9/10
·188 syf.··
Beğendi
·
2026 199. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 11:38
En büyük hayaliniz ne bu hayatta ? Benimki eskiden beri dünyayı gezmek .Ama hep bir şeyler erteletti bu isteğimi. Bu kitabı okuyunca kendimden utandım .İnsan isteyince her şeyi yapabiliyor galiba .Önemli olan gerçekten istemek .. Dünyada coğrafi keşifler ,yolculuklar anlatılırken genelde erkekler anlatılır. Peki ya kadınlar ? İşte bu kitapta o kadınlar anlatılıyor bize.15.-16.yüzyillarda bile çok zor şartlarda hayallerinin peşinden giden kadınlar onlar . Sevdigi ugruna başka diyarlara yolculuğa çıkanlar, inanılmaz zorlu cografyalara gitmeyi kafaya koyanlar ,erkek kılığına girenler ,gemilerde çalışanlar...Gerçekten kitabı okuyunca bir kez daha anlıyorsunuz, kadın isterse her şeyi yapar .. İnanamadığım hikayeler , gelenekler okudum Avrupayla ilgili .Mesela onlarda da ergenliğe ulaşan kızlar evden boğaz eksilsin diye evlendiriliyor veya kucuk yaşta manastıra bırakılıyormuş.Oysaki hep Ortadogu ya atfedilir bu gibi durumlar.. Çok güzel bir araştırma kitabı olmuş gerçekten..Hayallerime sahip çıkma zamanım gelmiş galiba ... Kitapla kalın dostlar... Atlasın Kızları Oya Mumcuoğlu
Atlasın KızlarıOya Mumcuoğlu · Ceres Yayınları · 202511 okunma
10/10
·538 syf.·
2026 53. kitabı
Kitap hakkında “çok ağır” ve “zor okunuyor” gibi yorumlar gördüğüm için açıkçası biraz çekinerek başladım. Ancak beni hiç zorlamadı; aksine, keşke daha önce okusaymışım dedim. Hatta kitapta yer alan bazı bölümleri ve hikâyeleri iki kez okudum. Son olarak şunu da eklemek isterim: Kitap kadınlara tavsiye ediliyor ama bence herkesin okuması gereken bir eser. Hatta özellikle erkeklerin okumasının çok daha anlamlı olacağını düşünüyorum.
Kurtlarla Koşan KadınlarClarissa P. Estes · Ayrıntı Yayınları · 202110,7bin okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
7/10
·448 syf.·
2026 55. kitabı
Selam, Tatlı bir kasaba kitabının yorumuyla geldim. Yorum spoilersız bilginize:)) Ben yazarın ilk kitabını okumuştum ve çok hoşuma gitmişti. Bu yüzden sanırım bu kitaba biraz büyük bir beklentiyle başladım. Kitabın ilk 200 sayfası tatlıydı ama buram buram klişe kokuyordu. Klasik ilişki istemeyen tecrübeli çapkın erkek ve masum bağlılık isteyen çekingen kız. Daha kitabı okurken olacakları biliyordum ama ben bu tropedan bazen çok keyif alsam da bazen sinir krizlerine giriyorum. Özellikle adamın sürekli kaçtığı ve kadınında çekingenliüi bırakıp adamı ikna etmeye çalıştığı kurgular beni delirtiyor. Hayır, kadının tüm çekincelerin üstesinden gelirken adamın sürekli kaçmasını, sonunda da aşkından razı gelmesini sevmiyorum. Kitabın ilk yarısında bu kitapta bana o havayı verdi. Okuyorum ama bir yandan da içten içe sinir oluyorum. Ama ikinci yarı itibariyle kitap beni şaşırttı. Karakterler klişeye kaymadı. İkisi de kendince çabaladı ve şu klasik adamım kaybedince anlaması olayı olmadı. Bu da kitabın başlangıçta 5 olan puanının sonunda 7 olmasını sağladı. Kısacası kitabı genel olatak sevdim. Aralarındaki şakalaşma ve diyalogları okumak keyif verdi. Bazı yerlerinde sıkılsamda kitap akıcı. Tavsiye eder miyim? Kısmen.
Aşkın PratiğiSarah Adams · Go Kitap · 202558 okunma
Ayfer Tunç yine bildiğiniz gibi
9/10
·440 syf.··
Beğendi
·
2026 30. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 17:02
Sevdiğim yazarların kitapları hakkında tarafsız eleştiri yapma gayretim her zaman olmuştur, ama bazısı var ki çıtayı sürekli en tepeye çıkarıyor, işimi zorlaştırıyor. Dünya Ağrısı kitabı ayrı bir yerdeydi benim için, Annemin Uyurgezer Geceleri de o kategoriye soktu kendini. Dili ve üslubu bildiğimiz gibi, ama akıcılığı muazzamdı. Yormadı hiç. Zihnimde derin sorular vardı, daha çok oldu. Bu geçmişin izleri, bedelleri, aileden aktarılan miras konuları bir türlü içselleştiremediğim mevzular. Sorguluyorum ister istemez neden ama neden? Neden annemin, büyük annemin, büyük büyük annemin kaderi bana aktarılıyor? Haksızlık değil mi? Kitap da Şehnaz ve annesi ve hatta anneannesinin hayat sarmalına tanık oluyoruz. O kıskaçta sıkışıp kalma hissini hala atamadım üzerimden. Eğitim, aşk, para, hayat koşulları, her ne olursa olsun yaşanacakların çizgisini kıramıyorsa bir gece ansızın uyur gezer bir annenin çorap söküğü gibi getirdiği gerçekler tokat gibi çarpıyor yüzüne insanın. Yine içinden çıkamadığım, sayısız kez şahit olduğum ilişkilerin başrol olduğu harika bir roman okudum. Zihnim edebi hazla doldu taştı. İyi okumalar diliyorum okuyacaklara..
Edebiyat
Annemin Uyurgezer GeceleriAyfer Tunç · Can Yayınları · 20267,2bin okunma
10/10
·98 syf.··
Beğendi
·
2026 243. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 07:38
(Işıklar yeniden yandığında, Heja Ağa, kasrın avlusunda tek başınadır. Mazgallardan birinin önünde durmuş, ellerini arkasında kavuşturmuş, dışarıyı seyretmektedir. Dimdiktir. Bir süre fotoğraf donukluğu. Sessizlik. Az sonra bir ulak girer. Bir süre sessiz, korkak durur. Konuşmaz. Az sonra Heja Ağa başı- ni usulca ondan yana çevirir. Bambaşka biri olmuştur.) ULAK- Yıkanmıştır, duası okunmuştur. Buyurursan huzura getireceklerdir ağam. HEJA AĞA - (Az sonra) Getirsinler! (Ulak çıkar. HejaAğa yeniden dışarıyı seyreder. Gene ses- sizlik. Az sonra dört köylü kişi, omuzlarında bir taht, üstünde bembeyaz kefenle Fasla Kadın'ın ölüsünü getirirler. Kısa bir süre dururlar eşikte. Heja Ağa döner bakar, başını sallar. Dört köylü kişi, az önce Bedirhan Ağanın ölüsünün bulunduğu yere koyarlar cesedi. Geri geri çekilirler. Heja Ağa yaklaşır.) HEJA AĞA- Herkes çekilsin huzurdan! Ağlayıcı Kadınlar da gelmesin! Onların iniltili dudaklarına düşürmem anamın taziyesini. Hiç kimse gelmesin! Buyruğumdur bu. Herkesçe biline! Bu avluya her kim ki bir adım atar, alnının çatından vururum onu. Tek başıma tutacağım anamın taziyesini. Bir başıma ve sessiz. Havar ki gayrı acılarımı sak- layacak bir ıssızlık bulamam. Haydi herkes çekilsin huzurdan!
Hayata Dair
TaziyeMurathan Mungan · Metis Yayıncılık · 2012351 okunma
10/10
·127 syf.··
2026 14. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2026 00:00
Kendine Ait Bir Oda’yı 4 yıldır doğum günümde okuyorum. Bunu ilk kez elime aldığımda sadece Virginia Woolf’un kadınlar ve yazmak üzerine yazdığı önemli bir metni okuyacağımı düşünmüştüm. Ama zamanla bu kitap benim için bundan daha kişisel bir yere oturdu. Artık her doğum günümde bu kitabı okumak, yeni yaşıma girmeden önce kendime sorduğum sessiz soruların bir parçası haline geldi. Kendine Ait Bir Oda, roman değil; kadınların edebiyatta, düşünce hayatında ve üretimde neden bu kadar geride bırakıldığını sorgulayan bir metin. Woolf, kadınların sadece yetenek eksikliğinden dolayı görünmez olmadığını anlatıyor. Asıl mesele; eğitimden, paradan, zamandan, özgürlükten ve en basit haliyle yalnız kalabilecekleri bir odadan mahrum bırakılmış olmaları. Kitabın en güçlü tarafı bence tam da burada. Woolf’un “kendine ait bir oda” dediği şey sadece dört duvarlı fiziksel bir yer değil. Bir kadının kendi düşüncesine sahip çıkabildiği, bölünmeden düşünebildiği, başkalarının beklentileri arasında kaybolmadan üretebildiği bir alan. Ben bu kitabı her okuyuşumda bunu biraz daha farklı anlıyorum. İlk okuduğum yıl daha çok kadınların tarih boyunca nasıl geri planda bırakıldığına takılmıştım. Bir sonraki yıl “para” meselesi bana daha çok çarpmıştı. Çünkü Woolf’un anlattığı şey sadece edebi özgürlük değil, çok net bir şekilde ekonomik bağımsızlık da. Sonraki okumalarımda ise kitabın içindeki en büyük meselenin aslında insanın kendi sesine sahip çıkabilmesi olduğunu düşündüm. Bu yüzden doğum günümde okumak bana çok anlamlı geliyor. Çünkü yaş almak sadece bir yılı daha geride bırakmak değil bence. Biraz da insanın kendine dönüp “Bu yıl kendime ne kadar alan açtım?”, “Nerede sustum?”, “Nerede başkalarının beklentilerine göre yaşadım?”, “Kendi sesimi nerede duydum?” diye sorması. Virginia
Kendine Ait Bir OdaVirginia Woolf · İletişim Kitabevi · 202148,3bin okunma