bu İncil’de bile bir ayette geçiyor biliyor musunuz? Aynen veriyor ve bu paragrafı bitiriyorum: “Onların isimlerini hiç var olmamışçasına yeryüzünden sileceğim.” Bu ölümden bile daha korkunç bir tehdittir. Ölüm vardır, çare yoktur ama tamamen silinmek...

    Beğendiğim sözleri özellikle paylaşmak istiyorum. Gerçekten çoğu da güzel mesajlar benim için.
    -Böylesine parçalanmış bir dünyada ben nasıl iç bütünlüğü sağlayabilirim? (S.9)
    -Eğer birey devamlı aşamayacağı problemlerle yüz yüze geliyorsa, deneyeceği son savunma metodu, yaklaştığını fark ettiğinde bile tehlikeyi umursamamak olacaktır. (S.26)
    -Sevdiğini kaybetmek insanın iç dünyasında ‘esneyen bir kara delik’ etkisi bırakır. (S.28)
    -Ölüm, en mutlak ayrılık, en sonsuz yalnızlık ve en kesin dışlanmadır. (S.32)
    -Geleceğimizin planlanmış ve parlak olduğuna inananlar aramızda en saf ve aptal olanlardır. Hayal gücünden ve kıvrak bir anlayıştan biraz nasibini almış olan herkesin içi şüpheyle doludur. (S.35)
    -Gelecekte olabileceklere oranla günümüz tehlikeleri daha az korkutucudur. (S.41)
    -Yaşam kendi varlığını devam ettirme ve kendini aşma uğraşısıdır. (S.132)
    -Eğer yaşamamak bir seçim olabiliyorsa, bu bize yaşamaya devam etme kararının ne denli hayati önem taşıdığını kanıtlar. (S.159)
    -Bir anda parlayacak şöhretin canı cehenneme! (S.161)
    -Cahilliği kabul etmek bilgeliğin başlangıcıdır. (S.173)
    -Yapmacıklık ve ikiyüzlülük, açık bir düşmanca tavırdan çok daha fazla sevgiyi engeller çünkü düşmanca tavır en azından dürüst olabilir ve bu yüzden belli bir çabayla aşılabilir.

    Bu satırların dışında ekleyebileceğimiz neler var onlara da bakalım istiyorum. Özgürlük, sorumluluk, içsel bütünlük, sevgi ve cesaret. Hepsi ve daha fazlası kimsenin tamamen erişemediği ideal özelliklerdir ve bizler için psikolojik hedeflerimizi çizerler. Stres ve Meditasyon bu durumlar için özetlenebilecek bir başlık kanımca. İyi, Kötü, Çirkin tanımını duymuşsunuzdur. Buna benzeterek bitirelim.
    -İyi Stres; Yüksek Konsantrasyon, Yüksek Enerji, Motivasyon ve Başarma Dürtüsü.
    -Kötü Stres; Gerginlik, Endişe, Kızgınlık, Depresyon, Çaresizlik,
    -Çirkin Stres; Sürekli Yorgunluk, Kronik Depresyon, Sağlık Sorunları ve ÖZGÜVENSİZLİK.

    Böylelikle gecenin sonunda kitabımızın incelemesini tamamlamış bulunuyoruz. Dile kolay tam 4 saat boyunca inceleme nasıl daha iyi hale gelir diye çabaladım. Çünkü ileride en başta kendim olmak üzere birçoğumuzun faydalanacağına inandım. İnşallah kişisel anlamda mükemmeli hedefleyen ve buna ulaşan bireyler oluruz. Kendimize, çevremize ve topluma faydalı insanlardan olmayı umut ediyorum. Kendinize iyi bakın, esen kalın. İyi akşamlar, keyifli okumalar dilerim..
  • İyi de görünür parlak bir aynada,kötü de!..Ayna güzeldir güzelse yüz,çirkin yüz de çirkin elbet!
    İskender Pala
    Sayfa 165
  • Hz. Ali şöyle demiştir: 'Dünya altı şeyden ibarettir.
    1.Yenilen
    2.İçilen
    3.Giyilen
    4.Binilen
    5.Nikâh edilen
    6.Koklanan
    Yenilenlerin en şereflisi bal'dır. Fakat o ise sineğin kusmuğudur.
    İçeceğin en şereflisi su'dur. Su'dan iyi ve kötü, eşit bir şekilde istifade ederler. Yani Allah nezdinde üstün bir değeri olsaydı, kötü olan ondan istifade edemezdi.
    Giyilenlerin en şereflisi ipektir. O ise bir kurd'un mamulüdür.
    Bineklerin en şereflisi at'tır. Oysa onun sırtında insanlar öldürülür.
    Nikâh edilenlerin en şereflisi kadın'dır. O ise sidiğin içinde sidik kabıdır. Kadın en güzel azasını süsler, fakat en çirkin azası istenir.
    Koklananların en şereflisi misktir. O ise kandan ibarettir'.
  • İnsanın doğuştan getirdiği ve sonradan kazandığı birtakım
    Değerleri vardır. Bu değerler insanın kalbinin derinliklerinde
    Yer eder, maddî ve mânevî varlığını etkisi altına alır,
    Hiç uyumayıp daima iyi ve kötü arasında hakemlik yapan bir iç
    Ses olan vicdanı besler.
    AHLÂK, insanın içinde kökleşmiş değerler bütünüdür.
    Kişinin söz ve davranışları da onların dışa yansıması,
    Ete kemiğe bürünmesidir.
    İnsanın bağlı olduğu değer yargıları bazen iyi, bazen de
    Kötü söz ve davranışlar şeklinde ortaya çıkar.
    Dolayısıyla iyi ahlâk sahibi bir insanda güzel, doğru ve iyi
    Olan söz ve davranışlar görülür.
    Kötü ahlâk sahibi bir insan ise kötü, yanlış ve çirkin söz ve
    Davranışlarla kendini gösterir.

    Allah'u têâlâ bizlere peygamber efendimizin ahlakından nasip etsin. ÂMİN 🤲