Man or ecinniler
Puan vermedi·144 syf.··
2026 8. kitabı
Spoilerlı olabilir gulyabaniden spoiler yemediyseniz tabii. . . . . . . . Gerçekten cinlerle muhatab olduğumuzu düşündüğüm ilk 70 sayfa filan bayya iyiydi. Yani bence belli düzeyde korkutucuydu da. Cinlerin uzun bir şeyleri taşırken Muhlise’nin üst camdan onları anlık görmesi, ilk baştaki ritüeller filan korkutucuydu bence. Bir noktadan sonra e taam bunlar insan da nasıl ve neden böyle büyük bir oyun çeviriliyoru merak etmeye başladım. Sonra realite cinlerden daha korkunç geldi. Kızlara tecavüz etmişler, o zavallı kadının aklıyla oynamışlar. Hasan da kendince iffet testi yapmışmış. Valla o kalfanın, Arap’ın ve evin hanımefendisinin yıllarca çektikleri çileyi düşününce içimi sıkıntı kapladı. Bir not olarak bu kitabın çok iyi fanfici yazılır. Aklımın bir köşesinde dursun ekfksldlsldşdşşs Ayrıca bu kitaba yazarın kendisinin de hurafelere karşı bir hiciv olarak görmesi de potansiyelini bayağı bir azaltıyor gibi. Çok daha sarsıcı bir korku hikayesi olabilirmiş. Emin alper bu işe el atar mı acaba ya?¿
GulyabaniHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202517,9bin okunma
10/10
·236 syf.··
Beğendi
·
2026 33. kitabı
O, güzeller güzeli Perihan'ın kara kuru kızı Peri. İsmine yakışacak bir Peri Masalı mevcut değil bu eserde. Çünkü Perihan'ın güzelliğinden nasibini alamadığı ve annesine göre halası Nazlı'ya benzeyen Peri, yıllarca annesinin gözüne girmek için çırpınıp durur. Ancak ne yaparsa yapsın Perihan için Peri, görmek istemediği bir manzara gibidir. Dağ gibi yakışılıklı esmer kocasının ve kendi güzelliğinin birleşimi bembeyaz tenli güzeller güzeli bebeğini esmer tenli olarak gördüğü ilk andan itibaren Peri'nin masalı çoktan siyahlara boyanmıştı. "Adım gibi eminim ki çirkin olmak yoktur. Çirkin hissetmek vardır.Sen istediğin kadar güzel ol. O hissi içinde taşıyorsan başkalarının sana güzel demesi farketmez." Peri ise çocukluğundan beri annesi gibi güzel olamadığının farkında, sevgiye muhtaç, annesinin gönlünü hoş etmek için elinden geleni yapmaya çalışarak büyürken annesi titiz diye evini tertemiz tutmak, annesinden bir güzel söz duymak için her şeyini vermeye hazır günleri ve yılları geçirirken sığındığı tek şey renklerin gizemidir. Resim yapmak onun dünyasının en önemli parçasıyken yeteneği ilk önce ilkokul hocası tarafından fark ediliyor. Resim yaparak yaşama kendince tutunmaya çalışırken hayatının yolunda olmadığını anlaması ise yıllar sonra resim öğretmenine yaşadıklarını anlatması başlayacaktır. Bu adımı yirmi yedi yaşına girdiğinde kendisinin hazırladığı "Çirkin Kadınlar için Hayatta Kalma Rehberi" ile bambaşka bir sürece doğru evrilirken kendi ruhu ve bedenini yeniden keşfedecektir. "Bir patron ne kadar yetenekli olursa olsun iyi bir ekip kurmazsa şirketi batırır. Yaşamak da aynen öyle bir ekip işidir. Ekibini iyi kurarsan iyi yaşarsın, kuramazsan yaşamayı ne kadar iyi bildiğinin bir önemi yok." Peri'nin iyileşme yolculuğunu Ceren Ceran'ın mizahı yüksek kalemi ile
Çirkin Kadınlar İçin Hayatta Kalma RehberiCeren Ceran · Masa Kitap · 2024497 okunma
Reklam
8/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 80. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 28 Nisan 2026 01:20
Yusuf Atılgan’ın Aylak Adam romanındaki C., toplum içerisinde kendine bir yer bulamaz ve kendini derin bir yalnızlığın içine hapseder. Büyüme çağında aile içerisinde yaşadığı zorluklar, karakterine etki etmiştir. Hikâye 1950'lerin İstanbul'unda geçiyor; tercih edilen kalabalık mekânlar, C.'nin yalnızlığını daha da artırıyor. Anlatım tam da bu ruh haline uygun olarak; kesik cümlelerle, bir anda konu değiştiren çağrışımlarla akıp gidiyor. ​ Dünyanın anlamsız olduğunu düşünüp boşluğun içine düşmüştür. Bence toplum içinde kendine yer bulamamış olması çocukluğundan ve varoluşsal arayışından kaynaklanıyor. Yalnızlıktan kurtulmak için gördüğü kadınlara kendince anlamlar yükler ve onların peşinden koşar. Kendi zihninde kurduğu mükemmel kadına ulaşması; sürekli eleştirel bir gözle bakması, anın tadını çıkarmak yerine her şeyde büyük anlamlar araması sebebiyle mümkün değildir. Dünyayı bir hapishane gibi görüp günlerini bir öncekinden farksız olarak düşünceler içinde yaşar.
1000Kitap
Aylak AdamYusuf Atılgan · Can Yayınları · 201971,1bin okunma
10/10
·255 syf.·
2026 59. kitabı
Bazen bir insan ölür; ama geride bıraktığı sırlar, pişmanlıklar ve yarım kalmış hayatlar yaşamaya devam eder. Kesinlikle son zamanlarda okuduğum en sarsıcı romanlardan bir tanesiydi. Okurken bin tane duyguyu aynı anda yaşadım.;) Kambur olan Acibe'nin intihar edip geriye bıraktığı mektuplarla hiç tahmin etmediğim bir hikayeye dönüştü kitap. Mektuplarda ortaya çıkan her yeni bilgi ile karakterlere olan bakış açım değişti. Kitapta hiç bir karakter tamamen iyi veya tamamen kötü degil. Herkesin kendi travmaları ,sırları ve haklı yönleri var. Gerçi bunu Müsemma için söylemeyeceğim. Kitapta beni en çok irite eden karakter anne (Müsemma) idi. Kendi ağzından kendince o da hikayeyi anlatmış kitapta ama kesinlikle kötü bir anne. Bütün hayatını aşık oldugu adamı beklemeye adamış , bütün hıncını kambur olan kızından çıkarmış bir anne... Kitap Acibe 'nin annesinden aldığı muhteşem intikamla bitiyor. Yazar kitabın sonunda "son değil" şeklinde bir ekleme yapmış. Ve çok yerinde bir ekleme olmuş zira gerçekten kitap son bulmadı benim kafamda yaşamaya devam ediyor ;) Ben kitabı, anlatımını, yazarın üslubunu çok sevdim. Okuyacak olanlara şimdiden keyifli okumalar dilerim;)
Duygu ve Düşünce
Bir İntihar Çok ÖlümEsra Kahya · İletişim Yayınları · 2026483 okunma
Puan vermedi·86 syf.··
2026 14. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2026 17:51
Evgenia "Mars"/Bonçeva Elmazova ve eşi 1907 senesinde Bulgaristan'dan "Türk payitahtına" geliyorlar. Galata taraflarında bir otelde kalan çift Beyoğlu'nu, Büyükada'yı, Haliç gibi yerleri gezmiş Cuma Selamlığı'na katılmış, Galata Mevlevihanesi'ne ve Demir Kilise'ye de gitmişlerdir. Ülkede kaldıkları süre zarfınca pek çok sanatsal etkinliğe katılmışlardır. Kitabın "Sunuş" kısmını yazan Prof. Dr. Hüseyin Mevsim'in de değindiği gibi Evgania'nın gayri objektif bir bakışaçısı vardır. Örneğin, daha yolculuk esnasında bile Türk askerleri ile Bulgar askerlerini kıyaslar, trende sunulan şartlarla bile "İşte, derin Şark'a yaklaştığımız belli oluyor." der. Zaman zaman üslubu da "tepeden bakma" izleri de taşır. Elbette ki dönemin siyasî yaşamına ve en baş siyasî figürüne -yani padişaha- yönelik yorumları, kendince doğru teşhisleri mevcuttur. Kitap süresince Bulgar tarihine, kültürüne dair değinmeler ve dipnotlar da bilgi akışında mevcut. Kitapta akıcı ve okunaklı bir anlatım var. Yukarıda bahsedildiği üzere, objektif olmayan tutumu bilerek, "farklı bir perspektiften tarihi okumak" için tercih edebilirsiniz.
Tarih
Abdülhamid İstanbul'unda Bir Kadın SeyyahEvgenia Mars · Kitap Yayınevi · 201933 okunma
8/10
·570 syf.··
Beğendi
·
2026 83. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 19:00
Herkese selamlar Bugun size artik sağır sultanın bile duyduğu askim olan #uyumadanöncetuttuğumdilek serisinin son kitabinin yorumu ile geldim. Son olmasi içimde bir burukluk, tatli bir hüzün yaratti. Kitabi hem hic bitirmek istemedim hem de o mutlu anlarina bir an evvel sahit olmak icin elimden bırakamadım ilk kitaptan itibaren bu seride yaşadığım duygu yoğunluğunu sanirim bir daha bulamayacagim. Oyle cok ama oyle cok sevdim ki Nazike ile Ozan'i tarifim imkansız Onlar benim icin sevginin, umudun, yanlis ve hataların, aşkın en guzel yol göstereni oldu. Son kitap olmasindan mütevellit bolca mutluluk okudum. Zira, Bahar ve Ozan'in bu sona ulaşması kolay olmadi. Dolayisiyla her okudugum sahnelerinde yuzumde güller açtı. Yazarin anlatimi bir degisik, peşinen söyleyeyim. Sonra benim bu anlatimdan dolayi kafam karisti demeyin. Bir sure sonra alışıyorsunuz ve sayfalar su gibi akıyor. Degisik derken de söyle ki; bir karakterin bakis acisiyla, bir ilahi bakis acisiyla, bir geniş zaman kipiyle bir gecmis zaman kipiyle, bölümlerde anlatimi gerçekleştirmişti. Hem betimlemesi vardi hem de cok dogal, bizden kelime ve cümleler ile, tamlamalarla hikayeyi aktarmışti. Benim galiba en sevdigim kismi da bu dogal anlatimi oldu. Sevgili @anitafelipova cok net bir bicimde diger yazarlardan bu anlamda ayristi benim icin. Artık ne yazarsa okurum Bahar'in karakter gelisimi sevgi ve askla muhtesem bir noktaya geldi. Iste benim kızım dedim Ah ama Ozan var ya o Ozaaaaannn EF-SA-NE otesi birsey oldu cikti. Zaten dilbazdi, harika biriydi ama Bahar ile kavustuktan sonra daha fazla nasil muhteşem olunuru gosterdi. Okuyup okuyabileceginiz en iyi ERKEK KARAKTERDIR. Benim icin daha iyisi gelmez. Onun çabası, tutkusu, İç dünyasındaki tum mahalle, en sevdigim oldu. Kitabin can alici kismi ise Ozan'in
Uyumadan Önce Tuttuğum Dilek 4Anita Felipova · Kaktüs Sanat Yayınları · 20268 okunma
Reklam
Reklam