Evinde oturup değerli hazinesinin başını bekleyen
Yüksek binanın duvarlarını sıvamasını bilen,
Israrlı yağmurlara karşı damını aktarabilen,
Rahat yaşar o yıllar boyu.
Ama evinin kutsal eşiğinden kolayca
Sessiz adımlarla kaçıp giden alçakça,
Geri döndüğünde bulsa da eski yerinde evini,
Yıkılmamış olsa bile, değişmiş bulur içindeki her şeyi.
Çünkü iyiliksever gibi görünen, kötü niyetli birisi,
Koyun postu altında kurdun öfkesini taşıyan kişi,
Çok daha korkunçtur bence
Üç başlı köpeğin ağzından bile.
Küçümseme, ey şahane kadın,
Sahip olduğun yüksek şerefi!
Çünkü bahşedilmiş sadece sana en büyük lütuf:
Aşıyor güzelliğinin ünü başka her şeyi.
Kendinden önde gider kahramanın adı,
Onun içindir gururlu yürüyüşü;
Ama en sert adam bile
Eğilir her şeyi fetheden güzellik karşısında.
Selâm! Selâm yine!
Tazeleniyor sevinçten içim,
Doluyorum güzel ve gerçekle:
Doğmuştur her şey sudan!
Suyla sürecek yaşam!
Ey Okyanus, sürdür egemenliğini sonsuza dek!
Yollamasaydın eğer sen bulutları,
Bağışlamasaydın taşkın dereleri,
Çevirmeseydin nehirleri bir o yana, bir bu yana,
Oluşturmasaydın nehirleri,
Ne olurdu dağların, ovaların ve dünyanın hali!
Sensin sürdüren tüm diriliğiyle yaşamı!