“İçindeki iyilik ufak bir aleve benzer ve onun tek koruyucusu sensin. Bu alevi her gün körüklemek, korumak ve sönmesine izin vermemek senin görevin. Herkeste tıpkı sende olduğu gibi bir alev vardır ve bundan sorumludur. Eğer kimse alevini koruyamazsa dünya çok daha karanlık bir yer olacaktır. Bu senin kontrol edebileceğin bir şey değil. Ama sen in alevin yandıkça dünyada hala biraz da olsa ışık var demektir.”
Bir fili suvarmak için bir ırmak kenarına götürdüler. Suretini suda görünce ürktü. Kendisini dehşete düşürenin bir başka fil olduğunu sanıyor, bizzat kendinden korktuğunu bilmiyordu.
Zalimlik, kindarlık, kıskançlık, açgözlülük, merhametsizlik, kibir gibi bütün kusurlar sende bulunduğunda bunlar seni rahatsız etmez, fakat onları başkasında görürsen dehşete kapılır ve rahatsız olursun.
"Endişeli olduğunda çok tatlı oluyorsun," diye mırıldandı. "Kaşların birbirine değiyor."
"Sana bir iyilik borcun varken ölemezsin," dedim. "Ne diye hançerle arama girdin?"
"Sende benim için aynısını yapardın." dedi.