KABUSNAME ADLI KİTABI ALIP OKUMAMA SEBEP BU MESELDİR

Allahın funny bi kulu

@Ethems
·
Yaşlıların sözünün cevabı onları dinleyip susmaktır. Yoksa (onların vereceği) cevaptan utanılacak bir duruma düşersin. Nitekim meselde gelmiştir: Hikâye: Şöyle rivayet ederler ki bir şehirde bir pir vardı, yüz yaşında idi, boynu bir tarafa eğilmişti ve beli bükülmüştü. Bir gün bu eğri büğrü kocacık bükülüp giderdi. Bir genç latife olarak bu kocaya dedi ki, -Baba, bu taşıdığın yayı kaça aldın, haber ver, ben de alayım. Yani belinin büküklüğünü ima yoluyla anlatır. Pir hemen cevapladı. -Ey yiğit, eğer ömrün uzun olursa zaman bu yayı sana bedava verir, hernekadar bu yay sana lâyık olmasa da. O genç utandı ve bu söz yadigâr kaldı.
Sayfa 151·Kitabı okudu
Deneme, İnceleme
1431-32'de Osmanlı padişahı II. Murad için İlyasoğlu Mercimek Ahmed'in yaptığı Kabusname Tercümesinde "Atın ve âdemin cevheri birdir, iyi ata ve iyi âdeme ne denli çok değer verirsen yerindedir... Bilgeler demişlerdir ki, âlem ademle kaimdir ve âdem hayvanla kaimdir. Hayvanın iyisi attır, bunun ölçüsü atın ululuğundandır, yani bir kişinin atı olsa birinin de olmasa, halkın gözünde atı olan ulu görünür" denir.
Reklam
11. yy yazılıp sitede en fazla okunan kitaplar
1-) Dil Belâsı - İmam Gazali (11.yy) 9.600 okunma 2-) Kalplerin Keşfi - İmam Gazali (11.yy) 7.400 okunma 3-) El-Münkız Mine'd-Dalal - İmam Gazali (11.yy) 5.000 okunma 4-) Ey Oğul - İmam Gazali (11.yy) 4.881 okunma 5-) Kutadgu Bilig - Yusuf Has Hacip (11.yy) 3.898 okunma 6-) Kimyâ-i Saâdet (Cilt 1 - 2) - İmam Gazali (11.yy) 2.113 okunma 7-) İhyâ-u Ulumi'd-Din (4 Cilt Takım) - İmam Gazali (11.yy) 1.546 okunma 8-) Kabusname -
Mutlaka Okunması Gereken 100 Doğu Klasiği
Kitap- Necip Asım Bostan- Şeyh Sadi Şirazi Gülistan- Şeyh Sadi Şirazi Mantiku’t-Tayr- Feridüddin Attar Pendname- Feridüddin Attar İlahiname- Feridüddin Attar Merhaba Hüdhüd- Feridüddin Attar Amak-ı Hayal- Filibeli Ahmet Hilmi Hicaz Seyahatnamesi- Nabi Seyahatname- Evliya Çelebi Seyahatname- İbn Battuta Salaman ve Absal- Molla Cami Tuhfetu’l-Ahrar- Molla Cami Lüccetu’l Esrar- Molla Cami Baharistan- Molla Cami Tutiname- Süleyman Tevfik Banu Cihan- Süleyman Tevfik Muallakat-ı Seb’a- (Haz. Sadık Yalsızuçanlar) Bin bir Gece Masalları- Anonim Dede Korkut Hikâyeleri- Anonim Siyasetname- Nizâmülmülk Mahzen-i Esrar- Nizami Kelile ve Dimne- Beydeba Yusuf ile Züleyha- Yahya Bey Muhayyelat- Giritli Aziz Efendi Şahname- Firdevsi İskendername- Firdevsi Makamat- Hariri Hayy Bin Yakzan- İbn Tufeyl Heft Peyker- Genceli Nizâmi
Lakırdı
Atâullah İskenderî'ye göre: "Suç işlediğinde ümidinin azalması, karşılık beklentisiyle iyi eylem sergilediğinde ümidinin artması, kişinin Tanrı'ya değil, eylemlerine güvendiğini gösterir." Türkçesi zayıf olanlar için bazı sözcüklerin öteki Türkçelerini verecek olursam: Suç: Günah. Sergilenen iyi eylemin karşılığı: Sevap. Güven: İtimat. Eylemler: Ameller. Tanrı: Allah. İskenderî'nin çağında mutezileye mensup düşünürlerle sünni düşünüler arasında hicri ilk üç asırdaki yoğunlukta bir cedelleşme kalmadıysa da, bu sözü ister istemez vad-vaid meselesini düşündürür bana. İşaret ettiği güvenin kıblesi içe değil, her halkasıyla kamuya dönüktür. Yolcusu birliği dille ikrar ediyorsa da sebeplerin ve ettirgenlerin arkasında yalnızca kendinin ve ötekinin fiillerini görebildiğinden, âleme yalnızca determinist nazarla bakabildiğinden, birliği aklıyla derk etmiş değildir. Bu mesele coğrafyadan dilden ve kültürden aşkın bir mesele olduğundan ve elbette insan her yerde insan olduğundan muhtelif din ve geleneklerde de izdüşümleri düşünülmüş, tartışılmış. Tibet Budizmi'nin Kagyu ekolünden Garchen usta şöyle der: "Bize, başkalarına fayda sağlamak için aydınlanma ruhu (bodhicitta) ile biriken sevabın güneş gibi olduğu öğretilmiştir. Sürekli olarak doğal bir şekilde ve çaba sarf etmeden parlar. Öte yandan, bencil bir motivasyonla biriktirilen sevap, lambadaki yağ gibidir: ışığı sönmeye mahkumdur. Bu nedenle, ölüm vakti geldiğinde kişinin saklayabileceği tek değerli şeyin bodhicitta olduğu söylenir." Bedreddin Simâvî, Varidat'ında; sevap-günah / cennet-cehennem ikiliklerine değinirken, Tanrı'nın, varlığı halkindeki ibdaya dikkat çeker ve "uygunluk"tan bahseder. Aslında avamın ve ulemanın imanını tenkit etmez sadece, bugün iki bin küsür yaşına yaklaşan Epikür yumurtasının yani "kötülük
KABUSNAME... Cahilin övdüğü işten sakın Ey oğul! Seni akıllı kişiler övsün, cahil kişiler övmesin. Çünkü akıllılar ileri gelenlerdir, cahiller ayak takımıdır. Bu iki grup birbirinin zıttıdır. Akıllının bilgilice işini cahil beğenmese gerek, cahilin bilgisizce işini akıllı zaten hiç beğenmez. Çünkü akıllı olan kendi mizacına uygun olarak bilgilice iş görür, seni onun için beğenir; cahil de kendi mizacına uygun olarak iş görür, seni onun için över. Cahilin övdüğü işten sakınmak gerek, tâ ki akıllıların eğlencesi olmayasın; çünkü sıradan kişilerin katında övülen insan, ileri gelenlere maskara olur. Kimseyi incitme. Birisi seni incitse de sen onu incitme, büyüklüğün nişanı budur. Tecrübeli, şefkatli dostların sana öğüt verirlerse, öğütlerine kulak ver. Öğüt veren böylesi dostların yanına yalnız olarak git ve öğütlerinden nasibini al. Çünkü faydalı öğüt yalnızken verilir, halk arasında öğüt kulağa girmez olur, hem de sitem gibi olur.
Reklam
Reklam