Gelecek kestirilemez; ama bazen onu özel bir sis kaplar; sanki başka bir güç kaderin doğal suskunluğunun yardımına koşmuş ve düşüncelerin çarpıp çarpıp geri döndüğü bu esnek sisi yaymış gibidir.
İnsan içgüdüsü ise bozuktur. Onun için, doğruyu eğriden, çirkini güzelden, faydalıyı faydasızdan ayırmasını bilmez ve akıl denilen bir cehennem aletinin hükmü altında gülünç, kaba, sersem ve patavatsız kıvranır durur. Gene onun için, hareketleri aksaktır, sesi ahenksizdir, neşesi yavan ve iğretidir.
Şiirim, onun saklambaç oyunu… Cemiyetim, her noktada onun merkezi etrafında çizilmiş dairelerin hendesesi… Nizamım, onun, parmakla sayılmaz ve gözle görülmez keyfiyetinin ölçüsü…