Puan vermedi
Kitap genel olarak bilime dayalı bilgiler veriyor o konuda güzel lakin Helal Kesim başlığı altında yazar çok büyük bir hadsizlik yapmış. Yazarın kendisi biz müslümanların itibar ettiği GİMDES’in kurucu başkanı ve halen görevde. Kitabı okuyana kadar GİMDES’e kayıtsız ve şartsız güveniyordum. Ancak kendisini Allahın helal kıldığı bir duruma haram diyecek kadar sıkıntılı bir duruma düşüren kişinin temsil ettiği ve halen başında olduğu bir kuruma müslüman olarak ne kadar güvenebilirim artık bilmiyorum. Allah Maide Suresinde ehli kitabın kestiğinin helal ve yenilebilir olduğu bizlere söylüyor. Ancak yazar helal kesimi sadece Müslümanlar tarafından yapılabileceğini belirtmiş. Bunun yanında kefir ve bozanın alkol içerdiğinden bahisle veyahut da alkole dönebilecekleri riski olduğundan dolayı caiz görmemiş. GİMDES’i arayıp bu durumun neden böyle olduğunu Allah’ın helal kılıp neden sizlerin haram kıldığını anlamak istiyorum dediğimde bana verdikleri cevap şu oldu ; “ günümüzde ehli kitap kavramına uygun bir ehli kitap mensubu olduğunu düşünmediğimiz için, kitapların tahrif edildiğinden bahisle böyle bir karar verdik” dediler. Ehli kitap kavramına uygun olmayan ehli kitap mensuplarının olduğunu, kitapların tahrif edildiğini zaten Allah bize Nisa suresinde belirtiyor. İşin komik tarafı kitapların tahrif edildiği ayeti Maide suresinde geçen söz konusu ayetten daha önce inmiştir. Yani Allah bize ehli kitap mensuplarının kitaplarını tahrif ettiğini kestiği etlerin yenilebilecek durumda olduğundan daha önce haber veriyor. Kitabın yazarı sanki kitapların tahrif edildiğinden Allah’ın haberi yokmuş gibi kendilerince böyle bir yorum katarak bu şekilde hem kendi itikatlarını ziyan ediyorlar hem de kendilerine güvenen Müslümanların kafalarını karıştırıyorlar. Allah korusun bu kitabı
Helal LokmaHüseyin Kami Büyüközer · Gimdes Yayınları · 2019274 okunma
Bir beslenme planından fazlası. Motivasyon kaynağı.
Puan vermedi·240 syf.··
2025 18. kitabı
·
110 günde okudu
·
Okunma: 30 Aralık 2025 01:18
Yazarımız sıkıcı bir şekilde teknik bilgi vermekten ziyade okuyucusuyla sohbet eder havada sağlıklı yaşam hakkında çok ince ve akılda kalıcı tüyolar veriyor. Akıcı üslubun yanında 21 günü bölümlere ayırıp her bölümde tavsiyeler, o güne özel diyet listesi ve düşünsel olarak kendimizi bir üst noktaya taşıyabileceğimiz uygulamalar yaptırıyor. Kitabın ismine bakınca sıkıcı bir sağlık kitabı izlenimi oluşabilir fakat sayfaları çevirdikçe çok boyutlu bir kitapla karşı karşıya olduğunuzu anlıyorsunuz. Bölümlere yayılmış özlü sözler ve çoğu zamanda o özlü sözlerle bezeli alıntılar kitabın edebi yönden de başarısını gözler önüne seriyor. Okumaya başladığımda bu programı uygulayamasam da yeni yılda harfiyen uygulayacağıma inanarak kitaptan önemli gördüğüm kısımları aşağıya not aldım. Kilo vermenin ikinci, sağlıklı yaşamanın birinci planda olduğunu sürekli vurgulayan, herkesin okuyup bir şeyler öğrenmesi gereken bir eser. - SAĞLIKLI YAŞAM İÇİN ÖNEMLİ NOTLAR - - Su İçmek - Su içmeden kilo verilemez!!! Hedef: Kilo * 30=? Yaz ayları ve sporda 500 ml eklenebilir. Günde 10-12 bardağa tekabül ediyor. - Yemeklerden 15 dk önce içilmeli. Yatmadan önce ve sabah kalkar kalkmaz bir bardak içilmeli. İlk başta fazla idrara çıkılabilir ama vücut alıştıkça ve ödem atıldıkça düzene girecektir. - Tartı Yağ ağırlığından kaybedip kaz kazanıldığı için kas ve su oranı artıyor. Uzun süre tartıda aynı ağırlıkta kalmamızın sebebi bu. Yağdan kaybetmiş oluyoruz aslında ve bu da görüntümüze yansıyor. Tartıyı değil görüntümüzü baz almalıyız. Ev tartısı kullanıyorsak eğimli yere koymamaya dikkat etmeli ve uzun süre kullanılan tartının kalibrasyonunu yapmalıyız. - Ruh ve Zihin Detoksu çimizi yiyip bitiren suçluluk duygusunu bırakmalıyız, kin beslediğimiz insanları affetmeli, eleştirdiğimiz ve
Sağlık
Şekersiz 21 GünÖzge Bezirci Dikici · A7 Kitap · 2017280 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
artık canım bol tereyağlı iskender çekiyor
7/10
·288 syf.··
2025 24. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 28 Ağustos 2025 14:35
Beyinde Ararken Bağırsakta Buldum bu kitaba verilecek en kötü isimdir. 288 sayfalık kitabın başından itibaren mikrobiyotadan bahsedeceğiz deniyor ama bu anlatım 200. sayfadan itibaren başlıyor. bir sürü şeyden bahsediliyor ama hiçbirinin derinine inilmiyor. yüzeysel bilgi sahibi olmak isteyenler için iyi bir kaynak ama tam konuya giriyorum ve birden hevesim sönüyor. bence bu kitabın yaş aralığı 14-18. hatta ben bu kitabı o yaşlarda okusam cidden çok faydalı olurdu. bi kere mesela 10. sınıfsanız ve sayısal seçecekseniz kitap bayağı bi ayt biyoloji müfredatına giriyor, benim için tekrar oldu diyebilirim. ama en önemlisi yemek yeme bilincine kavuşuyorsunuz. cidden kitap bu konuda çok yardımcı oluyor. en başta vücudunuzdaki organlar konusunda bilinçleniyorsunuz daha sonra önünüzdeki tabak hakkında. dili basit, 5-6 sayfada bir konuyla ilgili resimlere yer verilmiş. eğlenceli bir kitap. yalnız kitapta aşırı gereksiz bir şey var. abi sen neden 3 sayfa iskender betimliyorsun ikide bir? ya cidden o kadar gereksiz olmuş ki o kısımlar. yani azıcık mizah katayım demiş ama ben çok anlamsız buldum. yine de kitabı okuduğuma sevindim. bilgilerimi tekrar ettim ve bir doktor tarafından bildiklerimi onayladım diyebilirim. onun dışında kefir içmeyi artırdım, sayılır mı ahashgahjsg siz de kefir için.
Beyinde Ararken Bağırsakta BuldumSerkan Karaismailoğlu · Elma Yayınevi · 20178,7bin okunma
Beyin ve Bağırsal
10/10
·352 syf.··
2025 6. kitabı
Dr.Perlmutter bağırsak mikrobiyotası ile beyin hastalıkları arasındaki bağlantıyı inceleyen ilk nörolog doktorlarından biridir.Bazı eleştirmenler çok erken kanılara vardığını söylese bile bence sunduğu veriler yeterli.Mesala günümüzde de şekerin vücudumuza ne kadar zarar verdiğini görüyoruz .Eski Toprak dediğimiz insanlar şeker besinini beyaz ekmeklerden karşılıyordu. Onun dışında günümüzdeki gibi çikolata şeker abur cubur gibi besinleri tüketmedikleri için beyin hastalıklarına yakalanma ihtimalleri azalıyordu.Ama maalesef ki günümüz için aynı şeyleri söyleyemeyeceğim. Eskiden günlük öğünlerimizde ev yemeklerin yerdik ama artık sadece diyet yaparken yiyebileceklerini sanıyorlar .Bu da bizim şekere olan düşkünlüğümüzü net bir şekilde gösteriyor. Nasıl bağırsaklara sahip olduğumuzu hiç düşündük mü? Bu kitabı okuyana kadar ayrıntılı bir şekilde tabii ki hayır. Bağırsakları etkileyen o kadar çok şey var ki...Sezeryan ya da normal doğumla doğumumuz,beslenmemiz ,hareketlerimiz birçok şey etkiliyor. Sezaryenle doğanların ,anne sütüyle beslenmeyenin,hareketsiz olanların ve şeker yani karbonhidrat ağırlıklı beslenen insanların mikrobiyom çeşitliliği de azdır .Peki bu mikrobiyom nedir? Nasıl daha fazla çeşitlilik sağlarız biraz buna bakalım . Mikrobiyom mikroorganizmalarını yaşadığı alan olarak nitelendirebiliriz. Mikrobiyomlar vücudumuzun birçok yerinde bulunuyorlar .Ağız vajina ve bağırsak . En çok bulunduğu yer ise bağırsaklarımız .Bu yüzden bağırsak sağlığımız çok önemlidir. Mikrobiyomuzda bakteroid- firmikütler dengesi bizim obez mi yoksa normal bir birey mi olacağımızı etkiliyor. Firmikütler daha fazla yağ emdiği için fazla olursa obez oluruz. Bakteroitler fazlaysa zayıf oluruz .Bu dengeyi sağlamak için lifli gıdalardan sebze meyve fermante edilmiş olan yoğurt kefir ,turşu
Duygu ve Düşünce
Beyin ve BağırsakDavid Perlmutter · Pegasus Yayınları · 2018512 okunma
Puan vermedi·64 syf.··
2025 295. kitabı
Unutulan beş Kazak hanı ile ilgili bir yazı vardı. Bu hanlar Mamaş Han, Takır Han, Biydaş Han, Hoca Ahmet Han ve Togım Han idi. Töre sözcüğü üzerine bir yazı vardı. Gümüşhane kilimleri ile ilgili bir yazı vardı. Gahnetdin Ehmerev ile ilgili biyografik bir yazı vardı. Son Umut filmi inceleme yazısı vardı. Kefir ile ilgili bir yazı vardı. Dergide birçok farklı konuda yazı bulunmamaktadır. Dergide başka yazılar da bulunmakta.
Türk Dünyası Tarih Kültür Dergisi - Sayı 393Türk Dünyası Tarih Kültür Dergisi · Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı · 20193 okunma
Puan vermedi·408 syf.··
2025 1. kitabı
·
202 günde okudu
·
Okunma: 25 Şubat 2025 00:35
Sağlıklı bir yaşam için mikrobiyatanın önemi büyük. Bu anne karnından itibaren başlayıp ömür boyu devam eden bir süreç. Mikroplar yaşama ilk temelleri attığımız andan itibaren hep bizimle. İçimizde koskoca bir evreni barındırıyoruz. Mikroplar bizi biz yapar, kendimiz olabilmemize yardım ederler. Bu hayvan yaşamının gerekli bir parçasıdır, onlardan kurtulmanın bir yolu yok. Hayvanlar milyarlarca yıldan beri mikropların kaynaştığı bir dünyada ortaya çıktılar. Biz gelmeden çok önce mikroplar dünyanın hakimiydi. Onlar sadece kaçınılmaz değil aynı zamanda faydalı. Bulundukları yere göre faydalı müttefik ile ölümcül tehdit olmak arasında gidip gelebiliyorlar. Bakterilere karşı hep kötü gözle baktık. Onların sağlıklı bir yaşam için olmazsa olmaz olduğunu bu kitapla birlikte daha iyi kavrıyorsunuz. Doğadan da farklı bilgiler edindiğim bu kitapta aklımda kalanları derlemek istedim. Anne bebeğini emzirirken yavrusunun sadece karnını doyurmuyor, aynı zamanda ona ilk mikroplarını aktarıp doğru öncülerin bağırsaklarına girmesini sağlıyor. Anne sütü bağırsak mikrobiyotası için potansiyel bakteri kaynağı. Çocuğun bağırsağındaki bakterilerin yaşaması için gerekli ve bu beyin gelişimi için kullanılıyor. Bu anlamda anne sütü, çocuğun sağlıklı ve zeki olabilmesi için çok değerli. Bir değişik versiyonunu anne koala yavrusu için yapıyor. Bebek koala altı aylık olduğunda sütten kesilip okaliptüs yapraklarıyla beslenmeye başlıyor. Öncesinde annesinin sırtını burnuyla eşeliyor, anne yanıt olarak "lapa" denilen bir sıvı salgılıyor ve minik koala bunu yalıyor. Bu ona sert okaliptüs yapraklarını sindirebilmesi için gerekli bakteri ve mikrop sağlıyor. Bu sayede doğada beslenmeye uygun hale geliyor ve bu öğünler midesine ağır gelmeden sindiriliyor. Çeçe sineği ise diğer sinek türlerinden ayrı
Sağlık tıp
MikrobiyotaEd Yong · Domingo Yayınevi · 2025743 okunma