Dilara Yolcu

Dilara Yolcu
@kedizeynaa
Didem Madak'ın daha fazla şiir kitabı bırakamadığı bir dünyayı pek ciddiye almıyorum
Ne var ki, uzak bir geçmişten geriye hiçbir şey kalmadığında, insanlar öldükten, nesneler yok olduktan sonra, bir tek, onlardan daha kırılgan, ama daha uzun ömürlü, daha maddeden yoksun, daha sürekli, daha sadık olan koku ve tat, daha çok uzun bir süre, ruhlar gibi diğer her şeyin yıkıntısı üzerinde hatırlamaya, beklemeye, ummaya, neredeyse elle tutulamayan damlacıklarının üstünde, bükülmeden hatıranın devasa yapısını taşımaya devam ederler
Sayfa 51·Kitabı okuyor
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Kaybettiğımız kişilerin ruhlarının, daha ilkel bir varlığın, bir hayvarun, bitkinin veya cansız nesnenin içinde tutsak olduğu yolundaki Kelt inancını çok makul bulurum; bu ruhları gerçekten de kaybetmişizdır, ta ki, birçokları için hiç yaşanmayan bir gün, ruhun hapsolduğu ağacın yanından geçinceye, ruhu barındıran nesneyi tesadüfen ele geçirinceye kadar. O zaman ruh irkilip ürperir, bizi çağırır ve onu tanıdığımız anda büyü bozulur. Bizim tarafımızdan kurtarılan ruh ölümü yener ve bizimle birlikte yaşamaya başlar tekrar. Geçmişimiz için de aynı şey geçerlidir. Geçmişi hatırlama gayretimiz nafile, zihnimizin bütün çabaları boşunadır. Geçmiş zihnin hakimiyet alanının, kavrayış gücünün dışında bir yerde, hiç ihtimal vermediğimiz bir nesnenin (bu nesnenin bize yaşatacağı duygunun) içinde gizlidir. Bu nesneye ölmeden once rastlayıp rastlamamamız ise tesadüfe bağlıdır.
Sayfa 48·Kitabı okuyor

Dilara Yolcu

, bir kitabı okumaya başladı
Peter A. Levine
7.7/10 · 1.020 okunma

Dilara Yolcu

, şu anda okuyor
%3 (114/3148 syf.)
Marcel Proust
9.3/10 · 745 okunma
"Fil terbiyecileri vahşi doğada bir yavru fil bulduklarında onu bir ağaca bağlarlar. Yavru fil savaşır, kurtulmak için debelenir ama yeterince güçlü değildir. Birkaç gün içinde pes eder. Yani fil büyüyor olmasına rağmen halatı koparabileceğini düşünmez. Böylece nihayetinde bacağının tek bir hareketiyle koparabileceği bir parçacık halata ağaca bağlanmış, kocaman bir fil elde etmiş olursun. Öğrenilmiş çaresizlik denir buna. Buradaki her şey, halatın kopmayacağını düşünen insanlar üzerine kurulu. Bu da demek oluyor ki dünyada iş modelin için en tehlikeli şey, halatın aslında ne kadar dayanıksız olduğunu bilen biri."