İçinde hiçbir burukluk ya da kin olmadığını hissettiğim için ben de aşkın ona yettiğini anlıyorum.
İçimizde ne varsa başkalarına da onu sunarız.
Dünya bazen asla öğrenemeyeceğimiz sebeplerle bilmediğimiz davaları uğruna mücadele etmemizi ister.
Asla ölmeyecekmiş gibi yaşarlar ve asla yaşamamış gibi ölürler.
İnsanda benzerlerinden uzak kalınca ne kadar akıllı olursa olsun ısısını ve alevini canlı tutmayı başaramaz.
Yolunu yavaş yürüsün çünkü yürüme hızı değişimin hızını belirler ve değişim gerçek değişim daima zaman alır.
Eve dönünce yıldızlara baktım kimi zaman yolumuzda bazı şeyler çıkar ama vaktimiz henüz gelmediğinden bize değmeden teyit geçerler öyle yakınımızdan geçerler ki onları açıkça görebiliriz bir arkadaşım hep bir şey olacaksa olur der olan oldu ama sonuçta başımıza bir şey gelmediği için Tanrı’ya minnettarım.
Hayat bize ikinci şansı verir.
Yolumuzu seçtikten sonra asla geriye bakmayalım pişmanlığın içimizi kemirmesine izin vermeyelim bunun mümkün olması için..
Emek ve ahlak sayesinde bize yöneltilen sevgiyi biraz olsun paylaşabilelim.
Tanrım bizi koru çünkü senin mucizeni hayata geçirmemizi ancak yaşam aracılığıyla mümkündür ..

Herif oturduğu yerden Mitya'ya bakarak gülüyordu. Başka bir durumda Mitya belki köpürüp vururdu bu ahmağa, ama şimdi çocuk gibi halsizleşmişti. Usulca peykeye gitti, paltosunu aldı, ses çıkarmadan giydi ve odadan çıktı. Öbür bölmede orman bekçisini bulamadı; orada kimse yoktu. Cebinden bir elli kapiklik çıkarıp yatak, mum, hizmet parası olarak masaya bıraktı. Kulübeden çıkınca etrafında çepeçevre ormanı gördü. Gelişigüzel yürüdü; hatta kulübeden sağa mı, sola mı dönmek gerektiğini bile bilemiyordu, dün gece papazla gelirken yolu fark etmemişti. İçinde kimseye, hatta Samsonov'a karşı bile kin yoktu. Dar orman yolunda düşüncesiz, şaşkın, aklını yitirmiş gibi, nereye gittiğini umursamadan yürüyordu. Ruhça, vücutça öyle halsizleşmişti ki, karşısına bir çocuk çıksa yıkabilirdi onu... Ormandan güçbela çıkabildi. Hasattan sonra çıplanmış tarlalar önünde göz alabildiğine uzanıyordu. Mitya boyuna yürüyor, “Nereye baksan hep keder, hep ölüm!” diye tekrarlıyordu.
Hayallerim, düşüncelerim ve dualarım burada, karanlıkta benimle birlikte yaşayan, yatağımın yanında uçan, tepemde duran canlı varlıklar gibi geliyordu.