Garip, anlatılması zor bir hâldeyiz. Durmadan kanayan bir bellek gibiyiz. Ne tam unutabiliyoruz kim olduğumuzu ne tam hatırlayabiliyoruz. Çünkü biz göründüğümüzün aksine bir bütün değiliz, parça parçayız. İçimizde kendimize bile belli etmemeye çalıştığımız parçalanmalarla yaşıyoruz. Derinlerimizde kederler, öfkeler, küskünlükler ve hayal kırıklıklarıyla, yani birbirini takip eden farklı ölçekli infilaklarla yaşıyoruz.