Karlı bir şubat gecesi doğmuştu. Babamın kucağına verirken bir tuhaftım.. isim ararken kamus bana ne kadar boş gelmişti. Ona, ışıl ışıl, kâinat gibi mânalı bir kelime bulmak istiyordum. Sonunda Ömer dedik. Bu da ona yakışmıştı. Onu, tarihe girmiş bütün Ömerlerin ikbaline lâyık görüyordum.
Sayfa 22 - Kamus, Arapça kökenli bir kelime olup "sözlük" veya "büyük sözlük" anlamına gelir. Dilin tüm kelimelerini alfabe sırasına göre toplayan, anlamlarını ve kökenlerini açıklayan geniş kapsamlı eserleri tanımlamak için kullanılır.·Kitabı okuyor
Fakat bu iki kelime eş anlamda değildir. Şemseddin Sami halk kelimesini Kamus-i Türkî adlı mühim eserinde "insanlar, cem'iyyet-i beşeriyye, umum, cemaat, güruh, kalabalık" diye açıklar. Bugünün edebî dilinde ise bu kelime "milletin bir parçası" yahut "aşağı tabakası" yerinde kullanılır, "İstanbul halkı" veya "Orta Anadolu halkı" dediğimiz zaman İstanbul'da veya Orta Anadolu'da doğan yahut oralarda yaşayan insanlar anlaşılacağı gibi "halktan yetişme" tabirleri de aynı mânâdadır. Halk=millet demek olsaydı "halktan yetişme", "halk tabakası" sözlerine lüzum kalmazdı. Herkes zaten milletten yetişme olduğu için bu türlü sözlerle lüzumsuz olurdu. Bundan başka "halk" yalnız o an için mevcut olan topluluktur. "Millet" ise her üç zamanda da vardır ve "millet" bir "var olma şuuru"nun da ifadesidir.
Sayfa 108 - Ötüken, 61. sayı, Ocak 1969·Kitabı okudu
Sen republique ne demek biliyor musun? Bilmiyorsun tabii. Şemsettin Sami korkudan Kamus-ı Fransevi’ye bunun karşılığını yazamadı. Republique bize gereken idare şekli.
dede: i. 1. büyük peder, ced: babası ve dedesi. 2. tarikat babası, kıdemli derviş ve ale’l- husus tarîkat-ı Mevleviye şeyh ve dervişi, [bu mana ile Fârisî zannolunarak sehven cem‘i “dede-gân” dahi olur.
Kamûs, bir milletin hafızası, yani kendisi, heyecanıyla, hassasiyetiyle, şuuruyla. Kamûsa uzanan el namusa uzanmıştır. Her mukaddesi yıkan Fransız ihtilali, tek mukaddese saygı göstermiş: Kamûsa.