Kelime Dili insan dillerinin yalnızca bir tanesiydi. Dikkatinizi çektiğim gibi daha pek çok dilleri vardı. İç Geçirmeler Dili, Sessizlik Anları Dili ve, en dikkat edilmesi gerekeni, Kaş Çatmalar Dili.
TELEGRAM, bünyede meydana getirdiği etkiler, Akademya ilmî araştırma grubu tarafından şöyle tesbit edilmiş olan teknik işkence:
- Bir sebebi olmadığı hâlde, kulaklarda sürekli çınlama.
- Fizikî ve ruhî bir sebeb yok iken, elektrik çarpmasına benzer bir duyguyla âniden uykudan uyanma.
- Uyarıcı bir madde kullanılmadığı hâlde, gece yatarken uzun süre güçlü bir uyanıklık hâli hissetme.
- Vücutta, özellikle kol ve bacaklarda iğne batmasına benzer acı ve yanmalar.
- Vücutta, özellikle kol, bacak ve parmaklarda âni kramplar ve sık sık kas atmasına benzer titremeler.
- Vücutta, özellikle yüz ve kasıklarda şiddetli kaşıntılar.
- Dinlenme hâlinde olunduğu hâlde, âni kalb çarpıntısı ve stres duygusu.
- Bilinir bir sebeb yokken vücut sıcaklığında âni yükselme ve âni terleme hâli.
- Yorgun olunmadığı hâlde, vücuda âni bir yorgunluk ve hâlsizliğin çökmesi.
- Baş ve vücudun çeşitli bölgelerinde âniden başlayan ve âniden biten ağrılar.
- Kafada tansiyon yüksekliğine benzeyen bir şişkinlik ve saç derisinde yanma hissi.
- Aşırı unutkanlık; düşünülen bir şeyin zihinden âniden silindiği veya düşüncelerin aktığı hissi.
- Cinsî organda titremeler ve sebebsiz ereksiyon veya orgazm.
- Sebebsiz olarak, aşırı heyecanlanma, sinirlenme, üzüntü, ümitsizlik gibi duygular, sıradan olaylara aşırı tepkiler verme.
- Gözler kapatıldığında, hattâ açıkken, gözün önünde üç buudlu resimler canlanması.
- Şuursuz olarak sürekli zihinde birşeyleri tekrarlama.
- Kafa içinde nereden geldiği belli olmayan ses veya gürültüler duyma.
- Görülen ve duyulan her şeyin sanki birileri tarafından izlendiği ve zihnin okunduğu duygusuna kapılma.
- Bulunulan herhangi bir yerde, sık sık, cisimlerin ısı değişimlerinde çıkardığı seslere benzeyen çıtlama sesleri duyma.
- Kol saati ve benzeri şahsî cihazlarda bulunan
Bir kere kente girdin
Felçli kadın karyolaya bağlı haliç
Ergenlik gençkızlık işletmesi karyola ki
Karyola ki bekar bir ölümün fener alayı şöleni
Azrail'in boyuna büluğa erdiği gerdeğe girdiği
Eleni Eleni karyolada düşünen kadın
Yalnız ve som karyolada düşünen kadın
Her erkeği papaz sanıp günahı günah olarak çıkartan
Her gece güneşi ısıran
Köpekler neyi havlıyor hangi gülü
Horozlar neyi ürperiyor savaşı mı
Bir yumurta ortasında gece yarısı
Sen ey şair ki ellerini kollarını çarmıha gerdin
Ölüm ki tabiatüstü hayatların meneceri
En yeni buluşu intihardır
Pipon yanıyorsa seni ölüm çeker
Gül yetiştirmiyorsan seni ölüm
Samanyolu jet iziyse seni ölüm
Rüya bir lağımın anıları olur
Onarılmış bir soda gün doğar kırmızı
Ölüm bana günde iki kere göz kaş eder
"Su zehirlidir! İnsanı ilk çağlardaki hâline geri götürür. Zaman makinesidir okyanus. Kanunlardan önceki zamanı hediye eder. Sahil güvenliklerse umutsuz bir çabadır. Kıyıdan fazla uzaklaşamayan. Medeniyetin kolu bir yere kadar uzanır. Daha ötesinde ilkel çağlar başlar. Yalnızsındır yüzen demirin üstünde hiç olmadığın kadar. Kas konuşur. Silah söyler. Herkes dinler. Hepsi bu. Ne para kalır, ne aile..."
— Olacak iş teğul! Aktenuz’dan Ece’ye, ordan Çanakkale, Marmara, Boğaz’dan Karatenuz’a çikmuş da, ha puralara çelmiş, öyle mi?
diye alaylı bir gülümsemeyle kaş kaldırdı kaptan.
— Tenuzaltu mu pu hocam?
diyerek güldü Temel. Biyoloji öğretmeni gülümseyerek yanıtladı:
— Akdeniz’den değil, Hint Okyanusu’ndan gelmiş!
— Uy! Hint Okyanusu Hindistan’da teğul mudur?