"Mina"nın aşk demek olduğu gelmezdi! Evet, "Mina" kelimesi, aşk kökünden geliyor. Aşktan, gerçek aşktan başka hangi duygu, insanı sahip olabileceği en değerli varlığı Allah (cc) yoluna kurban etmeye sevk edebilir!195
"Şeytan taşlama", bu mânâda nefsimizde putlaştırdığımız, kendimize rab edindiğimiz maddi, manevi ne varsa, onların terki anlamına gelir.
Hayata öyle çok taahhütte bulunuruz ki, bir an gelir, hepsini yerine getirmeye gücümüz kalmadığını hisseder, mezarlara döneriz, ölümü, “tamamlanmakta zorlanan kaderlerin yardımına koşan ölümü” çağırırız. Ancak ölüm hayata taahhütlerimizden bizi kurtarsa da, kendimize taahhütlerimizden, özellikle en başta gelen, layığıyla, hakkıyla yaşama taahhüdünden kurtaramaz.
Yaşamın akışına kapıldığımız o anda,esasında yasın hareketsiz olmadığını, mola vermediğini, yeniden hep yeniden belirdiğini, kendini hep hatırlattığını, Sisifos gibi başa sardığımızı fark ediyoruz.
İşin garibi derin bir soluk alıp şöyle deyiveriyor insan
“Unutmamışım.”
Unutmadığımızı kendimize kanıtlama pratikleri yapmayı bırakmaktan da unutmaktan korktuğumuz kadar korkuyoruz.
Kendimizi korumak adına içimize kapanırsak "fosilleşmeye" başlarız. Dünyaya açılmak adına kendimize ait bütün sınırları ortadan kaldırırsak bu sefer "biz" olmaktan çıkarız. Yani bu ikisi arasındaki dengeyi koruyabildiğimiz oranda kendimiz kalabilir ve anı yaşayabiliriz.