Yiğit Omay

Yiğit Omay
@kaptanyio
Baba korkma... Bırak ellerini.
Doktora
İstanbul
İstanbul, 2 Ocak
23 okur puanı
Ocak 2018 tarihinde katıldı
Tembellikten, zayıflıktan ötürü kendini tanrıların kucağına atıp, 'Elimden bir şey gelmezdi, yol önceden çizilmişti' demek kolay. Oysa tercihin ihtişamını düşünsenize! İnsanı insan yapan şey.
Sayfa 335 - Sel Yayıncılık
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Klasikler Ve Çevirmenler
Not: Bu ileti eserleri orijinalinden ve sonrasında Türkçe çevirilerinden okuyan insanların görüşlerinin derlenmesiyle yazılmıştır. Sonrasında sitedeki okurların katkıları eklenmiştir. Günlerdir çevirmenlerin dünyasına daldım ve haklarında o kadar çok şey okudum ki beynimden dumanlar çıkıyor. Yabancı dilde yazılmış eserlerde en rahatsız olduğum şey, çeviri ne kadar kaliteli olursa olsun ''çevirinin çevirisini'' okumaktır. Misal Rusça bir eseri, Fransızca'ya çevirmişler. Bizdeki çok iyi Fransızca bilen bir çevirmen de Türkçe'ye çevirmiş. Bu benim bir okur olarak tercih etmek istemediğim bir durum. Klasikler konusunda bu yüzden çok titiz bir liste hazırlamak için uğraşıyorum. (Tuco isimli bir okur, bazı çevirinin çevirisi eserlerde, dili bilen orjinal eserle çevirinin çevirisi olan eserin kıyaslanarak bir hata var mı kontrol edildiğini söyledi. Yani her çevirinin çevirisi kötü demek değilmiş.) Elbette ben de insanların yazdıklarını kendime ölçü aldım. Hata payı vardır. İlgilenirseniz diye, buraya hangi çevirmeni hangi dilden tercih etmeniz gerektiği konusunda bir liste paylaşıyorum: "?" KOYDUKLARIM DAHA SONRA TEKRAR İNCELENECEK ÇEVİRMENLER. RUSÇA *HASAN ALİ EDİZ; Fransızca, Rusça ve Sırpça bilmektedir. Bence Suç ve Ceza'da bazı yerlerde mantık hataları vardı. Bu, basımla da ilgili olabilir. Nihal Yalaza Taluy'un hâlâ en iyisi olduğunu düşünüyorum. Ek olarak Mehmet Özgül de bütün eleştiriler bir yana bence güzel bir çeviri yapmış. ✅ *NİHAL YALAZA TALUY; birçok değerlendirmeye göre çok iyi bir çevirmen. Şahsi kanaatime göre de okumaktan en keyif aldığım çevirmen kendisi. ✅ *KORAY KARASULU; genç bir çevirmen ama emin adımlarla ilerlediği söylenmiş. Kumarbaz'ı inceledim. Nihal Yalaza Taluy ile hemen hemen aynı çevirmiş. ✅ *MAZLUM BEYHAN, Suç Ve Ceza'yı inceledim. Hasan
Edebiyat
Zaten, bir zamanlar bana ak sakallı meşenin anlattığına göre, adına savaş denen şey, yeryüzünün herhangi bir noktasında başlayıp herhangi bir noktasında bitmezdi. Her şey gibi, o da insanda başlayıp insanda biterdi. Bu yüzden, cepheler falanca dağda ya da falanca ovada değildi. Toprağı titrete titrete yürüyen tanklar, art arda gümbürdeyen toplar ve durup dinlenmeden kurşun kusan tüfekler insanoğlunun içindeydi. Hatta, henüz icat edilmemiş silahlar da insanoğlunun içindeydi. Yani, insan bir savaş alanıydı. Ceket, gömlek, pantolon ya da etek giymiş, kravat takmış, tıraş olmuş, kokular sürmüş bir savaş alanı. Gülümseyen bir savaş alanı. Öpen hatta, okşayan, konuşan, susan, çiçekler alıp çiçekler veren bir savaş alanı... Peki, bir barış bahçesi olamaz mıydı insan? Şöyle, güllerin kuş cıvıltılarına, kuş cıvıltılarının güllere karıştığı, mutlu yüzlerle dolu rengarenk bir barış bahçesi?
Sayfa 97 - Everest Yayınları·Kitabı okudu
E-kitap. Saklı Kitap Cenneti :-)
Arkadaşlar Paylaşalım bütün kitap sever dostlar yararlansın. yadi.sk/d/pYKocmqq3KJrJa