Pamuğun kırışma sorunu, malzemenin zayıf hidrojen bağlarının sonucuydu. Moleküler düzeyde kumaş, hidrojenle bir araya gelmiş güçlü selüloz zincirlerinden meydana gelmektedir. Pamuk yıkanınca, selüloz zincirlerinde dağılmaya yol açıyordu. Bu esnada hidrojen atomları hiçbir şey yapamıyor, düzeni koruyamıyordu. İpten veya kurutucudan çekildiğinde bile pamuk kıyafetlerde kırışıklıklar meydana geliyordu. Selülozu düzleştirmek için ütüye ihtiyaç vardı. s.249
Sayfa 249·Kitabı okudu
Gülme kızım, gülme... Gönül dediğin Allah'ın evidir. Hiç şakaya gelmez. Ah bu gençlik! Ah, bu cahillik... İnsan zanneder ki muhabbet bir eğlencedir, bir kırışma, iki gülüşme... Ben seni seviyorum, sen beni seviyorsun, mânalı hediyeler, kokulu mektuplar... İşte siz yaştakilerin muhabbetten anladığı şey... Hey gidi muhabbet hey... Muhabbet... Yavrum, bizim bildigimiz muhabbet, Allah vermesin, zelzele gibi,yıldırım gibi, yangın gibi, sel gibi bir şeydir, bir bela, bir afettir. Bir âfettir.
Sayfa 118·Kitabı okudu
Reklam
Gönül dediğin Allah'ın evidir. Hiç şakaya gelmez. Ah bu gençlik! Ah, bu cahillik... İnsan zanneder ki muhabbet bir eğlencedir, bir kırışma, iki gülüşme... Ben seni seviyorum, sen beni seviyorsun, mânalı hediyeler, kokulu mektuplar... İşte siz yaştakilerin muhabbetten anladığı şey... Hey gidi muhabbet hey... Muhabbet... Yavrum, bizim bildiğimiz muhabbet, Allah vermesin, zelzele gibi, yıldırım gibi, yangın gibi, sel gibi bir şeydir, bir bela, bir âfettir. Bir âfettir.
Sayfa 118
Arkadaşım bana sonunda iş bulmuştur.
"Tam sana göre bir meslek bu. Üstelik parası da iyi. Vuruşma kırışma derdi de yok. Onlar yukarıda döğüşe dursunlar, biz yerin altında sakin sakin kazmamızı vururuz.Duvarın temeline ulaştık mı, dayarız barutu, yakarız fitili. Geri dönüp bir yandan yorgunluk kahvemizi içer, patlamayı da uzaktan izleriz. Buraya sağ salim döndüğümüzde de bütün yaşadıklarını arkadaşlarına ballandıra ballandıra anlatırsın"
Sayfa 54·Kitabı okudu
Alıntı
Gönül dediğin Allah’ın evidir. Hiç şakaya gelmez. Ah, bu gençlik! Ah, bu cahillik… İnsan zanneder ki muhabbet bir eğlencedir, bir kırışma, iki gülüşme… Ben seni seviyorum, sen beni seviyorsun, mânalı hediyeler, kokulu mektuplar…. İşte siz yaştakilerin muhabbetten anladığı şey… Hey gidi muhabbet hey… Muhabbet… Yavrum, bizim bildiğimiz muhabbet, Allah vermesin, zelzele gibi, yıldırım gibi, yangın gibi, sel gibi bir şeydir, bir belâ, bir afettir.
Sayfa 118·Kitabı okudu
Yaşlanmaya izin vermeyen, aynada sürekli gençliğindeki kadını arayan ve bulmak zorunda olan, kilo vermenin hayat memat meselesi haline geldiği, tombul ve mutlu olmanın kabil olmadığı, diyet, rejim sözcüklerinin hayatın manasıyla aynı kabul edildiği, “Botoks, illaki 38 beden, pilates, üç beyazdan uzak dur, imaj her şeydir, kocanın olgunu, kadınının daima genci makbuldür” özlü(!) sözleriyle, kadın güruhu yaşlanabilme, kırışma, “her çizgimin anısı vardır” deme, konforunu tarihe gömmüştür.
Sayfa 161 - Doğan Kitap·Kitabı okudu
Reklam
Reklam