Montreal güzel şehir , Kanada alt yapı sorunlarını çoktan halletmiş bir ülke ama Dostoyevski diliyle söylersek .” Bizim kadar iyi çay demleyemiyorlar.”
Sayfa 116·Kitabı okuyor
1000Kitap
Phoebe
Çoğu çocuklara bir bakın, aileleri varlıklı filan olsa bile, üstleri başları dökülür. Annemin Kanada'dan getirdiği o takımı Phoebe'nin üstünde bir görmenizi isterdim.
Alıntı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Yatıracağınız para çok mu?" diye sordu memur. "21.711 ruble." Memur nedense pek manalı, "Ohoo!" dedi ve muhasebeciye yeşil bir kağıt uzattı. İşlemin nasıl yapılacağını çok iyi bilen muhasebeci bir anda doldurdu kâğıdı, çantasındaki paketi çıkardı, ipini çözmeye koyuldu, o sırada gözleri karardı, acı acı bir şeyler mırıldandı. Gözlerinin önünde yabancı paralar dolaşmaya başlamıştı. Deste deste banknotlar vardı pakette: Kanada dolarları, Ingiliz sterlinleri, Hollanda guldenleri, Letonya latları, Estonya kronları... Dili tutulan muhasebecinin başının üzerinde sert bir ses duyuldu: "İşte, Varyete'yi soyanlardan biri!" Ve o anda tutukladılar Vasili Stepanoviç'i.
Sayfa 264·Kitabı okuyor
Avrupa'nın sömürüsü, Amerika'nın kültürel avcılığı.
Amerikan yerlilerinin, tıpkı paleolitik çağdaki Avrupalılar gibi, büyük aukları avladıkları açıktır; Kanada'da antik dönemden kalma bir mezarlıkta yüzden fazla büyük auk gagasına rastlanmıştır: Aralarında Danimarka, İsveç, İspanya, İtalya ve Cebelitarık'ın da yer aldığı çeşitli yerlerde büyük auk kemikleri bulunmuştur. İlk yerleşimciler İzlanda'ya geldiklerinde, üreme alanlarının çoğu zaten yağmalanmıştı ve yayıldığı coğrafi alan azalmıştı. Sonra da toplu katliamlar oldu.
Sayfa 79 - Okuyan Us Yayınları 7. Basım 2022·Kitabı okuyor
Alıntı
Genetik, epigenetik, prenatal ve erken çocukluk dönemi etkileşimleri ve hayatımız boyunca yaşadığımız deneyimler de toplum ve kültürden etkilenir. Herhangi bir özellik için hangi malzemelerin ne kadar karışması gerektiği de farklılık gösterir: Örneğin, söz konusu gözlerinizin rengiyse, genetik çok önemliyken, hangi dili konuşacağınızın ve giyim tarzınızın belirlenmesinde aileniz, toplumunuz ve kültürünüz çok önemli hale gelir. Bir nesildeki hangi travmanın ne derecede bir sonraki nesli etkileyeceğine baktığımızda, bu karmaşıklık da önemlidir. Merle'ün çocukluk deneyimlerini ebeveynliğine, onu büyüten kişilerinde kendi deneyimlerini ebeveynliklerine yansıtmış olması büyük bir olasılık taşıyor. Her nesille birlikte, bizi yetiştiren nesil tarafından etkileniş biçimimize eklenen, çıkarılan, değiştirilip farklı şekilde kullanılan unsurlar vardır ama nesiller arası taklitçiliğin hızı yüksektir. Bir nesilden diğerine geçen siller arası travma gelişmekte olan travmatoloji alanının önemli unsurlarından biridir. Travmanın nesiller arası etkisine bakmak için kullanılabilecek birkaç mercek söz konusudur; en önemlilerinden biri de sosyokültüreldir. Seneler boyunca, nispeten daha yakın tarihli soykırım, etnik temizlik ya da kültürel soykırım olayları yaşamış birden çok grupla çalışma fırsatım oldu. Bunlara Kanada'daki İlk Milletler toplumları, ABD'de birden fazla Kızılderili kavmi, Afrika ve orta Avrupa'da birkaç kabile veya etnik grup dahil. Büyük ölçekli ve çok boyutlu travmatik deneyimlerinin karmaşık etkisi nadiren göz önüne alınır ve yeteri kadar araştırılmamıştır. Ancak bir milletin büyük ölçekte sistematik tacizinin bir ailenin geçmişini etkileyen ve nesiller boyu süren bir etkisi olacağı bellidir. Buna ister ABD'de Kızılderili gruplarını hedef alan yüzyıllarca sürmüş
Sayfa 397·Kitabı okudu
Psikoloji
Batı toplumunda kaşiflik ve keşifler yalnızca erkeklere mahsus kal­madı. Doğu toplumlarında kadın evinin kapısı önüne çıkma özgür­lüğüne sahip değilken, Batılı kadınlar seyyahlık ve keşif konusunda sınırlı da olsa başarılar gösterdiler. Yazdıklarıyla kendilerinden sonraki kuşaklara cesaret verdiler. 381 -384 yılları arasında Mısır ve Kudüs'e seyahat etmiş erken dönem kadın gezginlerden Egeria'nın yazdıkları Batı toplumunda biliniyordu. 1832'de Kanada'ya giden Susan Moodie, 1835'te Hindistan'ı ziyaret eden Emily Eden, 1842 yılına Orta Do­ğu'yu gezen ilk kadın Ida Pfeiffer, 1854'de Amerika, Kanadayı 1878 yılında Japonya, Çin ve Güney Asya'yı gezen Isebella Bird Bishop ve 1861-1865 yılları arasında Afrika'daki gezilere katılan Florance Ba­ker'in hatıraları 19. yüzyılın ikinci yarısında dünyaya gözlerini açmış Avrupalı kadınlar için hala canlılıklarını koruyordu. Özellikle Jules Verne'nin 1873'te yayınladığı 80 Günde Devri Alem adlı kitabından etkilenerek 1889 yılında dünya etrafında seyahat yarışına çıkan Ameri­kalı gazeteciler Elizabeth Cochran (Nellie Bly) ve Elizabeth Bisland'ın başarısı kadınlara cesaret veren örneklerden oldu. Kaşifin ve keşfin kutsandığı, bilgi edinmenin haz kaynağı olarak ka­bul edildiği bir toplumda dünyaya gelen Genrude Bell'in gelişmelerden etkilenmemesi mümkün değildi. Babasına yazdığı mektupta kendisini mutlu eden bilgi alanının tarih ve sanat olduğunu yazıyordu. Tarihe duy­duğu ilgi onu aynı zamanda farklı kültürleri tanımaya yöneltiyor, kaşifle­rin hayat hikayelerini ve gezi notlarını büyük bir hayranlıkla okuyordu. Büyük bir zevkle okuduğu şair ve kaşiflerden biri de Charles Montagu Doughcy (1843-1926) olmuştu. Doughcy, Filistin ve Kuzey Arabistan'da seyahat ederek gezilerini Travels in Arabia Deserta (1888) başlığı ile ya­yınlamıştı. Bu
Sayfa 30·Kitabı okuyor