Rümeysa, Düşlerin Ötesinde'yi inceledi.
33 dk. · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Bu kitapta üç farklı karakter ve hayat hikayesine tanık oldum. Kitabın ana teması olan fedakârlık, dostluk ve kadın dayanışması çok güzel bir dille anlatılmış. Her kadının kendi içindeki üzüntüsü ve acısı farklı idi. Geçmişlerinde açılan yaraları öyle bir dayanışma ile sardılar ki birbirlerinin adeta merhemi oldular.
Kitapta en çok ilgi çeken yer, her bölümün başında dükkana getirilen eşya ile ilgili bir künyenin olmasıydı. Ürünün adı, üretim tarihi, genel durumu, özellikleri ve kimin satış için getirdiği tek tek açıklanmış. Bu kısa bilgilerden sonra ürünün hikâyesini okumak kitabı hem eğlenceli hale gelmesini, hemde okuyucuyu gerçekten de antika eşyalar satan bir dükkandaymış gibi bir etki yaratmasını sağlamış.

Nazlı Şekerci, Elit'i inceledi.
 6 saat önce · Kitabı okudu · 2 günde · 6/10 puan

İlk kitabı baya iyiydi ama ikinci kitabı Elit oldukça sinir bozucuydu, buradaki tek adam akıllı karakter Aspen'di, Maxon ve America'dan için kitap boyunca ne yapıyor bunlar diye kızmadan edemedim, hatta bazı yerleri okumadan geçtim.

Veysel Kurkut, Watchmen'i inceledi.
7 saat önce · Kitabı okudu · 1 günde · 9/10 puan

Watchmen, kostümlü kahramanlara bambaşka bir bakış açısıyla bakarak önümüze çıkıyor. Daha realist kahramanların olduğu bir çizgi roman. Psikolojik derinlikleri oldukça iyi olan bu roman ana karakterleri ruh halleri, bakış açıları, karakterleri ve davranışları açısından zengin bir gerçekliğe sahip. Kitabın bu yönlerini beğendim. Bazı detaylara fazla takılması ilgimi dağıtsa da çizgi roman tarihinde kült ve üstün bir eser. En beğendiğim karakter Rorscharch, onun ardından gelen ise Dr. Manhattan. İkisinin hayata bakışı çok ilgi çekici. Bazı film ve kitaplarda sevdirilen karakterin ölmesi okuyucuyu yada izleyiciyi üzsede (bende üzüldüm) aslında eseri sevdirenin ve etkileyici yapanın bu dramatik kurgu, olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden bazı şeyleri anlayışla karşılıyorum.
İlk çizgi roman deneyimi için ağır kaçabilir fakat okunması gereken bir eser olarak tavsiye ediyorum.

Ismet Özel
kâfirle savaşmayı gözealabilen müslümana Türk denir,
bu iş gen işi değil,bir karakter bir duruştur.

Yemyeşil, Satıcının Ölümü'ü inceledi.
10 saat önce · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Kitapta çok fazla ironi unsuru var ve bu ironi karakterlerin yapılarını ve gelişimlerini değiştirerek sağlanmış. Beklentilerin dışında karakterler olduğu için okuyucu şöyle bir durup “ Yok artıkkkk “ diyor acun gibi. Kitap genelde diyaloglardan oluşuyor ve kelime tercihlerine çok dikkat edilmeli zira yazar kelimelerini seçerken sözün balını tutup çıkarmış. Bana kalırsa bir tiyatro oyunu olur bundan baya. ciddi anlamda metinlerarasılık bazında düşündüğümüz zaman Karakterler çok çok değişik denemez. Düzen ve düzensizlik, çelişki gibi temalar kitapta oldukça sık. Karakter analizine girmek istemiyorum çok fazla çok uzun sürer çünkü ve zamanım yok ama kitap insanlara bir ayna tuttuğu için insan kitap ile özdeşleşiyor.

Gökay Sarı, Zargana'yı inceledi.
 11 saat önce · Kitabı okudu · 5/10 puan

Günday’ın beni en az etkileyen romanı oldu. Yazarın sistemini ve karakterlerini oldukça iyi tanıyan biri olduğumu söyleyebilirim, ancak Zargana beni içine alamadı.

Günday’ın romanlarında karakterler ekstrem davranışlar sergileyebiliyorlar doğru, kurgu da gündelik hayatta pek ihtimal vermediğimiz olasılıklar çerçevesinde şekillenebiliyor. Günday, tüm bu “olağandışı” unsurları ustaca sistemleyebiliyor normalde, okuyucusuna yaratmış olduğu dünyayı mantık hatalarlarını sıfıra indirgeyerek ve kurgu geçişlerini sağlam kalıplara oturtarak yapabiliyor bunu.

Bahsettiğim kabiliyetini en zayıf şekilde sergilediği eserlerinden biri bence maalesef bu. Elbette, okuyucu olarak benim eksikliklerim de söz konusudur, ancak yazarın tüm eserlerini okumuş biri olarak; Zargana ile birlikte Kinyas ve Kayra’da pek çok defa Günday’ın kurgusunun, yarattığı dünyanın sınırları dışına çıkmak zorunda kaldım.

Zargana’nın bir diğer özelliği de, yazarın tüm eserlerindeki karakterlere gayet tabii bir benzerlik göstermesine rağmen, kompleks karakter gelişiminin temel nedenlerini, yani zat-ı muhteremin niçin böyle bir zat olduğunu, ve kurgudaki olaylara neden, nasıl ve ne zaman tepki vereceğini okuyucusuna çok belli ediyor. Günday bunu bilerek yapmış elbette, ancak bunu minimumda tutarak, okuyucusuna karakterlerini sürekli sorgulatmayı başararak yaratmış olduğu olduğu şahane eserleri var; Malafa ve Piç gibi.

___Yazının Devamı SPOILER İçerir___

Zargana’nın, iki kimyasal uyuşturucu maddeye verdiği tepkiyi gerçekten de muazzam bir şekilde betimlediğini eklemeden geçemeyeceğim. Bu eserde beni galiba en fazla heyecanlandıran bölüm buydu.

Bunın dışında, Günday’ın kaleminin sert kurguların altına imza attığını biliyoruz, yine oldukça çarpıcı birkaç sahneyi aklımıza tüm rahatsız ediciliği ve unutulmazlığı ile işlemeyi başarıyor. Günday okurken tedirgin olmamak epey zor, keza Zargana’nın tecavüze uğradığı sahne yazarın, dilediğinde okuyucusunu nasıl da pençeleri arasında kitleyebildiğini gösteriyor. Rahatsız oluyor, hatta okumak istemiyor ve kaçacak bir delik arıyorsunuz, yine de okuyorsunuz.

Yeraltı Edebiyatı kavramını etiketleştirip bir popüler kültür malzemesi haline getiren onca sevimsiz yazar ve eserin zırvaladığı tecavüz, alkol, kan ve ter, kavga, uyuşturucu, kusmuk falan filan saçmalar dolusu bir zırvalıktan oluşan o ergen edebiyatını düşününce, Günday’ın bu zibidiliklerin ve zibidilerin haddini bildirdiğini düşünüyorum.

Zira, Günday yukarıda bahsettiğim saçmalıkları alıp, ustaca yoğuruyor ve onları anlam ve estetik kaygısının ince süzgecinden geçirerek bir kurguyu “gerçek anlamda” nasıl sertleştirebileceğini çok iyi biliyor.

Zargana’daki protagonistin kimyasal maddeler ile etkileşimi ve uğradığı şiddetin betimlenişi yazarın az önce bahsettiğim niteliğini gayet güzel bir şekilde kanıtlıyor bence.

Yahu arkadaş burası kitap paylaşım sitesi ya ne bekliyosunuz ki kendine saygısı olmayan başkalarının resimlerini kullanıp millete yürüyen insanlar önce saygı önce kendine saygı önce kendı karakterine saygın olsun 10000 tane adresten gelsen aynı cevabı alıcaksın benden çünkü ben tek karakter taşıyorum.

Gülhan Aşanboğa, Fahrenheit 451'i inceledi.
14 saat önce · Kitabı okudu · 2 günde · 9/10 puan

Okuduğum en akıcı distopya kitabı oldu. Kitap o kadar akıcı ki ağır ağır okumama rağmen hemen bitti. Kitabın tadı damağımda kaldı. Bir de kitabın yarısına gelince üniversite film atölyesinde yarıda bırakıp kaçtığım bir film vardı meğerse o fahrenheit 451'in film haliymiş. Filmini izlemeyin kitabını okuyun kesinlikle.
Kitap konusuna gelirsek kitapların tehlike olarak görülüp yakıldığı bir gelecek anlatılmış. Baş karakter de itfaiyecidir. Kitapları yakan itfaiyeciyken hayatı komşu kızı tarafından değişir. Kitapları korumak için yaptığı mücadeleler anlatılır. Harika bir kitap. Mutlaka okuma listenize ekleyin...

Okuryazar@, Cimri'yi inceledi.
 14 saat önce · Kitabı okudu · 5 günde

Moliere'nin muhteşem eseri parayı herşeyin üzerinde tutan, hayatını maddiyat üzerine kurmuş müthiş bir karakter olan Harpagon'un bir o kadar komik ve ders niteliğinde olan çevresindeki insanlara yaşattığı olaylar silsilesi. Çok güzel bir tiyatro eseri!

Pınar Ergün, Kral Kaybederse'yi inceledi.
15 saat önce · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 7/10 puan

Başarıli tespitlerin olduğu ,bir piskiyatsirsin kendi hastasını kaleme aldığı bir kitap..Ilk başlarda Kenan karakterine ,tam bir narsist ve kadınları küçümseyen onların duygularina değer vermeyen sadece ve sadece kendi için yaşayan bir karakter olarak görüp sinir olsamda;kitabın sonlarına doğru bir kere daha ilahi adaletin ne kadar eşsiz ve benzersiz olduğunu cok daha iyi anladım..Kenan hayata dair ve kendine dair birşeyler yapamadan yaşadığı gibi ölseydi büyük hayal kırıklığına uğrayacaktım...Ama şükürki hayatının son demlerinde gerçek hayatı gòrdü ve kendiyle yüzleşti..Haa ;Bide evlat sahibi oldu..Okumanızı tavsiye ederim..Saygılar....