Kant ahlaklılığın özünü, yapmış olduğumuz eylemin sonucunda değil, motifinde, yani niyetimizde bulur.
Kant’ın ünlü sözü ile, “Evrende, hatta evrenin dışında mutlak olarak adlandırılabilecek tek bir şey vardır: O da iyi niyettir.”
Pozitivizmin ana iddiası, metafiziğin hiçbir değeri olmadığı iddiasıdır. Kant’ın metafiziğin hiç olmazsa ahlaki bir değeri olduğu görüşüne karşı çıkan Comte, onun böyle bir değeri olduğunu da kabul etmez. Çünkü ona göre, insan zihni, kendisinin TEOLOJİK, METAFİZİK ve POZİTİF diye adlandırdığı üç dönemden geçmiştir. Birinci dönemde insan, evren hakkında doğru bir anlayışa sahip olmadığı için olayların arkasında tanrısal güçler, ikinci dönemde yine henüz yeterli ölçüde gelişip olgunlaşmadığı için metafizik kuvvetler aramış, nihayet şimdi, yani Comte’nin kendi çağında ve onun kendi felsefesi sayesinde pozitif yani olguların arkasında gizli güçler aramayan, onları deney ve gözleme dayanan başka olaylarla açıklayan bir zihin durumuna ve açıklama modeline kavuşmuş veya yükselmiştir.