Yaşama riskini almak, mümkün sevinçler üzerine bahse girmektir ve trajik bir gecede bile kendi içinde bulunan sevinç kıvılcımını hatırlama gücüne sahip olmaktır.
Yaşamın belirsizliğine meydan okuma gücünü ve var olma cesaretini belki de basitçe “yüreğimizi pır pır ettiren çocukların gülüşlerinde buluruz.
-SON
Fakat her kopuşun, katlanılabilir olması için, yaratıcı bir edime varması gerektiği de pekâlâ ileri sürülebilir. Kopuş, öznelliğin belirmesini veya kendisini ortaya koymasını, özgürce, etki altında kalmadan kendini yaratmasını sağlamalıdır.
“Bir varoluşun gelişim sürecini yeniden inşa etmek için, onu oluşturan terslikleri, çatlakları, arızaları, resmi biyografilerde adı illa da anılmayan bu kopuşları, arızaları, çatlakları hesaba katmak gerekir. Alzheimer hastalığına yakalanmış olanların herkesten daha iyi bildiği gibi, varoluş aslında kalbur gibi delik deşiktir, inişli çıkışlıdır.”
Olmak istediğimiz kişinin açığa çıkması, bir kukla veya fetiş olarak değil birinci tekil şahısta var olabilmek için kopmak. Başkalarının, özellikle de yakınların gözünde tüm o rahatsız ediciliği, hayal kırıklığına neden oluşu veya imkansızlığı içinde kendi kimliğini sahiplenmek…