Ama bize katılan kişi bir hizmetçi değildi. Hatta Kızıl bile değildi. ​"Maven." ​Nişanlımın ağaçların arasından çıktığını gördüğümde çığlık mı atayım yoksa kaçayım mı bilemedim. O bir prensti, Gümüş'tü, düşmandı ama yine de buradaydı ve Kırmızı Muhafız liderlerinden birinin karşısındaydı. Yıllardır ona hizmet eden yaşlı, Kızıl hizmetçi Holland yanında gururla duruyordu.
Alıntı
1. Problem: Kazananların da kaybedenlerin de hedefleri aynıdır. Hedef belirleme, ciddi bir sağ kalma önyargısının mağdurudur. Sonunda kazanan insanlara -sağ kurtulanlara- konsantre olur ve aynı hedefe sahip olan ama onu başaramayan bir sürü insanı görmezden gelerek büyük bir yanılgıyla, başarılarının yolunu hırslı hedeflerin açtığını varsayarız. Olimpiyatlara katılan her sporcu altın madalyayı kazanmak ister. Her aday işi almak ister. Ama başarılı ve başarısız insanlar aynı hedefleri paylaşıyorlarsa kazananları kaybedenlerden ayıran şey hedef olamaz.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Yıkılan ve yeniden kurulan küçük olaylar, sıradan şeyler. Yeni bir anlam katılan şeyler. Birden, bir öykünün ağartılmış kemikleri oluverirler.
Sayfa 49·Kitabı okuyor
At sütünden oluyor hep bunlar. Fazlası aksi tesir yapıyor :)
Bayan, Kazakhan'ın H.752'de (M.1351-2) Herat'a karşı giriştiği sefere katılan emirler arasında yerini alır. Abdullah b. Kazakhan'ın H.760'ta (M.1358-9) Semerkand'a taşınmasından sonra, Hacı Beg Barlas'la birlikte onun üzerine yürüdü ve onu öldürerek Ulus emiri oldu, ancak sözünü geçiremedi. H.763'te (M.1362) Moğol Han tarafından idam edildi ve yerine baş Süldüs reisi olarak oğlu Şeyh Muhammed geçti.
Sayfa 295 - Kronik Yayınları·Kitabı okuyor
Ba barnın Balkanlarla ilgili fikirlerini paylaştığı yakın dostla­ rı arasında bilim adamı Kliment Kamilski de vardı. Birinin yönü Doğu, birinin yönü Batı olan ikisinin de hayallerinin peşinden aşırı hızlı uçuşları esnasında birer kanadı kırılınıştı adeta. Bir zamanların Sorbonne Üniversitesi doktora öğrencisi olan, İspanya iç savaşına katılan, birçok Balkan ve Avrupa di­lini bilen Kliment Kamilski yeni sosyalist devletin en güçlüleri arasında yer alabilmesine yetecek bütün niteliklere, hatta ge­ rekenden fazlasına bile sahipti. Fakat onu da, uslanmak nedir bilmeyen ruhunun derinliklerinde yer eden, fazlasıyla güçlü bir şey yıkmıştı; bu, büyük bir ihtimalle, özellikle Stalinizm döne­minde, Avrupa fikirlerinin lehine olan tavırlarını sesli sesli dile getirmesi yüzündendi. Manastır kadı sicillerini keşfetmiş olmasaydı, Babamın da, kendi doğu, mülteci ve içinde parti üyeliği bulunmayan geçmi­şiyle, yeni kurulan devlette tutunabilmesi çok zor olurdu.
Sayfa 199 - YKY yayınları 2008
Edebiyat - Roman - Tarih
Babaların ve erkek kardeşlerin egemen olduğu aile topluluklarına bir tutsak ya da uyruk gibi katılan kadın, öteden beri, birtakım erkekler tarafından öbür erkeklere verilmektedir. İlkel topluluklarda, sop ya da geniş aile (uruk) hemen hemen bir nesne gibi kullanır kadını; o, iki sopun karşılıklı olarak birbirlerine verdikleri ödünç mallardan biridir..